<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Doğa Tarihi &#187; Bilim</title>
	<atom:link href="http://www.dogatarihi.net/tag/bilim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.dogatarihi.net</link>
	<description>Kadir Boğaç Kunt&#039;un doğa tarihi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2012 01:22:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Kunt Laboratuvarı</title>
		<link>http://www.dogatarihi.net/kunt-laboratuvari/</link>
		<comments>http://www.dogatarihi.net/kunt-laboratuvari/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Sep 2011 19:53:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Boğaç Kunt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Hezeyanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dogatarihi.net/?p=4462</guid>
		<description><![CDATA[Kunt Laboratuvarı Son dönemde Moleküler Biyoloji, Genetik, Biyoteknoloji vs. gibi dallarda çalışmalar yürüten kimi meslektaşlarımızın laboratuvarlarının kapısında soyadlarına işaret eden &#8220;Kesekağıtçıoğlu Lab., Küflüoğlu Lab., Mayozgil Lab.&#8221; tarzı tabelalar görmeye başladık. Bildiğim kadarıyla bu uygulama ya da gelenek (uygulama demek belki biraz ağır kaçabilir) esasında uzunca bir süredir yurtdışında sürdürülüyordu. Bahsettiğim dalların faaliyetleri ülkemizde hız kazanmaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/wp-content/uploads//2011/09/kunt_laboratuvar.jpg" target="_blank"><span style="color: #000000;"><img class="aligncenter size-medium wp-image-4463" title="" src="http://www.dogatarihi.net/wp-content/uploads//2011/09/kunt_laboratuvar-197x300.jpg" alt="" width="197" height="300" /></span></a></span><br />
<strong><span style="color: #000000;"> Kunt Laboratuvarı</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Son dönemde Moleküler Biyoloji, Genetik, Biyoteknoloji vs. gibi dallarda çalışmalar yürüten kimi meslektaşlarımızın laboratuvarlarının kapısında soyadlarına işaret eden &#8220;Kesekağıtçıoğlu Lab., Küflüoğlu Lab., Mayozgil Lab.&#8221; tarzı tabelalar görmeye başladık.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span id="more-4462"></span>Bildiğim kadarıyla bu uygulama ya da gelenek (uygulama demek belki biraz ağır kaçabilir) esasında uzunca bir süredir yurtdışında sürdürülüyordu. Bahsettiğim dalların faaliyetleri ülkemizde hız kazanmaya başlayınca bizler de görür olduk.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Bilimde hocalık, kıdem ve liyakat olgularına asla itirazım yok. Birinci yazarlık, ekip liderliği, yürütücülük, uzmanlık ve şimdi hatırlayamadığım diğer kavramlara da saygım sonsuz. Bununla beraber &#8220;Biyoloji&#8221; gibi felsefi yönü çok daha ağır basan bir bilim dalında uzmanlık ya da doktora çalışması yapan genç bir beynin her Allahın günü kapısında hocasının ismi bulunan bir laboratuvardan içeri girmesine itirazım var. Çünkü bu durum, kişinin bilinç altında <strong>&#8220;buranın patronu tabelada ismi geçen şahıstır&#8221;</strong> hissi uyandırmaktadır. Bilimin özgür düşünce ve sorgulama ilkelerine aykırıdır. Kapıda şu yazabilir; &#8220;<strong>Araknoloji Laboratuvarı</strong> | <strong>Ekip Lideri: Dr. Dosti Kunt</strong>&#8220;. Böylesi daha uygun olmaz mı?</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Önemli Not:</strong></span> <span style="color: #000000;">Burada bir şey yanlış anlaşılmasın. Kimse kasıtlı ya da dikte amaçlı yazıp, laboratuvarının kapısına asıyor demiyorum. İyi niyetli de olsa yanlış olduğuna inandığım bir şeye dikkat çekiyorum.</span></p>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=araneae&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.dogatarihi.net%2Fkunt-laboratuvari%2F&amp;t=Kunt+Laboratuvar%C4%B1', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=1&k=araneae" width="83" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dogatarihi.net/kunt-laboratuvari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Varia</title>
		<link>http://www.dogatarihi.net/varia/</link>
		<comments>http://www.dogatarihi.net/varia/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Feb 2011 02:01:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Boğaç Kunt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Figen'e Mektuplar]]></category>
		<category><![CDATA[Araknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Örümcek]]></category>
		<category><![CDATA[Taksonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Zooloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dogatarihi.net/?p=4079</guid>
		<description><![CDATA[Merhabâ hoş geldin ey rûh-ı revânım merhabâ. Seyyid Nesimi* Esasında bu yazının başlığı &#8220;Figen&#8217;siz geçen yedi gün&#8221; olacaktı. Sonra karar değiştirdim ve Latince çeşitli anlamına gelen &#8220;Varia&#8221; kelimesini kullanmaya karar kıldım. Geçen hafta hanım ve oğlan İzmir&#8217;e gitmişler, evdeki nüfus yoğunluğu eşitliği bozulmuş, baskınlık karnivorlara geçmişti. Her ne kadar onları uğurlarken, kafamdan kendime belli bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<address style="text-align: right;"><span style="color: #000000;">Merhabâ hoş geldin ey rûh-ı revânım merhabâ. Seyyid Nesimi<a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Imadaddin_Nasimi" target="_blank">*</a></span></address>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Esasında bu yazının başlığı &#8220;Figen&#8217;siz geçen yedi gün&#8221; olacaktı. Sonra karar değiştirdim ve Latince çeşitli anlamına gelen &#8220;Varia&#8221; kelimesini kullanmaya karar kıldım. Geçen hafta hanım ve oğlan İzmir&#8217;e gitmişler, evdeki nüfus yoğunluğu eşitliği bozulmuş, baskınlık karnivorlara geçmişti. Her ne kadar onları uğurlarken, kafamdan kendime belli bir çalışma planı çıkardıysam da evdeki hesap çarşıya uymadı. Vaktiyle muhtelif dergilere yollamış olduğum makalelere ard arda gelen hakem eleştirileri dikkatimi dağıttı. Bir yandan onlarla uğraşırken, diğer yandan günceme yazmamı gerektirecek bir takım hadiseler vuku buldu. Onların neler olduğunu bu yazıdan geriye doğru bir hafta gidecek olursanız anlayabilirsiniz. Hasılı yalnız geçirdiğim günler, hasret boyutunu gözardı edecek olursak <strong>esasında</strong> benim için de tatil gibi oldu. Uzun zamandır güncemi ihmal etmiştim, vesileler ile bir şeyler kaleme aldım.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span id="more-4079"></span>Dün sevgili <a href="http://kmoksy.com/" target="_blank">Ümüt Çınar</a> la yaptığımız yazışmada kendisi bana şunları söylemişti; &#8220;Yazı yazmak -sigara- gibidir. Bırakmak istiyorsun bırakamıyorsun. Parmaklar yazdığı sürece bırakılamaz sanırım&#8221;. Yerden göğe haklı. Elbette olayın genetik boyutu da var. Bu özellik bana kuvvetle muhtemel babamdan ve rahmetli dedem Ali Haydar beyden intikal etmiş. Dedem, Arapça&#8217;dan Türkçe&#8217;ye çeşitli metinler tercüme ederdi. Hatta bir keresinde, henüz 6-7 yaşlarındaydım, bir ilmihalin<span style="color: #ff0000;"><strong><sup>1</sup></strong></span> tercümesini yapmış, bastırıp, ücretsiz olarak dağıtmıştı.  Mütedeyyin bir insandı. Bununla beraber hayatımda tanıdığım nadir demokrat kişiliklerden bir tanesiydi.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><img class="aligncenter size-full wp-image-4085" title="Ali Haydar Temuroğlu" src="http://www.dogatarihi.net/wp-content/uploads//2011/02/dede.jpg" alt="" width="200" height="200" /></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;">Dedem, Ali Haydar bey</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Babam ise kendimi bildim bileli yazar. Genelde iki ajandası vardır. Bir tanesine günlük hadiseleri kaydeder, diğerine ise <a href="http://www.dogatarihi.net/guzel-alanya/" target="_blank">şiirler</a> karalar. O da bu özelliğini sanırım merhum büyükbabam Ali İhsan beyden almış. Ne yazık ki büyükbabamı hiç tanıyamadım. Günümüzde genç sayılabilecek bir yaşta kalp krizinden vefat ettiğini biliyorum. Bir de babaannemle, birbirlerini çok büyük bir aşkla sevdiklerini. Çocukluğumda evimizde ondan kalan ve bizzat kullandığı <a href="http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=ece%20ajandas%C4%B1" target="_blank">Ece Ajandaları</a> vardı. Koca koca, kara kapaklı. Aldığı bir not hala hafızamdadır. Vaveyla = Çığlık, haykırış. Bir keresinde kağıdı kaliteli diye o ajandalardan bir tanesinin sayfalarını yırtmış, tuluk<span style="color: #ff0000;"><strong><sup>2</sup></strong></span> için külah yapmıştım. Babam çıldırmıştı. 9-10 yaşlarında çocuğum.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Günlük tutmaya orta okula giderken başladım. Takip eden yıllarda fasılalarla da olsa hep yazdım. Yazmak güzel şey lakin edebi bir şeyler kaleme alabilmek hem yetenek hem de zaman istiyor. Figen&#8217;le geleceğe yönelik hayallerimizden bir tanesi, emeklilik sonrasında bir sahil kasabasına yerleşip &#8220;yazmak&#8221; gibi daha derin işlerle ilgilenmek. İnternet güncesi tutmak tuzu, baharatı eksik yemek yemeye benziyor. Neden bilmiyorum ama bir şeyler hep eksik kalıyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Geçen hafta kendi kendime yaptığım bir hatayı<span style="color: #ff0000;"><strong><sup>3</sup></strong></span> daha keşfettim. Mesleki bir hata, kusur. Bunu burada paylaşarak hem kendi vicdanımı rahatlatmak, hem de genç biyologlara seslenmek istiyorum. Lütfen bilimsel faaliyetleriniz esnasında &#8220;şüphe&#8221; duymaktan asla vazgeçmeyin. Gelelim hikayeye.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><em>Stalagtia</em> cinsi Dysderidae familyasının 24 cinsinden bir tanesi. Cinse ait 7 örümcek türü, Balkanlar, Yunanistan ve Türkiye&#8217;de dağılım gösteriyorlar. Bu 7 türden bir tanesi olan <em>Stalagtia thaleriana</em> ise 2006 senesinde Yunanistan&#8217;ın Girit adasından betimleniyor (yakın olduğum iki meslektaşım tarafından). Aradan yaklaşık iki yıl geçiyor. Ersen, 28 Kasım 2008 günü Yamanlar (İzmir)&#8217;dan toplamış olduğu bir kısım örümcek örneğini bana yolluyor. Gelen örnekler içerisinde bir tanesi var ki son derece ilginç. Bunun daha evvel Türkiye&#8217;den kaydı bulunmayan <em>Stalagtia</em> cinsine ait olduğunu, erkeğin palp yapısına bakarak anlıyorum. El altındaki literatürü inceleyince, -o an için- kısa zamanda neticeye ulaşıyor ve örneğin <em>Stalagtia thaleriana</em> olduğuna karar veriyorum. İşin kötü tarafı; türün betimlemesini yapan meslektaşıma örneğin palp fotoğraflarını yolluyorum ve o da teşhisimin doğruluğunu teyid ediyor.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><img class="aligncenter size-full wp-image-4097" src="http://www.dogatarihi.net/wp-content/uploads//2011/02/m_mail.jpg" alt="" width="308" height="285" /></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Bunun üzerine &#8220;Türkiye örümcek faunası için yeni bir kayıt, <em>Stalagtia thaleriana</em>&#8221; başlıklı kısa bir faunistik makale kaleme alıyoruz. Makale 2009&#8242;un başlarında yayınlanıyor. Bizim makalemizin yayınlanmasından bir kaç ay sonra; &#8220;Acta Zoologica Bulgarica&#8221; dergisinde, Johan Van Keer ve Robert Bosmans imzalı, &#8220;On Some New <em>Harpactea</em> and <em>Stalagtia </em>Species from Lesbos, Greece (Araneae: Dysderidae)&#8221; başlıklı bir başka makale daha yayınlanıyor. Yazarların Midilli (Lesbos) adasından betimledikleri dysderid örümcekler arasında Dünya için yeni bir <em>Stalagtia</em> türü de mevcut. Adlandırmayı <em>Stalagtia christoi</em> olarak yapmışlar. Makaleyi şöyle bir inceliyor ve bir kenara kaldırıyorum. Esasında <em>Stalagtia thaleriana</em> ve <em>Stalagtia christoi </em>birbirlerine çok yakınlar, özellikle bizim İzmir&#8217;den <em>Stalagtia thaleriana</em> olarak kaydettiğimiz örneğin palp yapısı yeni betimlenene daha çok benziyor. O an önemsemiyorum.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Aradan aylar geçiyor. Bir gün İtalyan Dr. Fulvio Gasparo<span style="color: #ff0000;"><strong><sup>4</sup></strong></span>, aramızda geçen bir yazışma esnasında beni dostça uyarıyor; &#8220;I found in the web your paper (in Turkish) on <em>Stalagtia thaleriana</em>. Maybe your male specimen actually belongs to <em>S. christoi</em> Van Keer &amp; Bosmans, 2009 from the island Lesbos (opposite the Turkish coast, about 100 km away from your locality)&#8221;. Uyanıyorum! Koleksiyonumuzdaki tüm <em>Stalagtia</em> örneklerini elden geçirmeye başlıyorum. Netice itibariyle Dr. Gasparo&#8217;nun uyarısında haklı olduğunu görüyorum. İşin trajikomik yanı, ilgili makalemizin yayınlanmasından sonra toplanmış olsa da meğer koleksiyonumuzda gerçek <em>Stalagtia thaleriana</em> da varmış.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><img class="aligncenter size-full wp-image-4109" title="Stalagtia thaleriana Chatzaki &amp; Arnedo, 2006 " src="http://www.dogatarihi.net/wp-content/uploads//2011/02/s_thaleriana.jpg" alt="" width="235" height="259" /></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><em>Stalagtia thaleriana</em></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><em><img class="aligncenter size-full wp-image-4113" title="Stalagtia christoi" src="http://www.dogatarihi.net/wp-content/uploads//2011/02/s_christoi.jpg" alt="" width="245" height="235" /></em></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><em>Stalagtia christoi</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Yukarıda ki fotoğraflar adı geçen türlerin erkeklerine ait palpler (erkek üreme organı). Yuvarlak olan kısım bulb ya da tegulum adı ile anılır. Uzun ince olan kısım ise embolus adını alıp, çiftleşme esnasında dişiye sperm naklini sağlar. Şimdi lütfen her iki palpin yapısal özelliklerine dikkatle bakınız. Arada bariz farklılık göreceksiniz. Elbette her iki tür arasındaki farklılıklar sadece bunlardan ibaret değil ancak daha fazla ayrıntı vermenin gereksiz olduğuna inanıyorum. Şu andan sonra bize düşen, faunistik bir bilgi notu hazırlayıp bu verilerin yayınlanmasını sağlamak. Böylelikle hatamızı telafi edebiliriz düşüncesindeyim.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Kıssadan hisse;</span></p>
<ol>
<li style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Nadir canlıların tür teşhisine karar vermeden evvel mutlaka ilgili türe ve hatta yakın türlere ait holotip<span style="color: #ff0000;"><strong><sup>5</sup></strong></span> ya da paratip<span style="color: #ff0000;"><strong><sup>6</sup></strong></span> örneklerini inceleyin.</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Bir meslektaşınıza teşhisi hususunda takıldığınız bir türe ait fotoğraf yollarken, <strong>temel taksonomik karakter</strong> özelliği gösteren yapıyı mutlaka çok farklı açılardan görüntüleyin.</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Şayet yayına yollayacağınız makaleyi Türkiye&#8217;de değerlendirecek (hakem) yetkin bilim adamı yoksa, makalenizi Türkçe yazmayın. Hele hele makaleniz Dünya&#8217;da üç-beş kişinin çalıştığı bir grup üzerineyse.<br />
</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Sizden daha deneyimli meslektaşlarınızdan gelen olumlu ve yapıcı eleştirilere anında tepki verin.</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">&#8220;Şüphe&#8221; en yakın arkadaşınız olsun. Onsuz nefes bile almayın. Bununla beraber hata yapmaktan da asla korkmayın.</span></li>
</ol>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Bu arada geçen günlerde sürekli olarak Dost ve Deyzi&#8217;nin tacizine uğradım. Bilhassa Dost, can sıkıntısından olsa gerek sürekli odamda ve hatta tepemdeydi. Kar yağması onu çok memnun etti. Bol bol oynadık. Son yıllarda Ankara&#8217;ya fazla kar yağmıyor bu sebepten kar düştüğünde mümkün olduğunca yararlanmasını hem sağlıyor hem de istiyorum. Karla teması tüy kalitesini inanılmaz arttırıyor.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><p><a href="http://www.dogatarihi.net/varia/"><em>Click here to view the embedded video.</em></a></p></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">İki gün evvel akşam; gezdik, tam apartmanın kapısından gireceğiz bunlar birbirlerine girdiler. Daha doğrusu Dost, Deyzi&#8217;yi eline aldı. Acayip hırpaladı. Gerçi Allahtan kan falan akmadı ama Dost&#8217;u ilk kez böyle gördüm. Hatta merdivenlerden çıkarken de bir kaç kez diş gösterdi. Ne geçti aralarında doğrusu öğrenebilmeyi çok isterdim. Dün de ikisi bir olup Cipsi&#8217;ye taarruz ettiler. Dost kıstırmıştı, Deyzi de saldırıyordu. İçeride yer yerinden oynuyor. Hırlamalar, mırlamalar, paldırtı, küldürtü. Koştum hemen. Cipsi&#8217;nin çiş-kaka kabının tüm içeriği yere saçılmış; yeni aldığım üç kiloluk mama da dökülüp, kumlara karışmış. İçeri girdiğimde Cipsi&#8217;nin kafası, Deyzi&#8217;nin ağzındaydı. Ben bile üzüldüm Cipsi&#8217;nin o haline. Neticede, Cipsi domuz gibi (burnun yanı azıcık kanamış); kızlarsa yedikleri dayak ve azarla kaldılar. Ha olan etrafı temizlemek zorunda kalan bana oldu.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><p><a href="http://www.dogatarihi.net/varia/"><em>Click here to view the embedded video.</em></a></p></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Çok uzadı, di mi? Artık yeter. <strong>Gel Figen&#8217;im.</strong><br />
</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span style="color: #ff0000;"><strong><sup>1</sup></strong></span> İlmihal: Temel dini bilgileri içeren kitapçık.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong><sup>2</sup></strong></span></span> <span style="color: #000000;"> Tuluk: Alanya&#8217;da, bir elektrik borusunun içine kağıttan külah sokulup, bunun üflenerek fırlatılmasıyla oynanan oyuna verilen isim.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong><sup>3</sup></strong></span></span> <span style="color: #000000;"> Hata: İstemeyerek ve bilmeyerek yapılan yanlış, kusur, yanılma, yanılgı (Güncel Türkçe Sözlük)<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong><sup>4</sup></strong></span></span> <span style="color: #000000;"> Dr. Fulvio Gasparo: İtalyan jeolog. Kendi ifadesiyle, hobi olarak Dysderid örümcekler (ağırlıkla) üzerine çalışıyor. Muhteşem bir insan. Çok iyi bir Dysderidae uzmanı.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong><sup>5</sup></strong></span></span> <span style="color: #000000;"> Holotip: Yazar tarafından yeni bir tür olarak kabul edilen ve buna dayanılarak orjinal betimlemesi yapılmış örneğe verilen isimdir. Holotip, tek bir örnektir ve sadece orjinal betimleme yoluyla yaratılabilir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong><sup>6</sup></strong></span></span> <span style="color: #000000;"> Paratip: Yeni bir tür olarak kabul edilen ve içlerinden bir tanesinin Holotip olarak ayrılmasından sonra geriye kalan örnek (lere) verilen isimdir.</span></p>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=araneae&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.dogatarihi.net%2Fvaria%2F&amp;t=Varia', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=1&k=araneae" width="83" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dogatarihi.net/varia/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Son Söz</title>
		<link>http://www.dogatarihi.net/son-soz/</link>
		<comments>http://www.dogatarihi.net/son-soz/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Feb 2011 23:37:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Boğaç Kunt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hezeyanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dogatarihi.net/?p=3952</guid>
		<description><![CDATA[Hakikat şehrine yolcu değilsen; ne yolcuyu eğle, ne yolu incit. Aşık Hüdai * 120 m2&#8242;lik evde iki tane köpekle yaşadığım için her gün şahit olduğum şeydir it dalaşı. Son iki gündür yazdığım yazılar hakkında pek çok mesaj aldım. İçlerinde hakaret, tehdit içerenler olduğu gibi takdir ifade edenler de vardı. Hiç kimseyle it dalaşına girmek taraftarı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;"><span style="color: #ff6600;"><em><span style="color: #000000;">Hakikat şehrine yolcu değilsen; ne yolcuyu eğle, ne yolu incit. Aşık Hüdai </span></em><a href="http://www.turkuler.com/ozan/ahudai.asp" target="_blank">*</a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">120 m2&#8242;lik evde iki tane köpekle yaşadığım için her gün şahit olduğum şeydir it dalaşı. Son iki gündür yazdığım yazılar hakkında pek çok mesaj aldım. İçlerinde hakaret, tehdit içerenler olduğu gibi takdir ifade edenler de vardı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span id="more-3952"></span>Hiç kimseyle it dalaşına girmek taraftarı değilim. Son sözlerimi söyleyip, konuyu kapatacağım ve mikroskobumun başına döneceğim.</span></p>
<ol>
<li style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">A. Murat Eren, Türkiye&#8217;nin kanayan bir yarasına dikkat çekmiştir. İddialarında bence haklıdır. Haksız olduğuna inananlar bunu <strong>uygun platformlarda</strong> ispatla mükelleftirler.</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ben A. Murat Eren&#8217;in elbette avukatı değilim. Onu savunmuyorum. Kaldı ki savunulacak bir şey yaptığına da inanmıyorum. Aksi olsa bile, Onu savunmak bana düşmez. Yaptıklarına bakılırsa IQ&#8217;su benden çok daha yüksek bir arkadaş. O zaten kendisini savunur. Lütfen <em>savunma</em> ile <em>dayanışma</em> kelimeleri arasında ki farkı idrak edin.</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">İsimsiz gelen mesajları <strong>kesinlikle</strong> yayınlamayacağım.</span></li>
</ol>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ayrıca bu ağ sayfasının 2007&#8242;den bu yana günlük tekil hiti ortalama 100 civarındadır. Bir anda 1500&#8242;lere fırladı. Ziyaretçilerin yarısının bu çocuğun arkadaşları ve hazzedenleri olduğunu varsayarsak, diğer yarısı hazzetmeyenleri olsa gerek. Hazzetmeyenleri keşke onunla uğraşacaklarına işlerine bakıp makale yazsalar, bilimsel bir faaliyette bulunsalar. Rezil olan bizler olsak, <strong>ülkem ve bilim kazansa</strong>. Hazzedenleri içinde akademisyen olanlara sözüm; ışığı seyredeceğinize, aydınlığını ardınıza alıp dalın karanlığa (zaten dalanları tenzih ediyorum).</span></p>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=araneae&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.dogatarihi.net%2Fson-soz%2F&amp;t=Son+S%C3%B6z', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=1&k=araneae" width="83" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dogatarihi.net/son-soz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Taraf Olduk Bir Kere</title>
		<link>http://www.dogatarihi.net/taraf-olduk-bir-kere/</link>
		<comments>http://www.dogatarihi.net/taraf-olduk-bir-kere/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Feb 2011 07:09:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Boğaç Kunt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hezeyanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dogatarihi.net/?p=3921</guid>
		<description><![CDATA[Taraf olduk bir kere. Helal Olsun başlıklı yazımın ardından dün (01. Şubat 2011) e-posta adresime küfür ve hakaret dolu mesajlar gönderilmeye başlandı. Beni asıl şaşırtan ve biraz kasınmama sebep olan şey ise birilerinin Ankara&#8217;ya telefon açıp; kimdir? necidir? hangi cemaattendir? gibisinden sualler sormaları olmuş. Öncelikle şunu ifade edeyim, hiç bir üniversite, enstitü, akademik kuruluş vs. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Taraf olduk bir kere. <a href="http://www.dogatarihi.net/ahmet-murat-eren/" target="_blank">Helal Olsun</a> başlıklı yazımın ardından dün (01. Şubat 2011) e-posta adresime küfür ve hakaret dolu mesajlar gönderilmeye başlandı. Beni asıl şaşırtan ve biraz kasınmama sebep olan şey ise birilerinin Ankara&#8217;ya telefon açıp; kimdir? necidir? hangi cemaattendir? gibisinden sualler sormaları olmuş. Öncelikle şunu ifade edeyim, hiç bir üniversite, enstitü, akademik kuruluş vs. ile bir bağlantım yoktur. Hasılı ayağımı kaydıramaz, kulağımı çektiremezsiniz. Hiç bir cemaatle de bağım yok. Olamaz zaten zira sosyalistim. Ama önce Türk&#8217;üm ve yörüğüm. Üniversite yıllarında bir dönem MHP ile bağım oldu. Asla pişman değilim, çok güzel dostluklar edindim. Şu an adı geçen siyasi partinin fikirlerini benimsemiyorum. Zaten sağcılar sağcı; solcular da solcu olarak görmediler beni hiç bir zaman.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span id="more-3921"></span>Tehditlere de alışığım. Hatta ve hatta benimle birlikte çalışan arkadaşlarım da alışıktırlar. Onu da bilin. Evet, umarım bu kadar açıklama yeterli olmuştur. Şimdi asıl konuya geçelim. Dün gelen e-posta mesajlarından sonra bugün nihayet &#8220;Helal Olsun&#8221; başlıklı yazıya <em>[uygun üslupla]</em> soru içeren bir yorum geldi. Yorumu ilgili yazının altında da yayınladım. Burada olduğu gibi bir kez daha yayınlayacağım.</span></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><strong>PhPsofter</strong> demiş,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">2 Şubat 2011 @ 03:19</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Sayın Kadir Bey, yaptığınız çalışmalar harika tebrik ederim. Fakat Ben sizin bazı düşüncelerinize katılmıyorum. Şöyle. Siz bu yayınları yapmak için bölüm okudunuz, yüksek lisans yaptınız ve doktora öğretimi yaptınız veya yapacaksınız. Ben yazılımcıyım. Sizin bölümünüze geldim ve ben doktora yapmak istiyorum beni alacaksınız dedim ve beni sizin mezun olduğunuz bölüme aldınız. 1 yıl yabancı dil eğitimi aldım konuları almak için, 1 yılda toplam 8 ders aldığımı farzedelim. 1 yılda tez çalışması yaptım ve bir şekilde (şeklini söylemiyorum) doktoramı aldım. Yani 3 yılda doktoramı bitirdim. (Bilim kimsenin tekelinde değil biliyorum) benim karşı çıktımız şu 3 yıl gibi bir sürede hiç bir bilgi almadan uzmanlaşmak mümkünmü. Yanlızca doktorada alınan dersler uzmanlaşmak için yetermi? Ben zannetmiyorum. O zaman bende 20 000$ cebime koyayım ve 3 yıl içinde herhangi bir bölümünde Amerika’da doktora yapabilirim. A. Murat Eren’in doktora yaptığı üniversitenin doktora programına baktım. O doktoradaki dersler içinde geçen latince kelimeleri anlamam ve öğrenmem için 1 yıl geçmesi gerekiyor. Hani ben çok zekiyim ya 1 ayda öğrendim, hemde anadilim dışında ingilizce olarak. Derslerinde bir kaç konunun ingilizcesini çvireyim dedim (ingilizcemde iyidir hani) abi moralman çöktüm, bir sürü latince kelime her üç kelimesinden biri latince, ya o neydi bu neydi diyene kadar 1 sayfalık metni valla 1 saat zaman harcadım. (Bakın benim hiç bir bilgim yok, hemde ingilizcem mükemmel olmasına rağmen)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ya bende bir şeye takıldım, A. Murat Eren’in CVsine baktım, iris tanıma ile ilgili hiç bir çalışma yok. Adını unuttum şimdi bir prof. un makalesine yorum yapmış. Ya bende bakayım dedim şu makaleye , adam bir yöntem kullanmış hakkatten 2005 yılında bende duymamıştım. Yani çok az çalışma yapıldığını biliyorum. A. Murat Eren yanlızca atıp tutmuş, bu hiç hoş değil, yazıktır günahtır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Bende mesela; <strong>Kunt, K.B., Tezcan, S., Yağmur, E.A. 2011. The first record of the family Selenopidae (Arachnida: Araneae) from Turkey. Turkish Journal of Zoology. [Baskıda (Zoo-0906-49)]</strong> makalenizi ele alayım, diyeyimki the family Selenopidae yazdığınız yazı sitilini beğenmedim, biçimsiz yazmışsınız, bunu türkiye’de ve yurt dışında başkalarıda inceledi, yaptığınız yöntemi beğenmedim gibi laflar ettim.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ben bu konuda hiç yayınım olmadan sie yorum yapmam bilimsel anlamda etikmidir değilmidir, lütfen söyleyin. ben bunlara takıldım.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Saygılarımla</span></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Sayın PhPsofter. Teveccühünüz için teşekkür ederim. Keşke isminizi belirtip, benden yayınlamamamı isteseydiniz. Böylesi daha şık olurdu. Öncelikle benim bildiğim kadarıyla A. Murat Eren, Biyoloji alanında değil Bilgisayar Bilimleri üzerinde doktora çalışması yürütmektedir. Kendisinin Biyoloji alanında doktora yaptığının sanılmasına neden olan <a href="http://www.springerlink.com/content/n2k50w201337k052/" target="_blank">şu</a> makaledir. Özgeçmişini okumamama rağmen A. Murat Eren kişisel ağ sayfasında bunu (Bilgisayar Bilimleri alanında doktora yaptığını) dile getirmektedir. Kaldı ki küçük bir ayrıntıyı gözden kaçırıyorsunuz, &#8220;PhD&#8221; yapmak bir kişiye &#8220;PhD&#8221; yaptığı alanda uzmanlık sağlamaz. &#8220;PhD&#8221; yapmak, yapan kişiye bilim felsefesini, bilisel araştırma metodlarını, bilim etiğini vs. öğretir. Bu yüzden &#8220;PhD&#8221; yapan kişiye &#8220;Felsefe Doktoru&#8221; ünvanı verilir. O ünvana sahip olan kişi, bilimsel araştırma metodlarında ustalaşmıştır ama belli bir dalda uzmanlaşmamıştır. Lütfen bu yazdıklarımı pratikte ve evrensel ölçülerde düşünün. Hele hele Biyoloji gibi ucu bucağı olmayan bir ummanda, 4-6 yıl süre ile doktora yapmak, bir kaç ders almak o kişiye asla uzmanlık sağlamaz. Amaç uzmanlaşmak değil, metod ya da geleneksel ifade ile adap, usul, erkan öğrenmektir. Öğrenci yüksek lisansa geldiğinde hamdır, doktorada yanar; pişmekse ona kalmıştır. Ben on yıldır örümcek sistematiği çalışıyorum ve ustaların gözünde hala genç bir araknoloğum (örümcek bilimci). Bizde bir uzmana uzman diyebilmek için en az elli yılı devirmiş olması gerekir (<a href="http://www.pensoft.net/inc/journals/download.php?fileId=162&amp;fileTable=J_GALLEYS" target="_blank">Bknz</a>). Kişisel günlüğümde; kuş uzmanıyım, yaban hayatı uzmanıyım vs. diye kendini tanıtanları eleştirdiğim bir çok yazı bulabilirsiniz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Sn. PhPsofter, olaya bu açıdan baktığınızda (yapmıyor ama) A. Murat Eren&#8217;in Biyoloji doktorası yapmasında hiç bir engel yoktur. Terminolojik zorluklar elbette olacaktır, bunu aşmak ise onu göze alabilenin sorunudur ve lütfen inanın bana sn. PhPsofter öyle her cebine 20.000 dolar koyan Amerika&#8217;da <strong>Biyoloji</strong> üzerine doktora yapamaz. Belki başlar ama bitiremez.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Yorum yaptığınıza göre, yazımı baştan sona okudunuz. Ben kendi yazımda A. Murat Eren haricinde hiç bir isim vermedim. Bu konuda özellikle titiz davranmaya çalıştım. Beni o yazıyı yazmaya iten sebep A. Murat Eren&#8217;e karşı olan seviyesiz üsluptu.</span></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ya bende bir şeye takıldım, A. Murat Eren’in CVsine baktım, iris tanıma  ile ilgili hiç bir çalışma yok. Adını unuttum şimdi bir prof. un  makalesine yorum yapmış. Ya bende bakayım dedim şu makaleye , adam bir  yöntem kullanmış hakkatten 2005 yılında bende duymamıştım. Yani çok az  çalışma yapıldığını biliyorum. A. Murat Eren yanlızca atıp tutmuş, bu  hiç hoş değil, yazıktır günahtır.</span></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Belki doğrudur dediğiniz. Bilemem! A. Murat Eren bir halt ettiyse bunu dile getirmenin usulü vardır. Ben onun &#8220;İmece Usulü Bilim Cinayeti Konferansları&#8221; başlıklı yazısını bir kaç kez okudum. Ağır eleştiriler olduğu doğrudur ama hakaret, aşağılama, tehdit göremedim. Oysa açın okuyun bahsi geçen ağ sayfasını (Çomü.tv), ÇOMÜ alenen ve resmen bir karalama kampanyası yürütüyor onun için. Hakaret var, aşağılama var, tehdit var.  Bunu bir üniversite yapıyor. İşin en ilginç yanı ise adı geçen öğretim üyesi susuyor. Niçin o konuşmuyor? Niçin A. Murat Eren haksızdır, şarlatandır demiyor? Ya diğerleri? Ünvan almak ayrı bir şey, ünvanı taşıyabilmek ayrı. &#8220;Karalama kampanyası, yönetimi yıpratma kampanyası&#8221; de ve geçiştir. Ben şu ana kadar beni tatmin edebilecek bir açıklamaya rastlamadım. &#8220;Yönetimi yıpratma kampanyası&#8221; ya Allah aşkına bu çocuğun eti ne? budu ne?</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Benim makalem üzerinden bir konuya dikkat çekmişsiniz. Benim ya da her hangi bir bilim adamının her hangi bir makalesini elbette eleştirebilirsiniz. Bunun için bilimsel araştırma ve makale yazım kurallarını bilmeniz ya da en azından fikir sahibi olmanız yeterlidir. Neticede bilimsel makalelerde belirlenmiş ve herkesin kabul etmiş olduğu bazı evrensel kaideler vardır. Bunlar disiplinler arasında değişmez. Sistematik zooloji dergilerinin bir çoğunda &#8220;Editöre Mektup&#8221; kısımları bulunur ve buralarda insanlar birbirlerini yerden yere vururlar. Ancak bir kez daha dikkat çekiyorum; <strong>üslup</strong>. A. Murat Eren, ÇOMÜ&#8217;de Arş. Gör. olarak çalış mıdır? Evet. Bilgisayar Mühendisi midir? Evet. Bu kadarı kendi dalında yayınlanmış bir makaleyi eleştirebilmesi için fazlasıyla yeterlidir. Haksız eleştirilerde bulunuyorsa, eleştirilen makalenin yazarı bizleri aydınlatmakla mükellefdir. Unutmayın bizler siyasetçi değiliz, bilim adamıyız. Onu kaale almam, bunu kaale almam. Böyle bir hakkımız yok.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Eleştirilen makalenin yayınlandığı ya da uygun bir dergiye makaleni savunan bir mektup yazarsın. Bu yayınlanır ve A. Murat Eren&#8217;den yanıt istenir. Kendisi yanıt vermez ise o kepaze olur. Etik bunu gerektirir.<br />
</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Hiç bir kurum, kuruluş, kişi, akademisyen vs. eleştirilemez değildir. A. Murat Eren kendi kişisel sayfasında bahsi geçen kişileri eleştirmiştir. Üstelik bunu yaparken yazısına ana sayfasından bile bağlantı vermemiştir. Oda.Tv ise bunu yazarından habersiz yayınlamıştır. Şu an yapılan ise A. Murat Eren&#8217;in şahsında alenen bir linç kampanyasıdır. Sizin yorumunuzdan sonra gelen yorumu okuyacak olursanız bunu idrak edeceğinize eminim.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Esasında A. Murat Eren, yazarak Türkiye&#8217;de herkesin bilip fısıldamaya bile cesaret edemediği bazı konulara dikkat çekmiştir. Bir süre evvel bir yazı kaleme almıştım (<a href="http://www.dogatarihi.net/ulusal-biyoloji-kongresi-2/" target="_blank">buradan</a>). Bu yazının yayınlanmasının hemen ardından şöyle bir e-posta gelmişti bana. Resmi büyültmek için lütfen tıklayınız.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/wp-content/uploads//2011/02/post_june.jpg" target="_blank"><img class="size-medium wp-image-3935  aligncenter" title="Mesaj" src="http://www.dogatarihi.net/wp-content/uploads//2011/02/post_june-300x66.jpg" alt="" width="300" height="66" /></a></span><span style="color: #000000;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Hasılı herkes birşeylerin farkında ama konuşamıyorlar. Korkuyorlar. Haklıdırlar nihayetinde korku da insana özgü bir davranış. Saygılarımla. KBK.<br />
</span></p>
<p style="text-align: justify;">
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=araneae&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.dogatarihi.net%2Ftaraf-olduk-bir-kere%2F&amp;t=Taraf+Olduk+Bir+Kere', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=1&k=araneae" width="83" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dogatarihi.net/taraf-olduk-bir-kere/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Biyoloji Bölümleri İsyandaymış</title>
		<link>http://www.dogatarihi.net/biyoloji-bolumleri-isyandaymis/</link>
		<comments>http://www.dogatarihi.net/biyoloji-bolumleri-isyandaymis/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Feb 2011 00:47:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Boğaç Kunt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hezeyanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dogatarihi.net/?p=3900</guid>
		<description><![CDATA[Melih Cevdet Anday, Rosenber&#8217;lere ithafen kaleme aldığı &#8220;Anı&#8221; adlı şiirinin bir dörtlüğünde &#8220;Nice aşklar arkadaşlıklar gördüm, Kahramanlıklar okudum tarihte // Çağımıza yakışan vakur, sade davranışınız geliyor aklıma&#8221; der. Bir bilim adamına dair &#8220;kahraman, vakur davranış&#8221; denilince benimse aklıma hep Frédéric Joliot-Curie&#8217;nin 8 Kasım 1940 günü, Collège de France&#8217;ın koridorlarında Nazi subaylarının karşısına dikilip &#8220;zulüm devam [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><img class="size-full wp-image-3901  aligncenter" title="Biyoloji Bölümleri İsyanda!" src="http://www.dogatarihi.net/wp-content/uploads//2011/02/comu.jpg" alt="" width="243" height="240" /></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Melih Cevdet Anday, Rosenber&#8217;lere ithafen kaleme aldığı &#8220;<a href="http://siir.gen.tr/siir/m/melih_cevdet_anday/ani.htm" target="_blank">Anı</a>&#8221; adlı şiirinin bir dörtlüğünde &#8220;Nice aşklar arkadaşlıklar gördüm, Kahramanlıklar okudum tarihte // Çağımıza yakışan vakur, sade davranışınız geliyor aklıma&#8221; der. Bir <strong>bilim adamına dair</strong> &#8220;kahraman, vakur davranış&#8221; denilince benimse aklıma hep Frédéric Joliot-Curie&#8217;nin 8 Kasım 1940 günü, Collège de France&#8217;ın koridorlarında Nazi subaylarının karşısına dikilip &#8220;zulüm devam ettikçe laboratuvarlarını kapatıp, derslerini tatil edeceğim&#8221; dediği an gelir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span id="more-3900"></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">İki gündür önümde, Dünya&#8217;da tanımlanmış 3821 örümcek cinsinden belki en ilginç olanına ait yeni bir tür duruyor. Tanımlamaya başlayacağım. Lakin bir türlü yoğunlaşamıyorum. Evrimsel süreçte bozkır göçeri, savaşçı atalarımdan intikal eden genler ha babam dürtüyor beni. Susma diyorlar!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Efendim dün, A. Murat Eren, onun makaleleri ve Çanakkale 18 Mart Üniversitesi&#8217;nin resmi/yarı-resmi (?) haber sitesi olan Çomu.tv hakkında bir yazı kaleme almıştım (<a href="http://www.dogatarihi.net/ahmet-murat-eren/" target="_blank">buradan</a>). Bugün aynı adlı adresten yayın yapan site, yine A. Murat Eren hakkında bir yazı yayınladı.</span></p>
<blockquote>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><strong>Biyoloji Bölümleri İsyanda!&#8230; Yazılım Bilmesi Doktora programına alınması için yetermi?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Bilgisayar Mühendisliğinden Mezun olup, 2 yıl Bilgisayar Mühendisliğinde Yüksek Lisans yaptıktan sonra Amerika&#8217;da Biyoloji alanında doktoraya başlayan A. Murat Eren büyük bir tartışmaya neden oldu. Acaba her kişi para karşılığı Amerika&#8217;da hiçbir bilgiye sahip olmadan doktora yapabilirmi? Üniversitemizdeki adını vermek istemeyen bir çok akademisyenlere sorduk aldığımız cevapda isyan vardı: &#8220;Türkiye&#8217;de bu mümkün değil. Biz doktoraya alacağımız kişinin o konuda eğitim almış veya araştırma merkezlerinde çalışmış olması gerekir. Bizim öğrencilerimiz Bilgisayar Mühendisi olmasada biyoloji ile ilgili bazı yazılımları yapabilecek düzeydeler. Görüntü işleme dışında bir çok işimizi kendimiz yapabiliyoruz. Bilgisayar Mühendisliği veya buna benzer başka alanlardan da olsa bu bölümlere doktora öğrencisi alma taraftarı değiliz, almamamızın  sebebi biyoloji veya o lanalarda eğitim yapmadığı için bilgi yetersizliğidir. Aldık farz edelim , muhakkak lisans derslerinden önemli olanları almasını, Yüksek lisanda yapılan dersleri almalarını ve sonra Doktora derslerini alması gerekir. Eğer almazsa ve mezun olup bir üniversitede Biyoloji ile ilgili alanlarada Yrd.doç, olarak atandığında bu kişi bölümümüze zarar verir. Bilim ahlakı ve bilim etiği olarak bu yanlıştır. Biyoloji alanında hiçbir eğitim almadan A. Murat Eren&#8217;i alan üniversiteyi inceledik, doktora programında alması gereken o kadar ders varki, A. Murat Eren&#8217;in doktora süresi buna yetmez.  Biz bu durumu YÖK etik kuruluna bildireceğiz. Bizce etik değil, bilimsel anlamada bir facia. Şunu anlardım, PHD sini bilişim alanında yapardı, biyoloji ile ilgili bir konuda biyologlarla ortak çalışıp bir makale yapabilirdi, bunu anlarız ve destekleriz. Fakat ne olursa olsun yazılım biliyor diye Biyoloji bölümünde doktora programına almayız. &#8221; dedi (<a href="http://www.comu.tv/universite/index.php?option=com_content&amp;view=article&amp;id=2122:biyoloji-boeluemleri-syanda-yazlm-bilmesi-doktora-programna-alnmas-icin-yetermi&amp;catid=78:kampues-haber&amp;Itemid=29" target="_blank">buradan</a>).</span></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Türkiye&#8217;deki Biyoloji Bölümlerinin işi gücü yok, her türlü sorunlarını hallettiler; A. Murat Eren&#8217;i tartışmaya başladılar. Bak sen! Miskali zerre akademik kültürü olan bir kimse bu yazılanları okuyunca sadece güler ve geçer. Amerikan ekolü nedir? Alman ekolü nedir? İngiliz ekolü nedir? PhD nedir? Acaba yukarıda ki satırları kaleme alan kişi bunları biliyor mu? Sitenizi ziyaret eden talebelerinizi, çalışanlarınızı, sadece kendi kafa yapınızda olanları bu yazdıklarınıza inandırabilirsiniz. Bel altından vurmayı kesin artık.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Şimdi iş Biyoloji camiasına gelip dayanınca farklı bir boyut kazanıyor. Öncelikle A. Murat Eren, Biyoloji alanında değil bilgisayar bilimlerinde doktora yapıyor. Yapadabilirdi. Bugün ODTÜ, Boğaziçi üniversiteleri gibi eğitimde Amerikan ekolünü benimsemiş kurumların doktora öğrencilerinin kökenlerini inceleyecek olursanız içlerinde mühendisken, Biyoloji bölümünde doktora yapan ve hatta çok başarılı da olan bir çok kişiye denk gelirsiniz. Yine benim şahsen tanıdığım meslektaşlarımın (biyolog) içinde Felsefe, Sosyoloji, Antropoloji gibi sosyal dallarda doktora yapanlar oldu. Bu tip kaideler üniversiteler arasında değişebilir. Ayrıca hocanın (danışmanın) tercihi de son derece önemlidir. Kalıplar, kalıplar, kalıplar. Bir bilim adamına değil, lakayt devlet memuruna yakışacak sözler, cümleler.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Diyorlar ki; <span style="color: #0000ff;"><strong>&#8220;Üniversitemizde, ismini vermek istemeyen akademisyenlere sorduk&#8221;</strong>.</span> Buradan ve yazının devamından kendi Biyoloji bölümlerinin öğretim üyelerine sordukları anlaşılıyor <strong>(aksiyse isim versinler)</strong>. Bu öğretim üyeleri şunu belirtiyorlar; &#8220;Bizim öğrencilerimiz Bilgisayar Mühendisi olmasa da Biyoloji ile ilgili bazı yazılımları yapabilecek düzeydeler&#8221;. Merak ettim doğrusu (yazılım nasıl yapılır? onu ayrıca merak ettim), bırakın öğrencileri kendi bölümlerinde kaç araştırma görevlisi (toplam 13 tane var) en basit yazılım olan SPSS&#8217;i mükemmelen kullanabiliyor? </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ve yine belirtiyorlar ki;<strong> <span style="color: #0000ff;">&#8220;Yüksek lisanda yapılan dersleri almalarını ve sonra Doktora derslerini  alması gerekir. Eğer almazsa ve mezun olup bir üniversitede Biyoloji ile  ilgili alanlarada Yrd.doç, olarak atandığında bu kişi bölümümüze zarar  verir&#8221;</span></strong>. Biz Türkiye&#8217;de Biyoloji bölümlerine kimlerin hangi kıytırık doktora tezleri ve yayınlarla Yard. Doç olarak atandığını gayet iyi biliyoruz. Doçentlik sınavlarında dönen dolapları, ahbap çavuş ilişkilerini, proje kavgalarını. Kimse <strong>Biyoloji&#8217;yi savunmak adı altında</strong> A. Murat Eren&#8217;e çamur atma sevdasına ve hatasına düşmesin. O bölümde şahsen tanışıklığım olmasa da  &#8220;Prof. Dr. Veysel Aysel&#8221; gibi çok değerli bir botanik üstadının bulunduğunu biliyorum. Yine şahsen tanımasam da &#8220;Prof. Dr. Varol Tok&#8221; un iyi bir herpetolog ve iyi bir ağabey olduğunu arkadaşlarımdan çok duydum. Umarım ÇOMÜ. Biyoloji bölümü olarak bu saçmalıklara daha fazla bulaşmazlar ya da adlarının ima yolu ile anılmalarına mani olurlar. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Son olarak&#8230; Allah selamet versin, ellerinden öperim orta okulda Tarih öğretmenimiz &#8220;Ali Rıza Gönüllü&#8221; hoca sık sık uyarırdı bizleri; &#8220;isminize layık olun&#8221; diye. 18 Mart Üniversitesi&#8217;nin yöneticileri; 18 Mart, Türk milletinin hafızasında kutlu bir gündür. İsminize layık işlerle anılmanızı temenni ediyorum. Zira farkında mısınız bilmiyorum? Lakin Çomu.tv sitesinde yapılan yayınlarla battıkça batıyorsunuz.<br />
</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;">Vesselam&#8230;</span><br />
</span></p>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=araneae&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.dogatarihi.net%2Fbiyoloji-bolumleri-isyandaymis%2F&amp;t=Biyoloji+B%C3%B6l%C3%BCmleri+%C4%B0syandaym%C4%B1%C5%9F', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=1&k=araneae" width="83" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dogatarihi.net/biyoloji-bolumleri-isyandaymis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Helal Olsun!</title>
		<link>http://www.dogatarihi.net/ahmet-murat-eren/</link>
		<comments>http://www.dogatarihi.net/ahmet-murat-eren/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Jan 2011 23:31:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Boğaç Kunt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hezeyanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dogatarihi.net/?p=3840</guid>
		<description><![CDATA[Samimi olmayı vaad edebilirim; tarafsız olmayı asla! Goethe Başlık hakkında çok düşündüm. Önce &#8220;Destek mesajıdır!&#8221; diyeyim dedim. Sonradan fikrim değişti, doğrudan &#8220;A. Murat Eren&#8217;e destek mesajıdır!&#8221;  diye yazdım. Uygunsuz olur düşüncesiyle yazdığımı sildim. &#8220;Adın Anılsın Murat Eren&#8221;, dua gibi. Bunu da beğenmedim. Nihayetinde &#8220;Helal Olsun!&#8221; da karar kıldım. Öncelikle, çok sevdiğim öğretim üyesi biyolog bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<address style="text-align: right;"><span style="color: #000000;">Samimi olmayı vaad edebilirim; tarafsız olmayı asla! Goethe</span></address>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><img class="aligncenter size-full wp-image-3850" title="A. Murat Eren hakkında Suç Duyurusu " src="http://www.dogatarihi.net/wp-content/uploads//2011/01/suc_duyurusu.jpg" alt="" width="276" height="145" /></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Başlık hakkında çok düşündüm. Önce &#8220;Destek mesajıdır!&#8221; diyeyim dedim. Sonradan fikrim değişti, doğrudan &#8220;A. Murat Eren&#8217;e destek mesajıdır!&#8221;  diye yazdım. Uygunsuz olur düşüncesiyle yazdığımı sildim. &#8220;Adın Anılsın Murat Eren&#8221;, <strong>dua gibi</strong>. Bunu da beğenmedim. Nihayetinde &#8220;Helal Olsun!&#8221; da karar kıldım. Öncelikle, çok sevdiğim öğretim üyesi biyolog bir kardeşimin lafı vardır, onu zikredeyim; &#8220;Bizdeki etik etik değil, eksik etekdir&#8221; der. Bugün bir kez daha idrak ettim bunu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span id="more-3840"></span>Efendim, olaylar zinciri A. Murat Eren&#8217;in geçtiğimiz günlerde kişisel ağ sayfasında &#8220;İmece Usulü Bilim Cinayeti Konferansları&#8221; başlıklı bir yazı kaleme almasıyla başladı (<a href="http://meren.org/blog/imece-usulu-bilim-cinayeti-konferanslari/" target="_blank">buradan</a>). Kahramanımız aynı başlıklı yazısında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinde, 27-29 Nisan 2011 tarihlerinde düzenlenecek olan &#8220;Uluslararası Bilişim Konferansı&#8221; nı irdeliyor ve <strong>bence de </strong>haklı olarak konferansa dair bir takım eleştirilerde bulunuyordu. Olay 28 Ocak günü, A. Murat Eren&#8217;in bu yazısının Odatv.com haber sitesinde &#8220;Çanakkale 18 Mart Üniversitesinde Skandal&#8221; başlığıyla yayınlanmasıyla (<a href="http://www.odatv.com/n.php?n=boyle-profesorluk-olur-mu-2801111200" target="_blank">buradan</a>) yükselişe geçti ve dün Çomü.tv ağ sayfasında &#8220;A. Murat Eren hakkında Suç Duyurusu&#8221; başlıklı bir başka yazının kaleme alınmasıyla zirve yaptı (<a href="http://www.comu.tv/universite/index.php?option=com_content&amp;view=article&amp;id=2121:ahmet-murat-eren-hakknda-suc-duyurusu&amp;catid=78:kampues-haber&amp;Itemid=29" target="_blank">buradan</a>).</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Şimdi yazılanlar ortada. A. Murat Eren ortaya bir sav atmış. Savını bulgularla desteklemiş ve bir sonuca varmış. Doğru ya da yanlış; fikirlerini dürüstçe, korkusuzca nazik bir üslupla kaleme almış. Böylesi bir hadiseden sonra onun yazısında adı geçen kişi ya da kişilerin yapması gereken, ona onun üslubuyla yanıt vermeleriydi. Yanılmış olabilir, yanlış yorumlamış olabilir, hata yapmış olabilir&#8230; Ona hakaretler yağdırmak hele hele &#8220;Sayın Murat Eren [...], sizin bizim makaleyi anlayacak kapasiteniz olduğunu zannetmiyorum.&#8221; diye başlayan bir cümleyle savunmaya geçmek; onun haklılığını, düşünen beyinlerde perçinlemekten öteye geçmez. Bir yazı alırsın kaleme, onun savlarını teker teker çürütürsün. Bilim adabı bunu gerektirir. Eğer yazdıklarının hakaret içerdiğini düşünüyorsan şahsen &#8220;suç duyurusunda&#8221; bulunursun. Hukuk verir kararını.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Elbette Çomü.tv ağ sayfasında yazılanlar, A. Murat Eren&#8217;in eleştirdiği kişi ya da kişilerce kaleme alınmamış. İşin en vahim yanı kimin tarafından yazıldığı meçhul. Şahsen yazının altında bir imza göremedim. Ağ sayfasının künyesinde yazan şu; &#8220;Çomü.tv,  Çanakkale Kent Konseyi WebVizyon Çalışma Grubu tarafından oluşturulmuş Üniversitemizi Tanıtım Portalıdır&#8221;. Şimdi soruyorum&#8230; İthamlara maruz kalanlar varken, bu portala mı düşer A. Murat Eren hakkında suç duyurusunda bulunmak? Onu afişe etmek.<br />
</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ve seviyesizliğin had safhası&#8230;</span></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Şimdi biz sana soruyoruz Sen kimsin A. Murat Eren. Sen hiçbir bilgin olmadan Biyoloji alanında doktora yapmaya başlamışsın. Bu etik değil. Öğrenciliğin ve akademisyenliğin sırasında biyoloji ile ilgili hiçbir bilgin yok. Kendinde itiraf ediyorsun hiçbir bilgiye sahip olmadan mezun oldum diye. O zaman Senin Amerika’daki üniversiten para ile diploma veren bir üniversite öyleyse.  O zaman oradaki akademisyenlerde para karşılığı her şeyi yapıyorlar demektir.</span></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Farklı bir daldan gelen şahsın &#8220;Biyoloji&#8221; alanında doktora yapmaya başlamasının neresi etik değil? Bilim hiç kimsenin tekelinde değildir! Bir insan bırakın doktora yapmayı, biyolog olmadan, Biyoloji lisans eğitimi almadan da çok başarılı bir biyolog olabilir. Bilim tarihi bunun sayısız örnekleri ile doludur. Kaldı ki A. Murat Eren, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun olsaydı da sizin verdiğiniz listedeki derslerden hiç bir şey anlamayacaktı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Bu böyle sürer gider &#8230; Bunca tartışmaya neden olan yazıyı ilk okuduğumda da yazarına hak vermiştim. Sonrasında yapılan yorumlar, söylemler, aba altından sopa göstermeler yazarın haklılığını, en azından arı kovanına çomak soktuğunu ispatlar nitelikte. Son söz olarak şunları söylemek istiyorum&#8230; Yazdıklarından dolayı A. Murat Eren&#8217;e acımasızca saldıranlar, bel altından vuranlar. Hele hele lafı &#8220;gittiğin yerde kal&#8221; demeye getirenler. Ne A. Murat Eren Bruno&#8217;dur. Ne de Türkiye, ortaçağ İtalya&#8217;sıdır. Bu ülkede hala dürüst, onurlu, bilimin evrenselliğine ve cumhuriyetin getirdiklerine yürekten inanan bilim adamları olduğunu asla unutmayın. Dün &#8220;Paul Langevin&#8221; ı sırtlarında taşıyıp, Alpleri aşırtan Fransız partizanların ruh ikizleri; &#8220;Hocamın atının sıçrattığı çamur elbiseme süstür&#8221; diyen büyük dehanın dölleri, henüz Anadolu topraklarında tükenmedi. Bu böyle biline! </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><strong>Not: </strong>A. Murat Eren ile hiç bir tanışıklığım yoktur. Kuvvetle muhtemel dünya görüşlerimiz, bilime ve hayata bakış açılarımız da farklıdır!  Şayet bu yazıyı sonuna kadar okuduysanız lütfen bir kaç yıl evvel yazdığım <a href="http://www.dogatarihi.net/hocam/" target="_blank">Hocam</a> başlıklı şu kısacık yazıyı da okuyunuz. KBK&#8230;<br />
</span></p>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=araneae&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.dogatarihi.net%2Fahmet-murat-eren%2F&amp;t=Helal+Olsun%21', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=1&k=araneae" width="83" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dogatarihi.net/ahmet-murat-eren/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilim Adamı Kimdir?</title>
		<link>http://www.dogatarihi.net/bilim-adami-kimdir/</link>
		<comments>http://www.dogatarihi.net/bilim-adami-kimdir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Jan 2011 22:38:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Boğaç Kunt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğa Bilimciler]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dogatarihi.net/?p=3782</guid>
		<description><![CDATA[Bilim İnsanlığı Tanımı Yanlış mı Yapılmaktadır? Prof. Dr. İbrahim Ortaş iortas {at} cu.edu.tr 24 Ocak 1990 tarihinde ülkemizin eğitim ve toplumsal bilinç düzeyinin bir göstergesi olan trafik kazasına kurban verdiğimiz Prof. Dr. Mahmut Sayın Hocamın bize bıraktığı en büyük miras bir bilim insanı olarak örnek yaşamıdır. Dünyanın sayılı üniversitelerinde öğrencilik, araştırma yapmış olan hocamızın yüksek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><strong>Bilim İnsanlığı Tanımı Yanlış mı Yapılmaktadır?</strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><strong><img class="aligncenter size-full wp-image-3791" title="Prof. Dr. İbrahim Ortaş" src="http://www.dogatarihi.net/wp-content/uploads//2011/01/ibrahim_ortas.jpg" alt="" width="168" height="200" /><br />
</strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><strong>Prof. Dr. İbrahim Ortaş<br />
iortas {at} cu.edu.tr</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">24 Ocak 1990 tarihinde ülkemizin eğitim ve toplumsal bilinç düzeyinin bir göstergesi olan trafik kazasına kurban verdiğimiz Prof. Dr. Mahmut Sayın Hocamın bize bıraktığı en büyük miras bir bilim insanı olarak örnek yaşamıdır. Dünyanın sayılı üniversitelerinde öğrencilik, araştırma yapmış olan hocamızın yüksek bilimsel kapasitesi kadar nitelikli bilim insanı davranışını geleceğin bilim insanı genç araştırıcılara düzenli olarak aktarılmasını önemsiyorum. En üst düzeyde bilginin üretildiği ve üretilen bilginin tartışılarak öğretildiği üniversite ortamlarında üniversite geleneklerine ve usta-çırak ilişkilerine uygun olarak hepimizin edindiği tecrübeyi gençlere aktarması yararlı olacaktır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span id="more-3782"></span>Dünyanın biricik tecrübesi ve benim de 30 küsur ülkede gezip gördüğüm olgu, iyi bilim insanlarının olduğu ve yönettiği üniversite ortamlarının canlı, üretken ve bir çok yönden bir hayli geliştiği görülmektedir. Üniversitelerin olduğu kentlerin, sosyal, estetik ve sanatsal olarak geliştiği, ticaretin canlı olduğu görülmektedir. Bu nedenle bilim adamı niteliğini ve aranan özellikleri aralıklarla içinde bulunduğumuz ortamlarda birlikte yaşadığımız hocalarımızda gördüğümüz örnek bilim insanı davranışlarını genç bilim adamı adaylarına hatırlatmak onların geleceklerini doğru kurgulaması ve üniversite geleneklerini yaşatması bakımından önemsiyorum.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><strong> Bilim Adamı Kimdir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Bir meslek olarak akademisyenlik lise sonrası eğitim verilen bir uğraşıdır. Bilim tarihi bilgimiz ilk üniversite kavramının Yunalı bilgin Platon tarafından Akademiye denilen bölgede satın aldığı alana bina yaparak bahçede insanları düşünmeye ve tartışmaya davet etmesi ile başladığı yönündedir. Bilgi ile ilgili sorun gönüllülük ekseninde gönül bahçesinde karşılıklı çıkarsız ve dostane bir ilişki ile yürütülüyor. Gönül bağına bağlı yürütülen eğitim de ast üst yok, bilgililer, az bilgililer var. Derste daha deneyimli olanlar konuşuyor, daha az deneyimli olanlar dinliyordu. Öğreten ve öğrenen birlikte hareket etmekte ve zaman zaman öğreten ile öğrenen yer değiştirler. Bilgili ve bilge olarak tanımlanan kişiler ile insan olma kâmillik arasındaki ilişkiden dolayı öğreticiler saygın bir konuma sahiptirler. Değerli olanlar, makam mevki sahipleri değil, bilgili olanlardır. Sanırım toplumların halen öğretmene, bilim insanına ve bilgi üretenlere verdiği önem buradan kaynaklanıyor.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><strong> Akademiye Gerçek Bir Özgürlük Ve Düşünce Açıklama Ortamıdır</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Akademiye da tabii öğreten de, öğrenen de tartışmaya katılmak için ciddi çaba içindeydiler, beyin jimnastiği yapıyor ve zamanın önemli bir kısmını konu üzerinde düşünerek geçiriyorlardı. Her konu sorgulanmakta ve cevabı aranmaktadır. Sokrat’ın denemelerindeki sorgulama ve verilen cevaplar ne yazık ki günümüz üniversitelerine parmak ısırtacak düzeydedir. Dünyayı anlamaya çalışan filozoflar akademide hiçbir etki altında kalmadan fikirlerini açıkça belirtiyorlardı. Leonardo da Vinci, “bilim adamları tıpkı Aristoteles ve Platon gibi, kendi düşüncelerini hiçbir etki altında kalmadan geliştirmeli ve savunmalıdır” diyor.<br />
Bu bağlamda düşünürler ve filozoflar genelde üniversiteye ve akademiye yakıştırılmışlardır. Bilim sorgulama sanatı olarak kabul edilirse, bilim adamı da iyi soru soran kişidir. Ahmet Cemal, “Nasıl Üniversiteli Olunur? adlı yazısında üniversitenin bir felsefe ortamı olarak, “Nedir?” sorusunun sürekli sorulduğu ve bilgi üreten organ olarak belirtiyor. Üniversitelilik anlayışını kavramış ve bu anlatılanlar ışığında üniversite hocası, birincil görevi mevcut “müfredat programlarını” sadece uygulamakla yetinen, araştırma yapmayan ya da belli “zorunlu” akademik unvanları bir defa aldıktan sonra, canı isterse artık emekliliğine kadar tek satır yayımlamadan sadece derslerine girip çıkan kişi değildir. Üniversite hocasını, “akademisyen” hoca ve akademisyen kılan, onun mesleğinin basamaklarında çıktıkça artan bir araştırma, bilgi üretme ve öğrencilerini de böyle bir üretime ortak etme yükümlülüğünü daha en baştan üstlenmiş olmasıdır. Araştırma yapmayan, eser vermeyen, bilgi üretimi eylemini gerçekleştirmeyen bir üniversite hocası ve akademisyen kavramı, Batı’nın üniversite geleneğine yabancıdır, çünkü o iklimlerde bu gelenek, bilim geleneği gibi çok daha genel ve önemli bir gelenek temeline dayanır” diyor.<br />
Dünya Üniversiteler Birliği’nin Eylül 1988′de onayladığı Lima Bildirgesi’nde belirtildiği gibi, bilim insanları, “Devletten ya da herhangi bir başka kaynaktan gelebilecek müdahale veya baskı endişesini taşımadan, bilgiyi araştırma, inceleme, tartışma, belgeleme, üretme, yaratma, öğretme, anlatma veya yazma yoluyla edinmelerinde ve iletmelerinde özgür” olmalıdır.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><strong> Akademiyada Bilim Yapmak Bir Yaşam Biçimidir</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Bilim yapmak, bilimsel bilgi oluşturmak, bilim insanı olmak son derece sorumluluk gerektiren, zor bir süreçtir. Bilim insanı bu anlamda rahatını düşünen, insan değildir. Rahatını düşünen insan gece uykusu kaçan, sorgulayan kişi değildir. Sorgulayan kişi her an bilgisini kontrol eden ve kuşkuya kapılan kişidir.<br />
Bir yaşam biçimi olan bilim insanı, bilimi kendine rehber almış, iç disiplini gelişmiş, analitik ve özgür düşünülebilen, üretebilen, ürettiğini başta öğrencileri olmak üzere paylaşabilen, otoriteye bağlı kalmadan ve hiçbir çıkar ilişkisine girmeden hareket edendir.<br />
Bilim insanı hakikatin peşinden koşan, hakikate ulaşmak için düşünme ve araştırma eylemi içinde olan yetişkin birey davranışlı kişidir. Bilim insanı ya kendisini konuya vermiş sorun ile yaşayan Yunus misali hakikatin peşinde koşan, onun dışında dünya malında gözü olmayan bir yaşam biçimine sahiptir.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><strong> Bilim Adamı Niteliği Nasıl Olmalıdır?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Türk Üniversitelerinin kısa tarihinde üniversitelerde zaman zaman bilimsel atmosfer sekteye uğradığı için üniversite gelenekleri tam oluşamadı ve bilim insanlığı tanımı yanlış yapılmaktadır. Veya öyle bir imaj oluşmaya başlandı. Bilim adamlığı verilmiş bir iş veya görev değildir. Aynı zamanda bir öğretmenlik işi de değildir. Bilim adamlığı olgunlaşmış bir yapı olup beslenerek geliştirilmesi gereken bir yapıdır. Bilim insanı sürekli kendisini yenileyen, bilgi oluşturan ve derleyen ve elde ettiği bilgiyi paylaşan kişidir. Hareket halindeki bir bisiklete benzer, pedal salınmadığı andan itibaren yarıştan kopar ve bir daha kendi alanındaki gelişmeleri yakalaması ve geçmesi zor olmaktadır. Genelde öz güveni gelişmemiş kişilikler kendisinden başkasına güvenmeyen, otoriteye bel bağlayan bir yapıya sahiptirler. Bu tür kişilikler bilgiye ilgisiz, ezberci, sorgulama yapmadan söylenenleri kabul eder niteliği ile gelecek kuşaklara da yanlış örnek olacakları için öğretim üyesi seçiminde öz güvenli, yetişkin birey özelliği gelişmiş kişilerin tercih edilmesinde büyük fayda vardır.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><strong> Üniversite Yetişkin Birey Özelliğindeki Bilim İnsanı Niteliği Kazandırır</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Bilim adamlığı verilmiş bir iş değildir. Bilim adamı kendisini geliştirmiş, olgunlaşmış bir yapıdır. Bilim insanı yetişkin birey olarak, analitik düşünebilen, kültürel alt yapısı gelişmiş, evet ve hayırları olan, kişilik gelişimi sağlam, duygusal zekâlı, özgür ve bağımsız düşünebilen, yaratıcı, öğrenme becerisi iyi, bilgiden bilgi çıkarabilen, motivasyonu ile sürükleyici niteliği olan meraklı olduğu gibi merak oluşturabilen, araştıran ve sorgulayarak bilgi edinen, öz güveni gelişmiş, kendisine saygısı olan ve yaşamını anlamlı kılmak için sürekli çabalayan bir kişiliktir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Bilim adamının her şeyden önce biz merkezli, ortak akla güvenen ve yaşatan, sürükleyici vizyon oluşturan bir yapıda olması gerekir. Diğer taraftan analitik düşünme yeteneği gelişmemiş, başta tarih olmak üzere kültürel bilgi birikimi yetersiz, kalıpçı, taklitçi, ezberci, dogmatizme çok yatkın ve ondan etkilenen, evet efendimci, itaat kültürü yüksek, kişiliği sindirilmiş, yaşamına anlam katamayan kişiler ise bilim ortamına bilgi katacak düzeyde değillerdir. Ben merkezli kısır düşünen, bilgi paylaşamayan, vizyon oluşturamayan, otoriteye çıkar ilişkisi ile bağlı olan, kendi kendini gerçekleştirmeyen kişilikler ise bilime ve kültürel kalkınmaya katkı yerine bilim ve bilim ortamının nimetlerinden yararlanan kişiler olarak tanımlanırlar. Albert Einstein, “Bilim ve tekniğin mucizelerinden bilinçsiz olarak yararlanan ve bu alandaki bilgileri, bitkileri keyifle tüketen ineğin botanik dalı bilgisinden fazla olmayan herkes utanç duysun!”</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><strong> Bilim İnsanı Hakikati Arayandır</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Akademisyen her yönü ile kendisini geliştirmiş bir yapılanmadır. Son yıllarda akademik yaşamı hakikati arayan felsefi arayış yerine, meslek öğrenme alanı konumuna getirilmiş imajı verilmiştir. Çok sayıda öğrencinin üniversiteyi tercih etmesinin temelinde hakikati öğrenmek değil, bir meslek öğrenmeyi yeğlemesi yatmaktadır. Bilim insanı olmak için ciddi bilimsel bilgi üretmek, bilgiyi paylaşma aralayışı, akademik makale yaparak ve sıralamaya girerek akademik unvan alma üniversitede bir ölçü durumuna gelmiştir. Hal böyle olunca bilim adamı hakikati aramak sorgulamak yerine üniversiteyi anlamadan ancak aranan sayıda makale ile üniversitede kendine bir yer edinmektedir. Makale yazmak önemli ancak öncelikle ne aradığını bilmek, bilerek üretmek ve ürettiği faydaya dönüşüyorsa anlamalıdır. Artık makaleye dayalı akademisyenlik, makaleye bağlı gelişme neredeyse bir sektör durumuna geldiği için şekilden çok öze ve bilgiye dayalı akademisyenliğin yeniden güncellenmesi gerekir.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><strong> Bilim Ortamında Bilim İnsanın Amiri Olmaz, Bilim İnsanı Sorumluluğu İle Kendi Amirliğini Kendisi Yapar</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Bilim insanı “amiri olmayan bir memurdur” anlamına geldiği için bağımsız ve özgür kişi olması gerekir. Kişiliği gelişmiş bilim adamı kendini güvende hisseden kendi kendini temsil eden kişidir. Bilim adamı bilim disiplinine bağlıdır ve özgür birey olarak görevini bağımsız yapar. Aksi takdirde aykırı soruları sormaktan çekinir, bilinmeyenin araştırmaz, bulgusunu da özgürce savunamaz. Bu bağlamda bilim insanı bilim disiplini dışında hiçbir disipline de bağlı değildir. Onun içinde bilim insanın Akademiye gününden şimdiki zamana kadar, üniversite ortamında patronu ve ast üst ilişkisi yerine, eşit yurttaş ilişkisi içinde hele aynı düzeydeki kişilerin arasında kesinlikle bir denklik söz konusudur. Hatta bilimsel liyakat, akademik liyakatin önünde gelir.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><strong> Bilim İnsanı Kişisel Çıkardan Çok Bilimin ve İnsanlığın Çıkarını Korur</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Bilim adamı kendisi için, kişisel çıkardan çok insanlığın ve doğanın sorunlarına kendisini adamıştır. Eğer öyle olmasaydı, insanlık ne kıtları keşfederdi, ne de uzayın derinliklerinde aya gidebilirdi. Bilim insanının yaşamı bireysel anlayışın önüne geçmiş kişidir. İsrail devleti kurulduğunda Albert Einstein’a devlet başkanlığı teklifi götürülür. Einstein devlet başkanlığından çok fizik bilimin sorunları ile uğraşmanın önemini nazikçe büyük elçiye iletir. Bu bağlamda çoğu zaman bilim anlayışı ve ahlakı duruşu, küçük makam ve mevkilere pek uygun düşmemektedir. Bilimsel araştırma yapma yeri olan üniversitelerde bugün değer olarak kabul edilen mutlaka idari görev yapmak için yöneticilere yakın olma arayışı ve anlayışı üniversitelilik kültürüne ve geleneğine zarar vermiştir. Sık sık eleştiri konusu yapılan yönetim kadrolarında yer alan yardımcı pozisyondaki akademisyenlerin üst yöneticileri ile rahat konuşamamaları veya tersinden de yöneticilerin yardımcı veya emri altındaki aynı akademik pozisyonundaki kişilerle aralarına mesafe koymaları, karşılıklı bilgi paylaşımına girmemeleri en azında üniversite ortamında akademik düzeyde yerinin olmaması gerekir. En azından platoların Akademsinde ast üst, öğretici öğrenci ayrımı yoktu. Bir profesörün bir profesörün patronu olması, emir vermesi yerine, bilgisine başvurması veya yardım istemesi üniversite geleneğine daha uygundur.<br />
Doğal olarak günümüzde nüfusu itibarı ile birer kasaba ve ekonomik büyüklüğü ile birer holding büyüklüğündeki kurumlarda bilim ve idari sorunların koordineli işlemesi için bilim yöneticiliği de yapılacaktır. Üniversite dinamiklerinin bilim yöneticisi olarak seçtiği kişilerin kendilerine yardım edecek liyakat sahibi, işi bilen kişileri seçmesi önemli. Üniversitenin alt biriminden en üst birimine kadar görev alacak kişilerin seçiminde veya tercihinde siyasetin içine düştüğü duruma gelmeden liyakati ve bilgiyi dikkate almak kurumların sağlıklı işleyişine katkıda bulunacaktır. Hatta yeri geldiğinde bilim insanları ülke yönetimde de yer almalıdır. Ancak bu teklif karşı taraftan geliyorsa çok daha anlamlıdır. Bilim insanlarının da bir yere gelmek için payelerin en yükseği olan akademik liyakate uygun davranması gerekir. Aksi takdirde kamuoyunda itibarımız tartışılmaktadır. Bilim insanına her alanda aydın tavrı ve ilkeli duruş yakışır.<br />
Özet olarak, ülkemizin aydınlık geleceği bizler gibi rol modeli sahibi bilim insanlarının tutumuna bağlıdır. Her yönü ile kişiliği gelişmiş, özgüven sahibi, konusunu bilen, insana ve doğaya karşı sorumlu olan ve bunun gereğini bilimsel bilgi üreterek sağlayan, ancak bu arada öğrencisine ve çevresine de davranışları ile mesaj veren insanların varlığında ülkemiz daha sağlıklı gelişecektir. Gençliğin hocaları olan biz bilim insanlarının tutum ve ilkeli duruşunun topluma yol göstereceğine inanıyorum.</span></p>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=araneae&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.dogatarihi.net%2Fbilim-adami-kimdir%2F&amp;t=Bilim+Adam%C4%B1+Kimdir%3F', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=1&k=araneae" width="83" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dogatarihi.net/bilim-adami-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rölativite Kuramı</title>
		<link>http://www.dogatarihi.net/rolativite-kurami/</link>
		<comments>http://www.dogatarihi.net/rolativite-kurami/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 20 Mar 2010 00:48:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Boğaç Kunt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğa Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dogatarihi.net/?p=3342</guid>
		<description><![CDATA[20 Mart 1916 tarihinde (94 yıl evvel bugün), 20. yüzyılın en değerli kuramsal fizikçilerinden Albert Einstein’ın, “Annalen der Physik” dergisinde, “Die Grundlagen der allgemeinen Relativitästheorie” başlığıyla bir makalesi yayınlanır (354, 7, 769-822). Almanca metinden de anlaşılacağı üzere makale “Rölativite Kuramı-İzafiyet Teorisi” üzerine olup, ünlü fizikçi bu makalesi ile bilim dünyasına sağladığı katkılardan ötürü 1921 Nobel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="postentry">
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><img class="aligncenter size-full wp-image-3424" src="http://www.dogatarihi.net/wp-content/uploads//2010/03/rolativite_teorisi.jpg" alt="" width="344" height="158" /></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">20 Mart 1916 tarihinde (94 yıl evvel bugün), 20. yüzyılın en değerli kuramsal fizikçilerinden Albert Einstein’ın, “Annalen der Physik” dergisinde, “Die Grundlagen der allgemeinen Relativitästheorie” başlığıyla bir makalesi yayınlanır (354, 7, 769-822). Almanca metinden de anlaşılacağı üzere makale “Rölativite Kuramı-İzafiyet Teorisi” üzerine olup, ünlü fizikçi bu makalesi ile bilim dünyasına sağladığı katkılardan ötürü 1921 Nobel Fizik Ödülüne layık görülmüştür.</span></p>
</div>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=araneae&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.dogatarihi.net%2Frolativite-kurami%2F&amp;t=R%C3%B6lativite+Kuram%C4%B1', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=1&k=araneae" width="83" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dogatarihi.net/rolativite-kurami/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Örümceğin Peşi Sıra 4000 Kilometre</title>
		<link>http://www.dogatarihi.net/bir-orumcegin-pesi-sira/</link>
		<comments>http://www.dogatarihi.net/bir-orumcegin-pesi-sira/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 May 2009 06:38:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Boğaç Kunt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Araknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Biyoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dogatarihi.net/?p=2672</guid>
		<description><![CDATA[2008&#8242;inci Aralık ayının sekizinci günü, Türkiye saati ile akşam saat 19:49&#8242;da düşmüştü o e-posta gelen kutuma. İngiliz Tarantula Derneğinden (British Tarantula Society) sevgili &#8220;Richard Gallon&#8221;, Suriye&#8217;nin Türkiye sınırına yakın Ra’s al Basit adlı küçük bir sahil kasabasından Chaetopelma cinsine ait dördüncü tür olma ihtimali çok yüksek bir tarantulanın varlığını paylaşıyordu benimle. Chaetopelma olivaceum (sol), Ra’s [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">2008&#8242;inci Aralık ayının sekizinci günü, Türkiye saati ile akşam saat 19:49&#8242;da düşmüştü o e-posta gelen kutuma. İngiliz Tarantula Derneğinden (British Tarantula Society) sevgili &#8220;Richard Gallon&#8221;, Suriye&#8217;nin Türkiye sınırına yakın Ra’s al Basit adlı küçük bir sahil kasabasından <em>Chaetopelma</em> cinsine ait dördüncü tür olma ihtimali çok yüksek bir tarantulanın varlığını paylaşıyordu benimle.</span></p>
<p><span id="more-2672"></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/chaetopelma_suriye.jpg" alt="" width="314" height="210" /></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><em>Chaetopelma olivaceum</em> (sol), Ra’s al Basit örneği (sağ).</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Richard&#8217;ın e-postasında ifade ettiği gibi bu örnek <em>Chaetopelma</em> cinsinin bilinen üç türünden kesinlikle farklıydı. Bunu anlamak için ilkel örümcekler üzerinde uzmanlaşmış olmaya gerek yoktu. O an karar verdim. Bu türün keşfedilme anını yaşayacak ve her ne olursa olsun mavi gezegenin en gizemli örümcek cinslerinden bir tanesi olan <em>Chaetopelma </em>nın dördüncü türünü insanlığa tanıtan ekibin içerisinde yer alacaktım.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Gelişmeleri hemen sevgili ortağım Ersen Aydın Yağmur&#8217;a anlattım. O da en az benim kadar heyecanlanmıştı. Ersen&#8217;le kafa kafaya verip acilen bir çalışma planı hazırladık.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/turkey_big.jpg" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/turkey_small.jpg" alt="" width="314" height="199" /></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><em>Chaetopelma</em> nın mevcut literatür bilgilerine göre dağılım gösterdiği iller belliydi. Gerçi uzun yıllar evvel ben <em>Chaetopelma olivaceum</em> olması kuvvetle muhtemel bir örümceği Alanya-Dim Vadisinde görmüştüm; ayrıca Niğde&#8217;de bulunduğum yıllarda bir öğrenci arkadaşımız Mersin&#8217;den yine <em>C. olivaceum</em> getirmişti. Gelgelelim bunlar yayınlanmamış veriler olduklarından dolayı önem ve ciddiyet arz etmiyorlardı. Bu sebeplerden ötürü Ersen&#8217;le birlikte Antalya ve Mersin illerini de çalışma planımıza dahil etmeyi uygun gördük. Neticede ihbarlar ve gözlem verileri vardı. Bunları bilimsel bir makalede kullanabilmek için somut örneklemelerle netleştirmemiz gerekiyordu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ersen&#8217;le yaptığımız ilk arazi planını Richard&#8217;a yolladıktan yaklaşık iki ay sonra, 21 Nisan 2009 tarihine uçak biletlerini aldıklarına dair bilgilendirme e-postası geldi İngiltere&#8217;den. Türkiye arazisinde Richard&#8217;a İngiliz Tarantula Derneği ve Oxford Üniversitesi Doğa Tarihi Müzesi Zooloji Seksiyonundan Guy Tansley ve Ray Gabriel de eşlik edeceklerdi. Ray eşi Leslie ile birlikte geçtiğimiz yıl Dalyan&#8217;a gelmiş; Ersen ve ben onlara orada iki gün eşlik etmiş, kısa bir gece arazisi yapmış ve çevreyi gezdirmiştik.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/ray_dalyan.jpg" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/ray_dalyan.jpg" alt="" width="314" height="236" /></a></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;">Leslie, Ray, ben ve Ersen<br />
Fethiye, 2008</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Kısa olan zamanımız hızla akıp gidiyor, İngiliz meslektaşlarımızın Türkiye&#8217;ye geliş tarihleri yaklaşıyordu. Bu arada izleyeceğimiz güzergah da kesinlik kazanmıştı. Biz sevgili arkadaşım, dostum, sağdıcım ve meslektaşım Altuğ Kızıltuğ ile birlikte Ankara&#8217;dan hareket edip, Alanya&#8217;da İngiliz ekiple buluşacaktık. Alanya, Gazipaşa, Anamur ve Silifke yolu takip edilecek, 27 Nisan günü Antakya&#8217;da Ersen ile buluşulacaktı. Kalınacak oteller, öğretmenevleri, uğranılacak jandarma karakolları ve hatta araştırma yapılacak çam ormanlarının koordinatları bile belirlenmişti.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Bu süreç devam ederken, Nisan ayının ilk haftasında uzun zamandan beri aklımda olan biyospeleolojik bilimsel bir projeyi (Yeniden Keşif Projesi) Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Mağara Araştırma Biriminden sevgili Dr. Selim Erdoğan&#8217;a açma kararı aldım. Şu an hangi gün olduğunu hatırlamıyorum ancak güzel bir bozkır öğleninde Selim ile buluşup, hayatımda yiyeceğim en lezzetli beyti kebap ile karşılaşacağım o salaş lokantaya gittik. Beytinin nefaseti ile hepten keyiflenen ben, aklımdan geçenleri birer birer Selim ile paylaştım. Hani derler ya; &#8220;her eve lazım&#8221; diye. İşte Selim de böylesi bir insan. Biz biyologlarda çoğunlukla bulunmayan mühendis öngörüsü ve pratikliği ile kafamdan geçenlerin çözümlemesini yapıp bana cesaret ve harekete geçme isteği aşıladı. Bir başka ifade ile Selim, aylardır anneciğinin rahmini terk etmek istemeyen &#8220;Yeniden Keşif&#8221; adlı bebeğin doğumuna vesile olmuştu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Richard Gallon ve Guy Tansley meşhur birer Theraphosidae (Tarantulaların dahil oldukları örümcek familyası) uzmanı olmalarının yanında aynı zamanda çok iyi doğa fotoğrafcısıydılar (belgeleme). Ray Gabriel&#8217;in ise ne yaman bir saha biyoloğu olduğunu geçtiğimiz yıl Dalyan&#8217;da bizzat müşahade etmiştim (örnekleme). &#8220;Yeniden Keşif&#8221; projesinin araştırma kapsamına giren bazı mağaralar, İngiliz ekip ile çalışacağımız güzergahta yer alıyorlardı. Üstüne üstlük <em>Chaetopelma</em> türlerinin yaşam alanı olarak zaman zaman mağaraları tercih ettikleri bilinen bir gerçekti.<br />
Taşlar yerli yerine oturmuştu. İngilizlerle yapacağımız arazi çalışmalarında sadece <em>Chaetopelma</em> aramayacak, aynı zamanda &#8220;Yeniden Keşif&#8221; projesinin <strong>başlangıç</strong> verilerini de toplayacaktık. Bir taşla iki kuş vurulacaktı.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><strong>Yola Çıkış</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">21 Nisan gece yarısı. Figen ve Dost&#8217;un hüzünlü bakışları yüreğimi kanatıyor. Yola koyuluyoruz. Uzun çok uzun yıllar evvel yaşadığım gizemli bir sonbahar gecesini anımsıyorum. Mersin, Bozyazı&#8217;da; Murat Bilecenoğlu ile yürüdüğümüz o karanlık patika yolda hissettiğim heyecan. Bilinmeyene duyulan aşk.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Sivrihisar, Kulu, Konya, Seydişehir. Anadolu bozkırı geride kalıyor. Uzaklarda Torosların heybetli bedeni görünüyor. Kekik kokusu, dost ardıçların mütevazi duruşu, uzak çan sesleri ve yamaçlarda karademlik çayı içen keçiciler. Ve nihayet Akdeniz&#8217;in müjdecisi Aksu ırmağı.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/aksu_semaver.JPG" target="_blank"><img class="aligncenter" src="http://www.dogatarihi.net/images/aksu_semaver.JPG" alt="" width="314" height="235" /></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Gün henüz ağarmışken, Aksu ırmağı kenarında mola verip; Hamamönünden daha dün 35 TL&#8217;ye satın aldığımız semaverimiz ile çay demliyoruz. Figen hanımın kupaları öksüz doyuran cinsinden. Altuğ keyifle söyleniyor: &#8220;Tavşan mı kestin be mübarek?&#8221; diye. Kendimize geliyoruz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Yolumuzun üzeri, Avsallar. Müşterek arkadaşımız, meslektaşımız Sırrı&#8217;ya uğruyoruz. Sırrı Kısaarslan, benim üniversite yıllarında sekiz yıl boyunca aynı ev ve odayı paylaştığım arkadaşım. Avsallar&#8217;da bir kuyumcu dükkanı işletiyor.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/sirri_kisaarslan.JPG" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/sirri_kisaarslan.JPG" alt="" width="314" height="236" /></a></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><strong>Ve Alanya</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Çocukluğumda babamın arkadaşları hemen her sohbetlerinde, bir yere sıkıştırırlardı şu cümleyi; &#8220;Nazım&#8217;ın dediği gibi&#8230;&#8221; ve ardından şairin bir mısrası gelirdi. Bazı zamanlar hızlarını alamaz, tüm bir şiiri okuyuverirlerdi, bir solukta&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Cilvarda Burnu&#8217;nu gördüğüm an, dökülüverdi kelimeler ağzımdan&#8230; Nazım&#8217;ın dediği gibi&#8230; &#8220;Memleketim, memleketim, memleketim&#8230;&#8221;</span></p>
<p><span style="color: #000080;">Memleketim, memleketim, memleketim,<br />
ne kasketim kaldı senin ora işi<br />
ne yollarını taşımış ayakkabım,<br />
son mintanın da sırtımda paralandı çoktan,<br />
Şile bezindendi.<br />
Sen şimdi yalnız saçımın akında,<br />
enfarktında yüreğimin,<br />
alnımın çizgilerindesin memleketim,<br />
memleketim,<br />
memleketim&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Alanya, memleketim&#8230; Yasemin dekorlu gecelerin, en güzel kokulu nergislerin diyarı. Kara şalvarlı, ak yürekli insanların yaşadığı masal ülkesi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Hiçbir yere uğramadan, Tosmur&#8217;a babamın evine yollanıyoruz. Börek yapmış. Onu yiyor, çay içiyoruz ve kırkına merdiven dayamış bedenlerin isyanı, bizi doğrudan yatağa sürüklüyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Saat 14:00. Uyanıp, şehre iniyoruz. UV lambasının aküsünü şarja verip, çalışma izinimizi ibraz etmek için jandarmaya uğruyoruz. Esasında bu görev İl Çevre ve Orman Müdürlüğünün. Lakin Türkiye&#8217;de resmi yazışmalar genellikle ihmale uğradıkları için ben tedbiri elden bırakmak istemiyorum. Nitekim haklı da çıkıyorum zira resmi yazı jandarmaya intikal etmemiş. Jandarmadaki görevli diretiyor; &#8220;bu yazının kaymakamlıktan bize sevk edilmesi lazım&#8230;&#8221; diye.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Kaymakamlığa gidiyoruz. Kaymakam Yazı İşleri müdürüne çıkıp derdimi anlatıyorum. Efendi bir insan. İşbitirici. Kalem kağıt uzatıyor bana, kısa bir dilekçe yazdırıyor. İmzalayıp, sevk ediyor. O dilekçeyi jandarmaya götürüyorum, sorun çözülüyor ve sıra İngilizler ile buluşmaya geliyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ray&#8217;den kalede olduklarına dair mesaj geliyor. Kaleye gidiyoruz. Önce Ray&#8217;i görüyorum. Ardından da Leslei ve Guy&#8217;ı. Ray&#8217;le kucaklaşıyoruz. Gelgelelim Richard Gallon yok ortada. Guy&#8217;ın yanında çocuk suratlı birisi var ama o Richard Gallon olamaz. Zira benim, British Tarantula Society&#8217;nin ağ sayfasında resmini gördüğüm ve <em>Chaetopelma</em> cinsinin revizyonunu yapabilme ihtimali verdiğim Richard Gallon ak sakallı yaşlı bir adam. Ön yargı, kalıplarım ve British Tarantula Society&#8217;nin ağ sayfasına yanlış yerleştirilen resmin kurbanı olduğum az sonra anlaşılıyor. Richard Gallon henüz 35 yaşında ve araba ile şehre inerken yanımda oturan o şahsın bizzat kendisi.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/alanya_otel.JPG" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/alanya_otel.JPG" alt="" width="314" height="244" /></a></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;">Richard Gallon<br />
(Sağda)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ray ve Leslie Alanya&#8217;da Alaiye, Richard ve Guy ise Kahya otelde kalıyorlar. Hep birlikte Ray&#8217;in odasına çıkıp, ergin ve kısa bir süre önce çiftleşmiş iki adet dişi <em>Poecilotheria regalis</em> leri inceliyoruz. Ray benim hamamböceklerine olan ilgimi bildiği için hediye olarak çok nadir bir tür olan <em>Hormetica subcincta</em> da getirmiş. Eee çam sakızı, çoban armağanı.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/hormetica_subcincta.jpg" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/hormetica_subcincta.jpg" alt="" width="314" height="264" /></a></span></p>
<h4 style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><em>Hormetica subcincta</em></span></h4>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Evinde pet hayvanı olarak hem kedi, hem köpek besleyen bir ebeveyn olarak, hamamböceği beslemeyi de tüm ebeveynlere tavsiye ediyorum. Çocuğunuzun odasının bir köşesinde, küçük bir teraryumda dursunlar. İnanın çocuklarınız bu mucizevi hayvanların yaşantısına şahitlik ederek varoluşa dair bir çok şey öğreneceklerdir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Otelde verdiğimiz kısa bir çay, kahve molasınının ardından ilk arazi çalışmamızı yapmak üzere Dim Vadisine doğru yola çıkıyoruz.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/dim_cayi_1.JPG" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/dim_cayi_1.JPG" alt="" width="314" height="235" /></a></span></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/dim_cayi_2.JPG" target="_blank"><span style="color: #000000;"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/dim_cayi_2.JPG" alt="" width="314" height="236" /></span></a></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/dim_cayi_3.JPG" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/dim_cayi_3.JPG" alt="" width="314" height="236" /></a></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/dim_cayi_4.jpg" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/dim_cayi_4.jpg" alt="" width="314" height="234" /></a></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;">Örümcek nerede?</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/dim_cayi_5.jpg" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/dim_cayi_5.jpg" alt="" width="314" height="235" /></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Dim Çayı dönüşü saat 21:30&#8242;da buluşmak üzere ekipten ayrılıyor, bir zamanlar Alanya Lisesinin karşısında &#8220;Şık Düğme&#8221; namlı işletmenin bulunduğu mekanda açılmış olan lahmacuncuda bir şeyler yiyoruz. Gece Alanya Kalesi.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/alanya_kalesi_1.JPG" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/alanya_kalesi_1.JPG" alt="" width="314" height="237" /></a></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;">Gece arazisi hazırlıkları</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/alanya_kalesi_2.JPG" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/alanya_kalesi_2.JPG" alt="" width="314" height="235" /></a></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/alanya_kalesi_3.jpg" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/alanya_kalesi_3.jpg" alt="" width="314" height="235" /></a></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;">Kalede hemen her taşın altında mukim<br />
<em>Iurus dufoureius asiaticus</em> Birula, 1903</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/alanya_kalesi_4.jpg" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/alanya_kalesi_4.jpg" alt="" width="314" height="234" /></a></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><em>Segestria sp.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Kaleden Ersen için bir kaç <em>Iurus sp.</em> örneği alıyoruz ve gece yarısını az biraz geçerken onlar otellerine, biz evimize yollanıyoruz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ertesi sabah, Alanya&#8217;nın yaklaşık 15 km. kuzeydoğusunda, Çatak mevkinde bulunan Kadıini mağarasına doğru yola çıkıyoruz. Uzun yıllar önce, mağaranın bulunduğu yere yakın bir yerlerde ailecek piknik yapmıştık. O günden beri bilirim bu mağarayı, adını duyarım. Lakin giriş yapmak bir türlü kısmet olmamıştı. Olamayacaktı da. Zira mağaraya ulaştığımıza, girişin demir parmaklıklarla örtülü olduğunu gördük. Demir kapıya asılı kocaman asma kilit bize dikleniyordu adeta.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/kadiini_1.JPG" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/kadiini_1.JPG" alt="" width="314" height="235" /></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Hayal kırıklığı ile ne yapacağımı düşünürken, bulunduğum noktanın 100 metre aşağısında, çay kenarında balık avlamak amacıyla gezinen çocuklar dikkatimi çekti. Asma kilidin anahtarına giden yol onların iki dudağının arasındaydı, buna emindim. En hınzırını gözüme kestirip meramımı anlatmalıydım. Ve nitekim aynen öyle yaptım.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">10 dakika sonra bir elimde asma kilidin anahtarı, diğerinde pasını bir ihtimal çözebilirsiniz diyen alabalık çiftliği sahibi beyin verdiği silah yağı beton merdivenleri tırmanıyordum. Acaba açılacak mıydı asma kilit? Pas pek mi çetin çıkacaktı? Bu lanet illeti, sigarayı bırakmalıydım.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Anahtar ilk denemenin ardından kırıldı asma kilidin içerisinde. Kıracaktık, başka yolu yoktu. Sırayla başladık çalışmaya. Devreye önce Richard&#8217;ın Victorinox&#8217;unun metal eğesi girdi.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/kadiini_2.JPG" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/kadiini_2.JPG" alt="" width="314" height="418" /></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Olmadı. Direndi asma kilidin çeliği. Ardından sıra <a href="http://www.dogatarihi.net/images/kurban_usta.jpg" target="_blank">Kurban Usta</a> mamulü, çifte su verilmiş çeliği ve kızılcık sopası sapı ile Biyolog çapasına geldi. Önce Altuğ uğraştı, epey. Ben de vurdum bir kaç kez, nafile. Ray aldı eline çapayı.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/kadiini_3.JPG" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/kadiini_3.JPG" alt="" width="314" height="235" /></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Olmadı. Ne yaptıysak asma kilidi kıramadık. Belki bir levye görürdü işimizi ancak dağ başında levyeyi nereden bulacaktık ?</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Mağaranın çevresinde örnekleme yapmak için dağılıp yaklaşık 1 saat süresince çalıştık. Kayaların arasına saklanan bir yaratığı <em>Chaetopelma</em> sandım. Heyecanlandım bir an.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/tatli_su_yengeci.JPG" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/tatli_su_yengeci.JPG" alt="" width="314" height="234" /></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Gerçek yüzünü sonradan gösterdi sevimli dostum bana. Hayvanlar aleminin en bıçkını, en külhanbeyi bir tatlı su yengeci.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Bu sevimli dostu Torosların anaç kayalıklarına emanet edip ekip arkadaşlarıma katıldım. Bize mağaranın anahtarını veren Alabalık çiftliğine gidip balık yedik ve Alanya&#8217;ya doğru yola çıktık.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/kadiini_4.JPG" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/kadiini_4.JPG" alt="" width="314" height="418" /></a></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/kadiini_5.JPG" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/kadiini_5.JPG" alt="" width="314" height="418" /></a></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;">Kadıini Mağarasının bulunduğu muhteşem vadi</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/kadiini_6.JPG" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/kadiini_6.JPG" alt="" width="314" height="234" /></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">İngilizlerle buluşmamızın ardından iki gün geçmişti. Ne bir mağaraya girebilmiş, ne de <em>Chaetopelma</em> görebilmiştik. Bu durum ekipte ister istemez bir huzursuzluğa neden olmuştu. Ancak bu fazla uzun sürmeyecekti&#8230;</span></p>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/excitopelma" target="_self">devamı için&#8230;</a><br />
</span></p>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=araneae&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.dogatarihi.net%2Fbir-orumcegin-pesi-sira%2F&amp;t=Bir+%C3%96r%C3%BCmce%C4%9Fin+Pe%C5%9Fi+S%C4%B1ra+4000+Kilometre', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=1&k=araneae" width="83" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dogatarihi.net/bir-orumcegin-pesi-sira/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karst Araştırma Gurubu</title>
		<link>http://www.dogatarihi.net/karst-arastirma-gurubu/</link>
		<comments>http://www.dogatarihi.net/karst-arastirma-gurubu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2009 23:07:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Boğaç Kunt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğadan Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dogatarihi.net/?p=2617</guid>
		<description><![CDATA[Sevgili Mağaracı Arkadaşlar, Üniversitemizin (Dokuz Eylül Üniversitesi) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi -DAUM- bünyesinde Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Karst Araştırma Gurubu adı altında bir bilimsel araştırma gurubu kurulmuştur. Gurubun çalışma alanları karstik bölgelerde geoteknik problemler, karst ve tektonik, paleosismoloji, yapısal karst jeolojisi ve karstik yeraltı sularının ilişkisi olarak belirlenmiştir. Ayrıca gurup DAUM kuruluş şemasında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Sevgili Mağaracı Arkadaşlar,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Üniversitemizin (Dokuz Eylül Üniversitesi) Deprem  Araştırma ve Uygulama Merkezi  -DAUM- bünyesinde Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi <em>Karst Araştırma Gurubu</em> adı altında bir bilimsel araştırma gurubu kurulmuştur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span id="more-2617"></span>Gurubun çalışma alanları karstik bölgelerde geoteknik problemler, karst ve tektonik, paleosismoloji, yapısal karst jeolojisi ve karstik yeraltı sularının ilişkisi olarak belirlenmiştir. Ayrıca gurup DAUM kuruluş şemasında bulunan deprem arama kurtarma konusunda da profesyonel çalışmalar yürütmektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Gurup akademik gurup ve  uygulama ekibi ile çalışmalarına başlamıştır. DAUM-KAG  sadece bilimsel çerçevede çalışmalarını sürdürürken tüzel kişiliğe sahip ilgili kurumlara her türlü konuda yardım ve desteklerini esirgemeyecektir. DAUM-KAG Akademik gurup  ve uygulama gurubu şu kişilerden oluşmaktadır;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Gürkan Özden, Hasan Sözbilir, Mehmet Utku, Birol Kaya, Özer Akdemir, M.Fatih Büyüktopçu, Oruç Baykara, Aykut Bayraktar, Joseph Scott Oliphant, Hakan Durmuş, H. Utku Çakır, Ş. Ferhat Yüzgül.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Hepinize İyi Çalışmalar</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">M. Fatih Büyüktopçu DAUM-KAG</span></p>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=araneae&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.dogatarihi.net%2Fkarst-arastirma-gurubu%2F&amp;t=Karst+Ara%C5%9Ft%C4%B1rma+Gurubu', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=1&k=araneae" width="83" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dogatarihi.net/karst-arastirma-gurubu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İ.Ü.F.F. Biyoloji Dergisi</title>
		<link>http://www.dogatarihi.net/iuff-biyoloji-dergisi/</link>
		<comments>http://www.dogatarihi.net/iuff-biyoloji-dergisi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2009 22:49:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Boğaç Kunt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dogatarihi.net/?p=2595</guid>
		<description><![CDATA[Ersen arkadaş ile yaklaşık bir yıl evvel kaleme alıp, sonrasında unuttuğumuz Türkçe bir makalemizi yollayacak dergi ararken rastladım bu habere internette. Bir dönemlerin; sadece Türkiye için değil, Dünya için efsane bilimsel dergilerinden olan &#8220;İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Dergisi-IUFS Journal of Biology&#8221; 2008 yılında yeniden yayınlanmaya başlamış. Allahım nasıl sevindim. Kosswig&#8217;lerin, Verhoeff&#8217;lerin, Strouhal&#8217;ların ve daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><img class="alignnone" title="İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Dergisi" src="http://www.dogatarihi.net/images/istanbul_universitesi_fen_Fakultesi_dergisi.jpg" alt="" width="199" height="282" /></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ersen arkadaş ile yaklaşık bir yıl evvel kaleme alıp, sonrasında unuttuğumuz Türkçe bir makalemizi yollayacak dergi ararken rastladım bu habere internette. Bir dönemlerin; sadece Türkiye için değil, Dünya için <strong>efsane</strong> bilimsel dergilerinden olan &#8220;İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Dergisi-IUFS Journal of Biology&#8221; 2008 yılında yeniden yayınlanmaya başlamış.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span id="more-2595"></span>Allahım nasıl sevindim. Kosswig&#8217;lerin, Verhoeff&#8217;lerin, Strouhal&#8217;ların ve daha bir çok devin makalelerinin yer aldığı;  Türkiye faunasına ait onlarca yeni türün ilk kez tanımlandığı dergi, o günlerdeki popüler adı ile &#8220;Revue de la Faculté des Sciences de l’Université d’Istanbul&#8221;.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Derginin editörlüğünü; <em>Prof. Dr. Ayşın Çotuk</em> hocahanım yapıyormuş. Ona ve ekibine bu cesur ve vefa dolu girişimlerinden ötürü minnet ve teşekkürlerimi sunuyor, kolaylıklar diliyorum. Kurucusu olduğu Türk Zoolojisinin üzerine ölü toprağı serpildiği bir dönemde, herhalde merhum <em>Kosswig </em>cennetteki mekanında derin bir &#8220;oh&#8221; çekmiştir bu girişimle.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Velhasılı kelam&#8230; <a href="http://www.istanbul.edu.tr/ffdbiyo/index.html" target="_blank">Dergiyi</a> desteklemek namus borcumuzdur.</span></p>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=araneae&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.dogatarihi.net%2Fiuff-biyoloji-dergisi%2F&amp;t=%C4%B0.%C3%9C.F.F.+Biyoloji+Dergisi', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=1&k=araneae" width="83" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dogatarihi.net/iuff-biyoloji-dergisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cemal Yıldırım&#8217;ı Kaybettik</title>
		<link>http://www.dogatarihi.net/cemal-yildirimi-kaybettik/</link>
		<comments>http://www.dogatarihi.net/cemal-yildirimi-kaybettik/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Mar 2009 21:06:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Boğaç Kunt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğa Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dogatarihi.net/?p=2583</guid>
		<description><![CDATA[Prof. Dr. Cemal Yıldırım &#8220;Evrim Kuramı ve Bağnazlık&#8221;, &#8220;Bilimsel Düşünme Yöntemleri&#8221;, &#8220;Mantık&#8221;, &#8220;Bilim Tarihi&#8221; ve &#8220;Bilim Felsefesi&#8221;  adlı eserlerin sahibi Cemal Yıldırım hocayı, 84 yaşında kaybettik. Hocanın cenazesi 23 Mart Pazartesi günü Altınoluk’ta defnedilecek.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.dogatarihi.net/images/cemal_yildirim.jpg" alt="" width="154" height="168" /></p>
<h4 style="text-align: center;"><span style="color: #000000;">Prof. Dr. Cemal Yıldırım</span></h4>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">&#8220;Evrim Kuramı ve Bağnazlık&#8221;, &#8220;Bilimsel Düşünme Yöntemleri&#8221;, &#8220;Mantık&#8221;, &#8220;Bilim Tarihi&#8221; ve &#8220;Bilim Felsefesi&#8221;  adlı eserlerin sahibi Cemal Yıldırım hocayı, 84 yaşında kaybettik. Hocanın cenazesi 23 Mart Pazartesi günü Altınoluk’ta defnedilecek.</span></p>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=araneae&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.dogatarihi.net%2Fcemal-yildirimi-kaybettik%2F&amp;t=Cemal+Y%C4%B1ld%C4%B1r%C4%B1m%26%238217%3B%C4%B1+Kaybettik', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=1&k=araneae" width="83" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dogatarihi.net/cemal-yildirimi-kaybettik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Biyolog Tanımı</title>
		<link>http://www.dogatarihi.net/biyolog-tanimi/</link>
		<comments>http://www.dogatarihi.net/biyolog-tanimi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Nov 2008 08:46:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Boğaç Kunt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Biyolog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dogatarihi.net/?p=1876</guid>
		<description><![CDATA[Biyolog Nedir? Geçtiğimiz günlerde &#8220;Biyolog Nedir?&#8221; başlıklı bir derleme yayınlamıştım. Yazıyı okuyanlar hatırlarlar, Biyolog Nedir? sorusuna istinaden kah çeşit çeşit ahkamlar kesilmiş, kah farklı farklı tanımlar ortaya atılmıştı. Oysa Türkiye Biyologlar Derneği, Ankara Şubesi Başkanı Prof. Dr. Nuri Yiğit, Biyolog Nedir? sorusunun cevabını bence son derece akılcı, mantıklı ve pratik bir şekilde vermiş. Yiğit&#8217;e göre [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><img class="alignnone" title="Biyolog" src="http://www.dogatarihi.net/images/biyolog_nedir.gif" alt="" width="185" height="121" /></span></p>
<h4 style="text-align: center;"><span style="color: #000000;">Biyolog Nedir?</span></h4>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Geçtiğimiz günlerde &#8220;Biyolog Nedir?&#8221; başlıklı bir derleme <a href="http://www.dogatarihi.net/biyolog-nedir/" target="_blank">yayınlamıştım</a>. Yazıyı okuyanlar hatırlarlar, Biyolog Nedir? sorusuna istinaden kah çeşit çeşit ahkamlar kesilmiş, kah farklı farklı tanımlar ortaya atılmıştı. Oysa Türkiye Biyologlar Derneği, Ankara Şubesi Başkanı Prof. Dr. Nuri Yiğit, Biyolog Nedir? sorusunun cevabını bence son derece akılcı, mantıklı ve pratik bir şekilde vermiş.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span id="more-1876"></span>Yiğit&#8217;e göre Biyolog; üniversitelerin Biyoloji, Biyoteknoloji, Botanik, Deniz Biyolojisi, Ekoloji, Entomoloji, Hidrobiyoloji, Genetik, Limnoloji, Moleküler Biyoloji,  Moleküler Genetik, Yaban hayatı biyologluğu, Zooloji gibi Bölümleri’nden veya Biyoloji’nin alt dalları ile ilgili bölümlerden farklı ünvanlara sahip olarak mezun olmuş, canlılar ve ekosistemler üzerine laboratuvar veya doğal ortamında; araştırma, inceleme, analiz, üretim, kontrol ve doğa yönetimi yapmaya ve rapor düzenlemeye yetkili kişidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><strong>Not:</strong> Hoca tanımının sonuna derneğin e-posta adresini vererek <span style="color: #0000ff;">info {süslü a} biyologlardernegi.com</span>, görüş ve eleştirilerimizi beklediğine dair vurgu yapmış.</span></p>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=araneae&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.dogatarihi.net%2Fbiyolog-tanimi%2F&amp;t=Biyolog+Tan%C4%B1m%C4%B1', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=1&k=araneae" width="83" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dogatarihi.net/biyolog-tanimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nature</title>
		<link>http://www.dogatarihi.net/nature/</link>
		<comments>http://www.dogatarihi.net/nature/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 Nov 2008 14:48:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Boğaç Kunt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğa Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dogatarihi.net/?p=1675</guid>
		<description><![CDATA[Nature Dünya&#8217;nın en prestijli bilim dergilerinden olan Nature, bugün 139 yaşına bastı. Yayın hayatına 4 Kasım 1869&#8242;da, Sir Norman Lockyer&#8217;ın editörlüğünde başlayan Nature ın ilk sayı içeriğinde; astronomi, güve kelebekleri, okullardaki bilim eğitimi, 16 Eylül 1869&#8242;da Londra&#8217;da ölen meşhur İskoçyalı kimyager Thomas Graham&#8217;e ait anma yazısı ve bazı paleontolojik makaleler yer alıyordu. Nature dergisi geçen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/nature.jpg" target="_blank"><img class="aligncenter" title="Nature" src="http://www.dogatarihi.net/images/nature_kucuk.jpg" alt="" width="215" height="314" /></a></span></p>
<h4 style="text-align: center;"><span style="color: #000000;">Nature</span></h4>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Dünya&#8217;nın en prestijli bilim dergilerinden olan Nature, bugün 139 yaşına bastı. Yayın hayatına 4 Kasım 1869&#8242;da, Sir Norman Lockyer&#8217;ın editörlüğünde başlayan <em>Nature</em> ın ilk sayı içeriğinde; astronomi, güve kelebekleri, okullardaki bilim eğitimi, 16 Eylül 1869&#8242;da Londra&#8217;da ölen meşhur İskoçyalı kimyager Thomas Graham&#8217;e ait anma yazısı ve bazı paleontolojik makaleler yer alıyordu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span id="more-1675"></span><span style="color: #000000;"><em>Nature</em> dergisi geçen 139 sene içerisinde bir çok önemli makaleyi yayınlayarak, </span><span style="color: #000000;">bilimsel </span><span style="color: #000000;">gelişmeleri insanlığa duyurdu. Bunların en önemlilerinden bir tanesi de; 1953&#8242;de Watson ve Crick tarafından kaleme alınan ve DNA&#8217;nın yapısının açıklandığı &#8220;A Structure For Deoxyribose Nucleic Acid&#8221; adlı makaleydi.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><img class="alignnone" title="A Structure For Deoxyribose Nucleic Acid" src="http://www.dogatarihi.net/images/dna_nature.jpg" alt="" width="314" height="126" /></span></p>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=araneae&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.dogatarihi.net%2Fnature%2F&amp;t=Nature', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=1&k=araneae" width="83" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dogatarihi.net/nature/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi</title>
		<link>http://www.dogatarihi.net/ankara-universitesi-fen-fakultesi/</link>
		<comments>http://www.dogatarihi.net/ankara-universitesi-fen-fakultesi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Nov 2008 00:24:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Boğaç Kunt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğa Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dogatarihi.net/?p=1641</guid>
		<description><![CDATA[Ankara Üniversitesi&#8217;nin kronolojik olarak üçüncü fakültesi, 17 Eylül 1943 yılında Büyük Millet Meclisince kabul olunan 4492 sayılı kanunla kurulan ve aynı yılın Kasım ayının 8 inci günü Gazi Eğitim Ensti­tüsü binasında açılan Fen Fakültesidir. Dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü&#8217;nün de katıldığı açılış töreninde, Türkiye&#8217;nin efsane Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel tarafından yapılan açılış konuşması metninin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><img class="alignnone" title="Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi" src="http://www.dogatarihi.net/images/auff.jpg" alt="" width="112" height="112" /></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ankara Üniversitesi&#8217;nin kronolojik olarak üçüncü fakültesi, 17 Eylül 1943 yılında Büyük Millet Meclisince kabul olunan 4492 sayılı kanunla kurulan ve aynı yılın Kasım ayının 8 inci günü Gazi Eğitim Ensti­tüsü binasında açılan Fen Fakültesidir. Dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü&#8217;nün de katıldığı açılış töreninde, Türkiye&#8217;nin efsane Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel tarafından yapılan açılış konuşması metninin bir kısmına ulaştım. Aşağıda paylaşmak isterim&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span id="more-1641"></span>Cumhuriye­tin 21 inci yılını yaşamaya başladığımız bu günlerde Ankara Üniver­sitesinin Fen Fakültesini huzurunuzda açmakla bahtiyarım. İnkilâbın memlekette kurduğu diğer yüksek öğrenim kurumları gibi bu da, yeni Türk cemiyetinin vardığı seviyenin icabı olarak doğmak­tadır. Hukuk alanındaki devrim Ankara Hukuk Fakültesini, Dil ve Tarih alanındaki millî görüş, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesini do­ğurmuştur. 20 yıldan beri fen ve teknik alanındaki ilerlemeler de günlük hayatmızda ve medeniyet seviyemizde esaslı değişikliklere ve yükselmelere yol açmıştır. Halkımız ve aydınlarımız eski yaşama vasıtalarını bırakıp yeni medeniyet araçlarına düşkünleşmeğe başla­mıştır. Nitekim içinde bulunduğumuz büyük harbin kullandığı ateşli ve makineli silâhlar memleket müdafaasının da fenne ve tekniğe dayanması zaruretini bütün yurda şiddetle hissettirmiştir. İşte bugün açmakta bulunduğumuz Fen Fakültesi, duyulan bu ihtiyaçların ve ilerliyen bu anlayışın verimidir.</span></p>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #000000;">Hasan Âli Yücel</span></p>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=araneae&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.dogatarihi.net%2Fankara-universitesi-fen-fakultesi%2F&amp;t=Ankara+%C3%9Cniversitesi+Fen+Fak%C3%BCltesi', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=1&k=araneae" width="83" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dogatarihi.net/ankara-universitesi-fen-fakultesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

