Ana sayfa İletişim adresi Abonelik

Türkiye Yeşilleri ve Kuraklık Sempozyumu

Aylar evvel (Ekim ayı olsa gerek) Türkiye Yeşilleri tarafından e-posta listelerine “Kuraklık Sempozyumuna Davet” başlıklı bir mesaj yollanmıştı. Bu mesaja istinaden, ben de, yine aynı e-posta listesine şöyle bir mesaj göndermiştim.

Yazının devamı »

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Bir Dostun Ardından

Ulaş’ın Günlüğünden Aynen Alıntıdır…

6 yaşındayken tanışmışsınızdır onunla. İlk başlarda bir köpekten çok sıçana benzer. Daha sütten bile kesilmemiştir evinize geldiğinde 3 haftalıktır. Anneniz biberonla beslerken siz bir saniye bile yanından ayrılamazsınız. O kadar tatlıdır ki o biberondan sütü içmeye çalışırken. İlk başlarda sepeti vardır kaybolmasın diye. Çünkü eşek sıpası 2 dakika boş bıraktığınızda ya bir yatağın altında ya koltuğun arkasında ya da dolabın içinde kaybolmaktadır. İsmini koyduğunuz gece dün gibi aklınızdadır. Siz çocuk aklınızla illa Lassie olsun istersiniz adı. Çünkü cinsi Lassie cinsidir o zaman bildiğiniz kadarıyla. Ama daha sonra baba otoritesiyle ”Lady” konur adı.

Yazının devamı »

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Bir Alanya Şiiri -2-

Alanya

Yazının devamı »

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Bilim Adamı mı? yoksa Bilim İnsanı mı?

Efendim bildiğiniz gibi, Türkiye son yıllarda bilim dünyasında çok büyük atılımlar gerçekleştirdi. Türk üniversiteleri, Dünya çapında sıralamaya girdiler. Hacettepe Üniversitesi, Cambridge’le; Ankara Üniversitesi, Harward’la, Niğde Üniversitesi MIT ile boy ölçüşür hale geldi.

Yazının devamı »

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Şahikalar

“Dün gibi hatırlarım. 91 yılının Eylül ayıydı. Sabahın er bir vakti çıkıp Sincan’daki evimden, bozkırın serinliğini iliklerimde hissede hissede beklemiştim banliyö trenini. Kulaklarımda ninemin ve dedemin duaları, yüreğimde bin bir umut ve heyecan. Ankara garında inip trenden, koşar adımlarla yürümüştüm fakülteme.
Nasılda soğuk gelmişti o gün, sonrasında yıllar yılı yüreğimi sunduğum taş duvarlar. Ağlayan çamlar karşılamıştı beni, Saksağanlar fink atıp dururlarken tepemde, Leylaklar buyur etmişlerdi ağır demir kapıdan içeriye.

Yazının devamı »

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Bir Alanya Şiiri

Savaş Kunt’un “Geçmişe Özlem-1″ Şiiri…

Bir Pars derisi asılıydı Yaylalının dükkânında.
Av malzemesi satılırdı orada
olta iğnesi satın alırdı küçük çocuklar…
Yıllar sonrası ilk avukatlık bürosu olmuştu o dükkân,
Ispaaların Hasanın.

Oturuyordu Melek Hoca şalvarını yayarak Kuyular Önünde…
Sakızlı dondurma dövülüyordu Mavi Köşede…
Arap kadayıfı yapıyordu Kuş kardeşler Karantina sokakta…
Tekaüdün Mahmut boru büküyordu…
Deri sırım kesiyordu Bozkırlı köşede…
Gizli gizli cıgara içiyordu Musta Efendinin Yusuf,
babasına saygısından…

Yazının devamı »

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Onurlandıran E-posta

Kendisi ile tanışmadığım Kadir beyin beni anlaması ve destek çıkmasından dolayı çok teşekkür ederim. Site üyelerinin birbirlerine yağ çekiyorlar dememesi içinde bunu neden yazdığımı söyleyeyim. Üniversitede yıllarca ders, asistan, jüri üyeliği vb. verilmediği için “Gazi Üniversitesi’nin durumu” başlıklı mektubu yazıp üniversiteye veda etmiştim. Bu mektup üzerine açılan 10 soruşturma esnasında belki rektör, dekan veya bölüm başkanı görür veya duyar diye 20-40 yıllık arkadaşlarım yolda beni görünce kafalarını çevirip geçtiklerini hatırlayarak Kadir beye tekrar teşekkür ediyorum.

Yazının devamı »

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu