Prof. Dr. Alper Demirbaş

Prof. Dr. Alper Demirbaş

Yıllar evvel Antalya’da medikal bir firmada çalışıyorum. Cep telefonum çalışıyor. Telefonun diğer ucundaki ses kaygılı, telaşlı.

“İyi günler. Ben Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesinden arıyorum. Dr. Alper Demirbaş

“Buyrun Hocam”

“Firmanız Bıçakcıların Antalya bayisi, değil mi?”

“Evet”

“Peki elinizde kan transfüzyon seti (geçmiş zaman; buna benzer bir şeydi) var mı?”

“Elimizde yok hocam ama arzu ederseniz yarına gelir”

“Yarın sabaha kesin gelir mi? Ameliyatım var çok önemli”

“Gelir hocam. Hemen sipariş veriyorum”

Hocanın istediği malzemeyi hemen sipariş etmiş; ertesi sabah da kendi ellerimle teslim etmiştim asistanına. Fakat geçen bu süre zarfında hoca en az dört beş kez daha aramış ve bizzat takip etmişti siparişin durumunu. Hatırladığım kadarıyla her an gülen yüzü, beyefendi kişiliği ve mesleğine duyduğu saygı her halinden belli olan istisnai bir hekimdi, Dr. Alper Demirbaş.

Onun hekim kişiliğini ve Türk Tıbbına kazandırdıklarını Tercüman gazetesinden sayın Çetin Yetkin, bir köşe yazısında şöyle dile getirmiş.

Prof. Dr. Alper Demirbaş, 40 yaşında profesör olmuş bir bilim adamı. Şu anda 44 yaşında. Prof. Dr. Demirbaş, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra aynı fakültede genel cerrahi uzmanı oldu. ABD’de Miami Üniversitesi’nde organ nakli ihtisası yaptı. Bunu izleyen yıllarda İngiltere’de Cambridge Üniversitesi’nde ve Japonya’da Kyoto Üniversitesi’nde organ nakli üzerine çalışmalarını sürdürdü. Hemen belirteyim ki, bu üç üniversite de organ nakli konusunda dünyanın en önemli merkezleri.
Türkiye’de çeşitli dernekler tarafından tam 12 kere “Yılın Tıp Adamı” seçildi. Son olarak da bu yıl Böbrek Hastaları Dernekleri Topluluğu tarafından yine “Yılın Tıp Adamı” olarak ödüllendirildi. Bu dernekler topluluğu hastaların kurduğu bir dernek. Başka bir deyişle, böbrek hastaları hekimlerine minnettarlıklarını böyle belirtmiş bulunuyorlar. 2000-2004 yılları arasında Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Ünitesi başkanlığı görevinde bulundu.
2004-2008 yılları arasında da Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi müdürlüğü yaptı. Prof. Dr. Alper Demirbaş, Akdeniz Üniversitesi’nde ilk karaciğer naklini gerçekleştirdi. Türkiye’de ilk defa böbrek-pankreas nakli programını başlattı. Doku uyumsuz böbrek nakli programını İLK başlatan yine Prof. Dr.  Alper Demirbaş oldu. Kan gurubu uyumsuz böbrek nakli programını ilk defa başlatan da bu genç profesör.
Müdürlüğünü yaptığı Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi, geçtiğimiz yıl ABD de dahil olmak üzere tüm dünyada en çok başarılı böbrek nakli yapan merkez oldu. Akdeniz Üniversitesi’nde 2000 yılından bu yana 1800 (bin sekiz yüz) böbrek-pankreas, karaciğer nakli ameliyatı yaptı. Her yıl bir önceki yıldan daha çok organ nakli ameliyatı gerçekleştirdi. Almanya, Hollanda, Kanada başta olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerinden hastalar Prof. Dr. Alper Demirbaş ın müdürlüğünü yaptığı organ nakli merkezinde ameliyat olmak üzere Antalya’ya geldi.
Yurt dışında en son çalıştığı ABD’de kalsaydı yıllık alacağı ücret 200.000 (iki yüz bin) Amerikan doları olacaktı ama ülkesinde hizmet vermeyi yeğledi.
Prof. Dr. Alper Demirbaş, gerçekten özverili bir hekim. Öylesine ki tam üç defa, kanamalı hastalara uygun kan bulunamadığı için, kendi kanını bu hastalara vererek ameliyatlarını yaptı ve onları sağlıklarına kavuşturdu. Kendisine hem kan vermek ve hem de aynı hastanın aynı anda ameliyatını yapmak zor olmadı mı diye sorduğumda, “Tabii güç. Ama beni asıl işin psikolojik yönü sarstı, bir yandan ameliyatı yaparken, aynı anda insanın kendi kanının hastaya verildiğini görmek çok şok edici bir şey…” diyecekti. O, dünyaca tanınan ve takdir edilen bir hekim, bir bilim adamı.

Geçenlerde Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi’nin Müdürlüğünden yeni Rektör Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe’nin isteği üzerine istifa eden Prof. Dr. Alper Demirbaş hoca duyduğum kadarıyla Akdeniz Üniversitesi öğretim üyeliğinden de istifa etmiş.

Hoca aç-işsiz kalmaz. Onu ve ekibini kapan çok olur. Belki gideceği yerde çok daha iyi şartlarda ve modern teçhizatlarla bile çalışır. Ama ya Akdeniz Üniversitesi? Bir daha onun gibisini bulabilir mi? Peki ya Türkiye? Hocanın müstakbel öğrencileri?

Sevinin sayın Kurtcebe. Vatana hizmet ettiniz.

Not: Hocanın ağ sitesine erişim için lütfen tıklayınız.