Sulak Alan Yönetim Planları Ve Katılımcı Yaklaşım

Sulak Alan Yönetim Planları, sulak alanların akılcı kullanımını sağlamak üzere koruma, kullanma, araştırma, izleme ve denetim gibi etkinliklerin ve tedbirlerin tümünü bütüncül bir yaklaşımla tanımlayan planlardır. Sürdürülebilir nitelikli olması istenen bu yönetim planları, ekosistem kapsamında tüm elemanların (su kaynakları, flora, fauna vb.) bağlı bulundukları ortamlarda, sistemin işleyisini etkileyecek değişiklikler yaratmadan ama günümüzün ve geleceğin gereksinimlerini de karşılayacak bir prensip ile yönetilmesi esasını içermektedir.

Buna karşılık günümüzde, Türkiye’nin su kaynakları ve sulak alanları üzerinde pek çok kamu kurum ve kurulusunun bağlayıcı yönetmelikleri bulunmaktadır. Örneğin 14 farklı kurumun herbirinin yönetmeliği, bir göl alanı için uygulanılmaya çalışılmaktadır. Bu durum sulak alanların kullanımında ve yönetiminde çeşitli sorunlar ve bazen de zaafiyetler yaratmaktadır. Bu nedenle öncelikle, ulusal su kaynaklarının hukuki yapısında ya da bir başka deyişle ilgili kurum ve kurulusların bu konudaki vazifelerini gösteren yasalarda bir revizyona ihtiyaç bulunmaktadır. Diğer taraftan toprak ve su kaynakları yönetimi konusunda gerek karar verme ve gerekse araştırma amaçlı görevler üstlenen kurum ve kuruluşlar, yerel yönetimler ve üniversiteler bir araya gelerek mutlaka havza bazında bir su ve toprak yönetimi için ortak çalışma ilkelerini belirlemeleri gerekmektedir. Aynı zamanda bu organizasyon kapsamında yerel halkın ve sivil toplum kuruluslarının da, sulak alan ve havza yönetim sürecine dahil edilerek toprak ve su kaynaklarını sahiplenmeleri sağlanmalıdır.

Kaynak: Altunbaş, S. 2008. Sulak Alan Yönetim Planlarında Katılımcı Yaklaşımın Sağlanması (Eğirdir Gölü Yönetim Planlamsı Örneği). VIII. Ulusal Ekoloji ve Çevre Kongresi. 20-23 Ekim 2008 Girne/KKTC.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir