<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Doğa Tarihi &#187; Entomoloji</title>
	<atom:link href="http://www.dogatarihi.net/tag/entomoloji/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.dogatarihi.net</link>
	<description>Kadir Boğaç Kunt&#039;un doğa tarihi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Feb 2012 02:27:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Pierre André Latreille</title>
		<link>http://www.dogatarihi.net/pierre-andre-latreille/</link>
		<comments>http://www.dogatarihi.net/pierre-andre-latreille/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 Nov 2008 03:16:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Boğaç Kunt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğa Bilimciler]]></category>
		<category><![CDATA[Entomoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dogatarihi.net/?p=1739</guid>
		<description><![CDATA[Pierre André Latreille Fransız zoolog. Modern entomolojinin babası. 20 Kasım 1762&#8242;de doğdu, 6 Şubat 1833&#8242;de hayata gözlerini yumdu. Fransa&#8217;da mütevazi bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen Pierre André Latreille, 1778&#8242;de College Lemoine&#8217;de eğitim hayatına başladı. 1786&#8242;da buradan mezun olarak papazlığa atandı ve iki yıl süreyle tüm vaktini entomoloji çalışmalarına ayıracağı Brive şehrine  yerleşti. 1788&#8242;de Paris&#8217;e [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><img class="alignnone" title="Pierre André Latreille" src="http://www.dogatarihi.net/images/latreille_pierre_andre.jpg" alt="" width="159" height="160" /></span></p>
<h4 class="firstHeading" style="text-align: center;"><span style="color: #000000;">Pierre André Latreille</span></h4>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Fransız zoolog. Modern entomolojinin babası. 20 Kasım 1762&#8242;de doğdu, 6 Şubat 1833&#8242;de hayata gözlerini yumdu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span id="more-1739"></span>Fransa&#8217;da mütevazi bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen <em>Pierre André Latreille</em>, 1778&#8242;de College Lemoine&#8217;de eğitim hayatına başladı. 1786&#8242;da buradan mezun olarak papazlığa atandı ve iki yıl süreyle tüm vaktini entomoloji çalışmalarına ayıracağı Brive şehrine  yerleşti. 1788&#8242;de Paris&#8217;e yeri dönen Latreille, Doğa Tarihi Derneğinin bir toplantısında sunduğu &#8220;Mémoire sur les mutilles découvertes en France&#8221; adlı çalışmasıyla bilim çevrelerinde büyük bir ün edindi ve aynı adlı derneğe üye olarak kabul edildi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Bir papaz olarak muhafazakar eğilimlerinden dolayı Fransız ihtilali esnasında Paris&#8217;ten ayrılmak zorunda kaldı fakat Bordeaux şehrinde tutuklandı. 1796&#8242;da, Brive şehrinde &#8220;Précis des caractères génériques des insectes, disposés dans un ordre naturel&#8221; adlı çalışmasını yayınladı. 1797&#8242;de tekrar tutuklandı, ardından tekrar serbest bırakıldı.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/latreille.GIF" target="_blank"><img class="alignnone" title="Histoire naturelle et iconographie des insectes coléoptères dEurope" src="http://www.dogatarihi.net/images/latreille_kucuk.GIF" alt="" width="176" height="314" /></a></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;">Histoire naturelle et iconographie des insectes coléoptères d&#8217;Europe</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">1798&#8242;de yeni kurulan Paris Doğa Tarihi Müzesinin (Muséum National d&#8217;Histoire Naturelle) Entomoloji koleksiyonunu tanzim etmekle görevlendirildi. 1814&#8242;de Fransız Bilimler Akademisine üye olarak seçildi ve 1821&#8242;de Légion d&#8217;honneur madalyasıyla onurlandırıldı.</span></p>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=araneae&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.dogatarihi.net%2Fpierre-andre-latreille%2F&amp;t=Pierre+Andr%C3%A9+Latreille', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=1&k=araneae" width="83" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dogatarihi.net/pierre-andre-latreille/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lodos Entomoloji Müzesi (LEMT)</title>
		<link>http://www.dogatarihi.net/lodos-entomoloji-muzesi-lemt/</link>
		<comments>http://www.dogatarihi.net/lodos-entomoloji-muzesi-lemt/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Oct 2008 12:24:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Boğaç Kunt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğa Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Entomoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dogatarihi.net/?p=1351</guid>
		<description><![CDATA[Prof. Dr. Niyazi Lodos Böcek Müzesi, uluslararası merkezlerce LEMT kısaltmasıyla kabul edilen yaklaşık 50 yıllık geçmişi olan bir böcek müzesidir. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nin kuruluşunu izleyen yıllarda Bitki Sağlığı Bölümünü kuran Prof. Dr. Niyazi Lodos tarafından müze konusunda ilk adımlar atılmış ve daha sonra Prof. Dr. Feyzi Önder, Prof. Dr. Hasan Giray ile Bölümde entomoloji [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><img class="alignnone" title="Entomoloji" src="httP://www.dogatarihi.net/images/lucanus_cervus.jpg" alt="" width="122" height="160" /></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Prof. Dr. Niyazi Lodos Böcek Müzesi, uluslararası merkezlerce LEMT kısaltmasıyla kabul edilen yaklaşık 50 yıllık geçmişi olan bir böcek müzesidir. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nin kuruluşunu izleyen yıllarda Bitki Sağlığı Bölümünü kuran <em>Prof. Dr. Niyazi Lodos</em> tarafından müze konusunda ilk adımlar atılmış ve daha sonra Prof. Dr. Feyzi Önder, Prof. Dr. Hasan Giray ile Bölümde <em>entomoloji</em> konusunda çalışan akademisyenler tarafından geliştirilmiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span id="more-1351"></span>Projelerin parasal desteği TÜBİTAK ve DPT kaynaklarından sağlanmış; ayrıca E. Ü. Bilimsel Araştırmalar Birimi, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile yurtdışı kaynakların da katkıları olmuştur. Müze E. Ü. Kampüsü’nde olup, Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü’nün yer aldığı A Blok ikinci kattadır. Yaklaşık 50 m²&#8217;lik bir alana sahiptir. Önceleri Bölüm Müzesi olarak anılan birime, Prof. Dr. Niyazi Lodos’un adının yaşatılması için, ilk ölüm yıldönümü olan 10 Ekim 1998’de düzenlenen törenle adı verilmiştir. Daha sonra, dünyadaki böcek koleksiyonlarına verilen kısaltılmış isimleri resmileştiren bir merkez olan <em>Bishop Museum</em>, ABD ile ilişkiye geçilerek <em>LEMT</em> (Lodos Entomoloji Müzesi, Türkiye / Lodos Entomological Museum, Turkey) kısaltması tescil ettirilmiş ve yapılan yayınlarda müze bu kısaltmayla anılmaya başlamıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Müzede bulunan materyal ağırlıklı olarak Türkiye Coleoptera, Heteroptera ve Homoptera faunasına ilişkin türlerin önemli bir kısmını içermektedir. Ayrıca Odonata, Orthoptera, Dermaptera, Dictyoptera, Isoptera, Thysanoptera, Neuroptera, Lepidoptera, Diptera ve Hymenoptera takımlarına bağlı zengin bir materyal bulunmaktadır. Müzede bulunan böcek tür ve alttürlerinin familyalara göre sayıları incelendiğinde en zengin takımın 2297 tür ve % 42,56 oranla Coleoptera olduğu görülür. Bu takımı 1245 tür ve % 23,06 oranla Heteroptera, 725 tür ve % 13,43 oranla Homoptera, 372 tür ve % 6,89 oranla Diptera, 315 tür ve % 5,84 oranla Hymenoptera takımları izlemiştir. Daha sonra azalan tür sayısı içinde Lepidoptera (262), Orthoptera (125), Odonata (17), Dictyoptera (16), Neuroptera (12), Dermaptera (7), Thysanoptera (4) ve Isoptera (1) takımları yer almıştır.<br />
Müzede ayrıca henüz tanılaması yapılmamış olan zengin bir materyal bulunmaktadır. Bu materyal ayrımı ve tanılamayı beklemektedir. Gelecekte yürütülecek çalışmalarla bu konuda yol alınması ve bulguların bilim dünyasıyla paylaşılması planlanmaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Müzedeki materyal arasında 244 türe ait, o türlerin bilim dünyasına tanıtımının yapıldığı, orijinal örnek yani tip (holotip, paratip ve allotip) bulunmaktadır. Müzede yer alan tip türlerin 116’sı Homoptera (% 47,54), 83’ü Coleoptera (% 34,02), 34’ü Heteroptera (% 13,93) takımlarına bağlıdır. Toplam 7 tip tür Hymenoptera, 3 tip tür Orthoptera ve 1 tip tür Diptera takımı içinde yer almaktadır. Familyalar düzeyinde yapılan değerlendirmede ise Issidae familyasına bağlı 55, Curculionidae familyasına bağlı 47, Cicadellidae familyasına bağlı 31, Miridae familyasına bağlı 20, Melolonthidae familyasına bağlı 12 ve Cixiidae familyasına bağlı 10 türe ait tip materyalin müzede bulunduğu anlaşılmaktadır. Müzede yer alan <em>Rhynchites lodosi</em> Voss, 1973 türü, Eylül 2006’da Türkiye’de gerçekleştirilen 8. Avrupa Entomoloji Kongresi’nin logosu olarak seçilmiş ve kongreye katılanların beğenisini kazanmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Müzede korunmakta olan materyalin bazıları ise pullara konu olmuştur. PTT Genel Müdürlüğü, Filateli Şubesi tarafından Prof. Dr. Feyzi Önder danışmanlığında toplam 26 pul hazırlanarak basılmış ve bu pullar koleksiyonerlere satıldığı gibi, posta hizmetlerinde de kullanılmıştır. Üniversiteler, araştırma kurumları ve özel sektörden gelen pek çok tanılama sorununda, <em>LEMT</em> önemli bir başvuru merkezi olmaktadır. Sorun olduğu belirlenen bazı türlerin tanıları LEMT’de olabildiğince yapılabilmekte; o türlerin, önceki araştırmalarda elde edilerek müzede korunan materyaline dayanarak Türkiye’deki yayılış alanları, doğada bulunuş dönemleri, üzerinden toplandıkları bitki veya konukçuları gibi bilgiler çok kısa sürede ortaya konularak, yardımcı olunabilmektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Özellikle her geçen gün Dünya&#8217;da ve Türkiye’de daha çok önem kazanan doğal zenginliklerin ve biyolojik çeşitliliğin korunması ve yabancı toplayıcılar tarafından gerçekleşen talanın önlenmesinde bu bilgilerin toplum ile paylaşımının büyük rolünün olduğu düşünülmektedir. LEMT bu konuda önemli bir merkez özelliği taşımakta ve zaman zaman öğrenciler, amatörler ve doğa severler tarafından da ziyaret edilmektedir. Toplumla bütünleşme yönünde son yıllarda gerçekleştirilen etkinlikler arasında Bilim Fuarı ve Eğitim Şenliğinde birer stantla yer alan LEMT, başta öğrenciler olmak üzere değişik yaşlardan çok sayıda katılımcının ilgisini çekmiş ve en beğenilen stant seçilmiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><strong>Kaynak: </strong>Tezcan, S., Pehlivan, E. ve Karsavuran, Y. 2006. Lodos Entomoloji Müzesi (LEMT)’nin Türkiye Doğa Tarihi Çalışmalarındaki Yeri ve Önemi. 2. Doğa Tarihi Kongresi. Ankara.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Lodos Entomoloji Müzesi ile iletişim için; <span style="color: #ff0000;">serdar.tezcan {at} ege. edu.tr</span> e-posta adresini kullanabilirsiniz.</span></p>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=araneae&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.dogatarihi.net%2Flodos-entomoloji-muzesi-lemt%2F&amp;t=Lodos+Entomoloji+M%C3%BCzesi+%28LEMT%29', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=1&k=araneae" width="83" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dogatarihi.net/lodos-entomoloji-muzesi-lemt/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Siyah Kafalı Hamam Böceği (Blaberus parabolicus)</title>
		<link>http://www.dogatarihi.net/blaberus-parabolicus/</link>
		<comments>http://www.dogatarihi.net/blaberus-parabolicus/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Sep 2008 00:21:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Boğaç Kunt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Börtü Böcek]]></category>
		<category><![CDATA[Entomoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Hamam Böceği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dogatarihi.net/?p=760</guid>
		<description><![CDATA[Blaberus parabolicus Evde hamam böceği beslenir mi? Elbette beslenir. Hele hele beslediğiniz, egzotik bir türüyse hamam böceklerinin, keyfine doyum olmaz. İşte bu egzotik hamam böceği türlerinden bir tanesi; Blaberus parabolicus yani Siyah Kafalı Hamam Böceği. Anavatanları Peru. 5-6 cm. ye kadar büyüyebiliyorlar. Blaberus cinsinin diğer bir türü olan Blaberus giganteus kadar boyca uzamasalar da, ağırlık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><img class="aligncenter" src="http://www.dogatarihi.net/death_head/blaberus_parabolicus.JPG" alt="" width="314" height="209" /></span></p>
<h4 style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><em>Blaberus parabolicus</em></span></h4>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Evde <em>hamam böceği</em> beslenir mi? Elbette beslenir. Hele hele beslediğiniz, egzotik bir türüyse hamam böceklerinin, keyfine doyum olmaz. İşte bu egzotik hamam böceği türlerinden bir tanesi;<em> Blaberus parabolicus</em> yani Siyah Kafalı Hamam Böceği.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span id="more-760"></span>Anavatanları Peru. 5-6 cm. ye kadar büyüyebiliyorlar. <em>Blaberus</em> cinsinin diğer bir türü olan <em>Blaberus giganteus</em> kadar boyca uzamasalar da, ağırlık bakımından onları aratmıyorlar. Davranışlarını izlemeye doyum olmuyor.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/death_head/blaberus_parabolicus_2.JPG" alt="" width="314" height="209" /></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><img class="aligncenter" src="http://www.dogatarihi.net/death_head/HPIM4926.JPG" alt="" width="314" height="209" /></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;">Resimde görülen madeni para 1 YTL&#8217;dir</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Sosyal hayvanlar olduklarından dolayı genellikle toplu olarak hareket ediyorlar. Erkek ve dişiler çift oluşturuyor. Zaman zaman dişilerin paylaşımı ve kur davranışları esnasında erkekler arasında sert kavgalar oluyor. Bu arada bu türün erkek ve dişilerinde <em>eşeysel dimorfizm</em> yok. Yani erkek ve dişinin vücut yapıları benzer. İlgili olanlar bilirler, bazı hamam böceği türlerinde erkeklerin kanatları varken, dişilerde kanatlar kısa kalmışlardır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Tırmanamıyorlar. Kanatları olmasına rağmen uçamıyorlar da. Benim gözlemlediğim kadarıyla özellikle erkekler kanatlarını, kısa mesafe deparlarda hızlanmak için kullanıyorlar. Eşeyler arasında dimorfizm olmadığından dolayı, eşey ayırımı ovipozitörün durumuna göre yapılıyor.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><img class="aligncenter" src="http://www.dogatarihi.net/death_head/esey.jpg" alt="" width="314" height="163" /></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Yem konusunda kesinlikle müşkülpesent değiller. Ben temel besin olarak, genellikle inceltilmiş kuru kedi maması kullanıyorum. Hemen her türlü meyveyi severek yiyorlar. Ancak muza ve karpuza bayılıyorlar. Bunların yanında bayat ekmek parçaları, yulaf ezmesi, kepek, irmik sevdikleri yiyeceklerin arasında. Dikkat edilmesi gereken nokta, koloninin büyüklüğüne göre yiyeceğin günlük verilmesi. Kuru besinler nispeten iki-üç gün kalabilseler de, meyveler çok çabuk bozulup, küflenebiliyorlar. Bu da ciddi sağlık sorunlarına hatta koloninin çökmesine neden olabiliyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Nem-ısı ayarı çok önemli. Sıcaklık 30°C civarında, nem ise %70-80 arasında sabitlenmeli. Kış aylarında, sürüngen ve tarantula besleyenlerin aşina oldukları ısı pedi kullanmakta fayda var. Zemin malzemesi olarak ben Hindistan cevizi lifi bulamadığımdan dolayı torf kullanıyorum. Hindistan cevizi lifi en makbul zemin malzemesi olmakla birlikte, torf, saman, kağıt da kullanılabilir. Vivaryum içerisinde saklanmaları için kütük benzeri malzemelerin olması faydalı; ayrıca koloninin nüfusu arttıkca zemin malzemesi azaltılıp yumurta viyolünden oluşan sığınaklar da sağlanabilir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><em>Blaberus parabolicus</em> nispeten uzun ömürlü bir hamam böceği. Anne tarafından canlı doğurulan yavrular, 3-4 ay içerisinde erginleşip, 12-24 ay kadar yaşayabiliyorlar. Henüz ülkemizde pet hayvanı olarak kabul görmedikleri için, ticareti yapılmıyor. En azından ben rastlamadım; ancak Avrupa ülkelerinde 10 bireyden oluşan minik bir koloniyi 15-20 Amerikan dolarına satın alabilmeniz mümkün.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Siyah Kafalı Hamam Böcekleri <em>canlı yem</em> olarak da kullanılabilirler. Erginleri iri boylu tarantula, akrep, <em>Agama </em>ve yılanların beslenmesinde son derece makbul. Ancak benim gönlüm bu tip egzotik hamam böceklerinin ilk ve orta öğretimde, Fen Bilgisi ve Biyoloji derslerinde öğrencilere tanıtılması ve hatta beslenmeye teşvik edilmelerinden yana. Zira böceklerin iğrenç yaratıklar olarak bilindiği bir toplumda, hayvan sevgisiyle birlikte genç beyinlerin bu canlılardan öğrenecekleri bir çok şeyin olabileceğine inanıyorum; sosyalleşmek, kardeşçe yaşamak ve bir toplum olabilmeyi başarabilmek gibi. </span></p>
<p style="text-align: justify;">
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=araneae&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.dogatarihi.net%2Fblaberus-parabolicus%2F&amp;t=Siyah+Kafal%C4%B1+Hamam+B%C3%B6ce%C4%9Fi+%28Blaberus+parabolicus%29', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=1&k=araneae" width="83" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dogatarihi.net/blaberus-parabolicus/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Macarlı Miralay Dr. Abdullah Bey</title>
		<link>http://www.dogatarihi.net/karl-eduard-hammerschmidt/</link>
		<comments>http://www.dogatarihi.net/karl-eduard-hammerschmidt/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Jan 2008 09:58:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Boğaç Kunt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğa Bilimciler]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Biyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Entomoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dogatarihi.net/karl-eduard-hammerschmidt/</guid>
		<description><![CDATA[Tıp, Zooloji ve Jeoloji tarihimizde Macarlı Miralay Dr. Abdullah Bey olarak tanınan Karl Eduard Hammerschmidt 1800 yılında Viyana’da doğmuştur. Habsburg’da, maliye vekaletinde sivil bir memur olan babası Anton Hammerschmidt Transilvanya (Macaristan) doğumludur. Dr. Abdullah Bey 20′li yaşların sonunda Viyana üniversitesinde Felsefe tahsili yapmış, ardından tıbba ve doğa bilimlerine merak sarmış ve nihayet 1837 yılında tıp [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.dogatarihi.net/images/karl-eduard-hammerschmidt.jpg" alt="Macarlı Miralay Dr. Abdullah Bey" width="193" height="245" align="middle" /></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Tıp, Zooloji ve Jeoloji tarihimizde Macarlı Miralay Dr. Abdullah Bey olarak tanınan Karl Eduard Hammerschmidt 1800 yılında Viyana’da doğmuştur. Habsburg’da, maliye vekaletinde sivil bir memur olan babası Anton Hammerschmidt Transilvanya (Macaristan) doğumludur.<br />
Dr. Abdullah Bey 20′li yaşların sonunda Viyana üniversitesinde Felsefe tahsili yapmış, ardından tıbba ve doğa bilimlerine merak sarmış ve nihayet 1837 yılında tıp doktoru olmuştur. O yıllarda yine Viyana üniversitesinde hem zooloji okutmanı, hem de cerrah olarak çalışan Dr. Abdullah Bey, 1847-1848 arasında Dişhekimi Dr. J. Weigner ile “Eter Anestezisi” üzerine çalışmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span id="more-31"></span></span><span style="color: #000000;">Doğa bilimlerinden, entomoloji (böcek bilim) alanında daha o yıllarda büyük bir ün kazanan Dr. Abdullah Bey, dönemin önemli bilimsel dergilerinden biri olan &#8220;Gazette Agronomique&#8221; te yazarlık yapmıştır. Entomolojideki uzmanlık alanı, böceklerin metamorfozu (başkalaşım) üzerineydi. 1830-1832 yıllarında Breslav ve Viyana’da 1000′den fazla böceği sergilemiş ve bu girişimiyle Breslav Leopaldina-Carolina İmparatorluk Akademisi tarafından taltif edilmişti. Bu koleksiyon, o devirde, Dünya’da bulunan her sınıftaki böceklerin metamorfozunu gösteren en büyük koleksiyondu.<br />
Bu arada hemen belirtmeliyiz ki; 18. yüzyılda böceklerin metamorfozu alanında Fransız René Antoine Ferchaul de Réaumur (1683-1757) ve Alman August Johann Rösel von Rosenhof (1705-1759) en ünlü iki araştırmacıydı.<br />
Dr. Abdullah Bey böcek metamorfozuyla uğraşırken, bir yandan da böcek parazitolojisi alanında bilimsel makalelere imza attı ve yeni parazit türleri tanımladı. Aşağıdaki resimde Dr. Abdullah Bey tarafından 1838′de <em>Oxyuris diesingi</em> Hammerschmidth, 1838 adıyla tanımlanan ve günümüzde <em></em> (Hammerschmidth, 1838) olarak bilinen, hamam böceklerinin arka bağırsaklarında yaşayan bir nematod (yuvarlak solucan) türünü göreceksiniz.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><img class="aligncenter" src="http://www.microscopy-uk.org.uk/mag/imgoct05/03-Hammer.jpg" alt="Oxyuris diesingi" width="199" height="264" /></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">6 Ekim 1848 Dr. Abdullah Beyin hayatında önemli bir dönüm noktasıdır. Onu, o gün meşhur &#8220;Viyana Ayaklanması&#8221; nın başrol oyuncuları arasında görmekteyiz. 31 Ekimde Viyana ayaklanması kanlı bir şekilde bastırılınca, Polonyalı Józef Bem ve bazı arkadaşlarıyla birlikte, Viyana’ya yaklaşan Macar ordusuna sığınarak hayatını kurtarmıştır. Bem’e Transilvanya’nın savunması verilince, onunla beraber kalmış ve burada birçok askeri başarılar elde etmişlerdir. Ancak bir süre sonra Rusların, Avusturyalıların yardımına yetişmesiyle talihleri ters döndü ve yenildiler. Temmuz sonunda orduları yok oldu ve 9 Ağustosta Bem yaralandı. Macarların kitleler halinde öldürülmesi ve korkunç işkenceler dönemi başladı. Diğer ülkelere iltica etmek isteyenleri, hükümetler Rus ve Avusturya’dan korktukları için reddettiler. Macarlar son olarak Türklerden yardım istediler. Bu olayın neticesini, merhum hocamız Prof. Dr. Ekrem Kadri Unat aynen şu cümlelerle dile getirir; <strong>&#8220;Bab-ı Ali, Türk ulusuna layık bir mertlikle sığınacak mültecileri geri vermeyeceğini bildirdi. Mülteciler böylece canlarını kurtardılar…&#8221;</strong><br />
Macar mültecilerden bazıları İslam dinini kabul ettiler. General Józef Bem, “Murat (Paşa)” adını aldı. Murat Paşa Halep valiliğine tayin edildi ve 1850′de orada öldü. Kemikleri 1929′da Halep’ten, Polonya’ya götürüldü ve doğum yeri olan Tarnów’da adına yaptırılan anıt mezara gömüldü.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">O yıllarda Mekteb-i Tıbbiye-i Askeriye-i Şahane’de (1909 yılında, askeri ve sivil tıbbiyeler Haydarpaşa’daki tıbbiye binasında birleştirilerek “Haydarpaşa Tıp Fakültesi” adını alır) İlmi Hayvanat (Zooloji) ve İlmi Nebatat (Botanik) dersleri okutulmaktaydı. Zooloji ve Fizyoloji derslerini Dr. Stefanos Karateodori, Botanik dersini ise Dr. Salih Efendi vermekteydi. Ancak 1848′de Dr. Salih Efendi mektep nazırı olunca, mektep içerisinde bir takım yeniliklere girişmiş ve bu süreçte Botanik derslerine de Dr. Stefanos Karateodori girmeye başlamıştır. Dr. Abdullah Bey İstanbul’a gelince Mekteb-i Tıbbiye-i Askeriye-i Şahane’ye atanmış, fakat Avusturya sefaretinden gelen yoğun baskılar nedeniyle, bu kez Şam’daki bir askeri hastaneye Miralay rütbesiyle tayin edilmiştir. İşte Müslüman olup, Abdullah ismini alması bu döneme denk gelmektedir. 1855′te Kırım savaşının bitmesine doğru İstanbul’a çağrılmış önce Gülhane, ardından da Haydarpaşa hastanelerinde çalışmıştır. 1862′de Tıbbiye’de İlmülarz vel maadin (Jeoloji ve Mineraloji) derslerine girmiş ve ülkemizde jeoloji öğretiminin öncüsü olmuştur. Bu ders sonraları, asistanı İbrahim Lütfi Bey tarafından daha da geliştirilmiş ve böylelikle Dr. Abdullah Bey’den sonra, jeoloji öğretiminde süreklilik sağlanmıştır.<br />
Ülkemizin bilim tarihi incelendiğinde Dr. Abdullah Beyin jeoloji, paleontoloji ve entomolojinin kurucusu olduğu anlaşılır. Bahsi geçen bilim dallarında çok kıymetli koleksiyonlar hazırlamıştır. Kendisine ait olan 1200 kadar fosil ve taş koleksiyonunu Paris Doğa Tarihi müzesine hediye etmiştir. Dr. Abdullah Beyin İstanbul civarından toplayıp, Paris Doğa Tarihi müzesine hediye ettiği bu koleksiyondaki fosiller, o yıllarda Paris’te olan ve İstanbul’un jeolojisi ve fosilleri üzerinde çalışan ünlü Rus jeolog Platon de Tchihatcheff’in dikkatini çekmiş ve bunları tayin etmesi için paleontoloji uzmanı De Verneuil’e vermiş, o da bunları Tchihatcheff’in getirdikleri ile birlikte inceleyerek tür tayinlerini yapmıştır.<br />
Bu çalışma, Platon de Tchihatcheff’in “Paleontologe” adlı eserinin sonunda ek olarak yayınlanmıştır. De Verneuil, bu çalışmasında, Platon de Tchihatcheff’in getirdiği 49 ve Dr. Abdullah Bey’in getirdiği 51 fosilin tayinini yapmış ve fosiller arasında yeni türler tanımlayarak yayınlamıştır. Bu yeni tür trilobitlerden bir tanesini de <em>Cryphaeus abdullahi</em> olarak tanımlar. Paris Uluslararası Sergisinde kendisine jüri tarafından altın madalya verilmesine sebep olan değerli böcek koleksiyonuysa, birçok yazılarıyla beraber, 1867′de Innsbruck’ta doğa bilimleri kongresindeyken çıkan bir yangında yok olmuştur.<br />
Aldığı en önemli görevlerden bir tanesi de şüphesiz, 1870 senesinde Mekteb-i Tıbbiye-i Askeriye-i Şahane bünyesinde bir “Doğa Tarihi Müzesi” kurmaya memur edilmesidir. Bu fikrin henüz tasarı aşamasında olduğu 1867′de, Dr. Abdullah bey, Fransız Jeoloji Derneği’nde yaptığı bir konuşmasında; “Doğa Tarihi Müzesi” fikrinin dönemin padişahı Sultan Abdülaziz tarafından çok olumlu karşılandığını, Paris’e geliş nedenlerinden bir tanesinin de ileride kurulacak bu müze için altyapı çalışması yapmak olduğunu dile getirir. Nitekim 1870 senesinde ülkemizin öğrencilere ve halka açık ilk <strong>“Doğa Tarihi Müzesi (Le Musée d’histoire naturelle d’école Imperiale de Medicine a Constantinople)”</strong> Dr. Abdullah bey tarafından kurulur. 1290 (1873) salnamelerinde adı “Numunehane Müdürü” olarak geçer.<br />
Bu müze, 1900 yılında Darülfünun kurulunca “Fen Fakültesi Jeoloji Enstitüsü” ne verilmiştir. Daha sonraları, toplanan yeni malzeme ve Abdülhamit’in sarayda bulunan çok güzel ve kıymetli maden ve fosil koleksiyonu ile birleştirilip zenginleştirildikten sonra Vefa’da Jeoloji Enstitüsü olarak kullanılan Abdülkerim Paşa konağına konmuştur. 28 Ağustos 1918′de meydana gelen Vefa yangınında enstitünün bütün kitap ve koleksiyonları yanmış ve bu müzeden geriye hiç bir şey kurtarılamamıştır.<br />
Dr. Abdullah Bey; Leopoldino-Carolina İmparatorluk Akademisi (Academia Caesarea Leopoldino-Carolina), Padouene’deki Bilim ve Sanat Akademisi, Rovigo Bilim Akademisi, Erfurt Krallık Akademisi, Erlangen Tıp ve Fizik Derneği ile Altenbourg, Leipzig, Dresden, Moskova, Freiburg, Pesth, Breslev, Regensburg Doğacılar Derneği, Munih Politeknik Derneği, Paris ve Londra Entomoloji Dernekleri üyesi olmuş; III. Joseph ve Avusturya liyakat madalyaları ile ödüllendirilmiştir. Aynı zamanda Kızılay’ın kurulmasında da büyük çabalar sarf etmiş olup, Kızılay’ın kuruculuk şerefi kendisine tanınmıştır.<br />
Dr. Abdullah Bey, 1874 yılının Ağustos ayında Üsküdar-İzmit arasında yaptığı bir arazi çalışması esnasında, bütün gün güneş altında çalıştıktan sonra, bir apopleksi ile yıkılmış ve bir kaç gün sonra (30 Ağustos 1874) İstanbul’da Kalyoncu Kulluğu karşısındaki kira ile oturduğu evinde hayata gözlerini yummuş ve cenazesi Defterdar camiinin kabristanına gömülmüştür. Dr. Mustafa Münif Paşa bu acı kaybı not defterinde şöyle dile getirir; “Anadolu Şimendüfer hattı hadidinin güzergahında arazinin tetkikatı jeolojisininde bulunduğu esnada meşaku tabu ve firden terki hayat etmiştir…”<br />
İhtilaller, savaşlar, sürgünler ve büyük sorumluluklar yorgunu 74 yaşında ihtiyar bir insanın Ağustos sıcağında gün boyu arazide çalışmasını ancak yüreğinde barındırdığı derin doğa ve bilim aşkından kaynaklandığını savunabiliriz.<br />
Macarlı Miralay Dr. Abdullah Bey Osmanlı İmparatorluğunda büyük itibar görmüş ve meslektaşlarınca sayılmıştır. Muallim Dr. Hüseyin Remzi Bey (1890 yılı sonlarında, Dr. Hüseyin Remzi Bey’e bir “telkihhane” (çiçek aşısı üretim yeri) kurması için görev verilir. Bu telkihhane, “Telkihhane-i Osmani” adını alarak 1892 Temmuz ayında, Mekteb-i Tıbbiye-i Askeriye-i Şahane’nin bahçesinde bulunan bir binada, Çiçek aşısını üretmeye başlayacaktır. Hüseyin Remzi Bey 1871 yılından beri “aşı enspektörü” ünvanını taşımakla birlikte ilk “Türk Mikrobiyoloğu” ünvanına da sahiptir) kendisinden bahsederken; ” Tabakat-i Arz ilminde ve bahusus müstahasat mebahisinde yed-i tula sahibi (duayen) olduğu gibi entomoloci (mebhas-i haşerat) de vukufu tam eshabından idi” demiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #000000;">Ruhu şad olsun!</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><strong>Son Söz: </strong>Dr. Abdullah Bey, iltica ettiği günden son nefesini verdiği o hazin ana kadar Türk milletine sadık kalmıştır. Müslüman olduktan sonra bir daha asla Avrupa’da son derece saygın olan o meşhur ismini kullanmamış ve fesini başından çıkartmamıştır. Bunlar onun karakter yüceliğini, vefa hissini ele vermesi bakımından son derece önemli ipuçlarıdır.<br />
Ne yazık ki bu güzel insanın Defterdar Camii mezarlığındaki kabri ve mezar taşı kaybolmuştur. Prof. Dr. Ekrem Kadri Unat, 1975 yılının Mart ayında mezarını aramak için, adı geçen mezarlığa gitmiş ve karayolları tarafından yol genişletme çalışmaları esnasında birçok mezarın kaybolmuş olduğunu öğrenmiştir. Bu durum karşısında hoca derin bir üzüntüyle şunları söylemiştir; <strong>&#8220;Umudum, kurucusu olduğu Türkiye Kızılay Derneği’nin ona bu camiinin geri kalan kabristanında sembolik bir mezar yaptıracağındandır.&#8221;</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Şahsen Kızılay&#8217;ın böyle bir teşebbüste bulunup bulunmadığını bilmiyorum. Lakin kurucusu olmasına rağmen şu an Kızılay&#8217;ın web sayfasının tarihçe bölümünde Dr. Abdullah Bey&#8217;in ismi ve resmi bulunmamaktadır. Yine eski kaynaklarda Ankara&#8217;da, Kızılay meydanında Dr. Abdullah Bey&#8217;in bir büstünün olduğundan bahsedilmektedir. Ben 1990 yılından beri Ankara&#8217;da olmama rağmen böyle bir büst görmedim. Bu konuda bilgisi olan varsa lütfen bana yazsın.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Önemli Not: Yukarıda Dr. Abdullah Bey hakkında okuduğunuz yazı, esasında onun hayatıyla ilgili yazılmış bir kaç makalenin derlemesidir. Yazının vücuda gelmesinde yararlandığım temel kaynaklar sırasıyla şunlardır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">1-) Prof. Dr. Ekrem Kadri Unat (1975). Macarlı Miralay Dr. Abdullah Bey&#8217;in Haytatı ve Türk Tıp Zoolojisindeki Yeri. Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti Dergisi. Cilt:5, Sayı:1-2, Sf:7-18.</span><br />
<span style="color: #000000;">2-) Prof. Dr. Kemal Erguvanlı (1975). Türkiye&#8217;de, Miralay Dr. Abdullah Bey&#8217;in Jeoloji Öğretiminde ve Araştırmalarında Öncülüğü. Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti Dergisi. Cilt:5, Sayı:1-2, Sf:19-36.</span><br />
<span style="color: #000000;">3-) J. Honti and G. Dinç (2002). &#8220;Karl Eduard Hammerschmidt alias Abdullah Bey (1800-1874), A Hungarian and Turkish physician in the 19th century&#8221;. Proceedings of the 38th International Congress on the History of Medicine (İstanbul, 1-6 September 2002), Eds.: N. Sarı, A. H. Bayat, Y. Ülman and M. Işın, Ankara, 2005, &#8220;Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu. TTK Yay. XXVI. Dizi, Sayı 14ª&#8221;, 1101-1104.</span></p>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=araneae&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.dogatarihi.net%2Fkarl-eduard-hammerschmidt%2F&amp;t=Macarl%C4%B1+Miralay+Dr.+Abdullah+Bey', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=1&k=araneae" width="83" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dogatarihi.net/karl-eduard-hammerschmidt/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Tevfik Karabağ</title>
		<link>http://www.dogatarihi.net/tevfik-karabag/</link>
		<comments>http://www.dogatarihi.net/tevfik-karabag/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Jan 2008 00:14:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Boğaç Kunt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğa Bilimciler]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Biyolog]]></category>
		<category><![CDATA[Biyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Entomoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Zooloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dogatarihi.net/tevfik-barabag/</guid>
		<description><![CDATA[Prof. Dr. Tevfik Karabağ 1911 yılında Kars’ta doğan Tevfik Karabağ, 1934 yılında Yüksek Ziraat Enstitüsü’nden mezun oldu. 1944 yılında Yüksek Ziraat Enstitüsü Tabii İlimler Fakültesi’nde doktora derecesini alan Karabağ, 1948 yılında aynı fakültede doçentliğe, 1953 yılında da Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi’nde profesörlüğe yükseldi. 1949-1951 yılları arasında İngiltere-British Museum’da, 1953-1981 yılları arasında Ankara Üniversitesi fen Fakültesi’nde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/tevfik_karabag.jpg" alt="" width="119" height="160" /></p>
<h4 style="text-align: center;"><span style="color: #000000;">Prof. Dr. Tevfik Karabağ</span></h4>
<p align="justify"><span style="color: #000000;">1911 yılında Kars’ta doğan <em>Tevfik Karabağ</em>, 1934 yılında Yüksek Ziraat Enstitüsü’nden mezun oldu. 1944 yılında Yüksek Ziraat Enstitüsü Tabii İlimler Fakültesi’nde doktora derecesini alan Karabağ, 1948 yılında aynı fakültede doçentliğe, 1953 yılında da <em>Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi</em>’nde profesörlüğe yükseldi.</span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span id="more-26"></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;">1949-1951 yılları arasında İngiltere-British Museum’da, 1953-1981 yılları arasında Ankara Üniversitesi fen Fakültesi’nde görev yapan Prof. Karabağ, 1957 ve 1966 yıllarında Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Dekanlığı yaptı. 1961-1977 yılları arasında aynı fakültede Sistematik Zooloji Kürsüsü Başkanı olan Karabağ, 1977-1983 yılları arasında da TÜBİTAK Genel Sekreterliği görevini yürüttü. Diyarbakır Dicle Üniversitesi’nin kurulmasında aktif rol alan Prof. Karabağ’ın, “Royal Entomological Society of London” ve Entomoloji Derneği üyelikleri vardı. Prof. Dr. Tevfik Karabağ, böcek sistematiği üzerindeki araştırma ve çalışmalarıyla bilim dünyasına değerli katkılarda bulundu. Doktora çalışmalarıyla da böcek sistematiği prensip ve uygulamalarında önemli izler bırakan bilim adamı 2003 yılında vefat etti.</span></p>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=araneae&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.dogatarihi.net%2Ftevfik-karabag%2F&amp;t=Prof.+Dr.+Tevfik+Karaba%C4%9F', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=1&k=araneae" width="83" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dogatarihi.net/tevfik-karabag/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

