Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB)'ın Ayıbı

III. cüsü dokuz yıl evvel yapılan, IV. Ulusal Speleoloji Sempozyumu, 21-24 Şubat 2008 tarihleri arasında Ankara’da gerçekleştirildi. Başarılı ve verimli bir sempozyumdu. Bir avuç idealist üniversite öğrencisinin omuzlarında yükseldi ve bilim tarihimizdeki yerini aldı.

Hemen her bilimsel etkinlikte olduğu gibi; Speleoloji Sempozyumuna da sponsor olan, ellerinden geldiğince, güçleri yettiğince düzenleme komitesi ve katılımcılara destek olup, ikramda bulunan bazı firma ve kuruluşlar vardı. Bunlar fikrimce sosyal sorumluluklarını yerine getirmeyi ve içerisinde varoldukları topluma karşı borçlarını ödemeyi amaçladılar.

Sempozyuma aylar öncesinden sponsor olacağını beyan eden bir kuruluş vardı; Türkiye Seyahat Acentaları Birliği, kısa adıyla TÜRSAB. Düzenleme komitesinin aktardığına göre TÜRSAB sempozyuma araç desteği sağlayacaktı. İyide edecekti.

Lakin TÜRSAB vaadini yerine getirmedi. Üstelik bu durumu sempozyum başlamadan bir gün önce, mesai bitimi sonrasında belirtti. Sempozyum düzenleme kurulunu zor durumda bırakmaktan ziyade, son dakikada haber vermeleri sebebiyle acziyete mahkum etti. Elbette o gençler TÜRSAB’ın bu ayıbıyla düştükleri acziyetten, kısa sürede sıyrılıp, bu zor durumu akıllıca alt etmeyi başardılar.

Sen aylar evvel söz ver… En son anda da sözünden cay. Bu nasıl bir strateji, nasıl bir yönetim, nasıl bir sosyal sorumluluk anlayışıdır bilmiyorum. Aklım ve mantığım da almıyor.

Sevgili Prof. Dr. Koray Haktanır hocamız, ağabeyimizin sempozyumun açılış konuşmasında da dile getirdiği üzere; TÜRSAB’ı bu gayri ahlaki davranışından dolayı kınayamıyorum bile. Sadece üzülüyorum. Türkiye için böylesi öneme sahip bir kuruluş kimin ellerinde acaba?

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir