Pippa Bacca'yı Koruyamadık

Pippa Bacca

Pippa Bacca

Az evvel bir e-posta düştü gelen kutuma; “Pippa’yı Koruyamadık”. E-postayı gönderen, çeşitli sivil toplum kuruluşları tarafından oluşturulmuş, bağımsız sanatçılar ve sanat çalışanları adlı bir birlik.

E-postanın içeriği şöyle;

Pippa’yi Koruyamadik
Bagimsiz sanatcilar ve sanat calisanlarinin bildirisi

Italyan sanatci Pippa Bacca ve Silvia Moro, insan haklarinin kendilerine verdigi ozgur ifade hakkini ve dunya sanatinin bugun geldigi asamada kendisine verdigi gucu kullanarak dunyanin ve ozellikle bolgemizin icinde bulundugu surekli savas durumuna karsi ozel olarak dikilmis ve barisi simgeleyen beyaz bir gelinlikle mesakkatli bir yuruyus gerceklestirmek uzere Italya’dan yola ciktilar. Balkanlarin bircok ulkesine ugrayarak mesajlarini yollarda insanlara ilettiler ve Turkiye’ye girdiler. Istanbul sanat ortami onlari karsiladi ve gereken ilgiyi gostererek Israil’e kadar surecek zorlu ve riskli yolculuklarinin basladigi Anadolu’ya ugurladi. Silvia Moro bu yolculugu tamamlayarak israil’e vardi; ancak Pippa Bacca bu yolu tamamlayamadi.
Biz sanat ortami olarak bu olaya iki yonden bakiyoruz: Turkiye’de gunumuze ozgu, duzeni elestiren sanat eylemi yapmak buyuk bir gerekliliktir; cunku insanlarimizin zihinsel ve ruhsal dunyasi guncel siyasete, siyasetcilerin kendi cikarlari dogrultusunda surdurdukleri kisir ve kisitlayici soylemlere kilitlenmistir. Sanat eylemi insanlara dusunme, yorumlama ve elestirme kapilarini acmaktadir. Bu baglamda gunumuze ozgu sanat uretiminin ve eylemlerinin devlet ve yerel yonetimler tarafindan her yonden desteklenmesi gerekmektedir. Ulkemizde konuk olan sanatci Pippa Bacca’nin oldurulmesi olayinin gundemde tutulmasi gerekmektedir.
Pippa Bacca bir kadin sanatcidir. Ve biz bir gercekle yuzyuzeyiz. Turkiye’de her gun kadinlar erkekler tarafindan oldurulmektedir. Bu kadinlari yok etme kararliliginin arkasindaki ilkel erkek egemen duzenin karanligi ulkenin uzerine cokmustur. Pippa Bacca bu sapkinligin son kurbanlarindan birisidir. Sanat ortami derin bir uzuntu ve infial icindedir. Bu olayi unutturmayacagiz ve gereken eylemlerimizi surdurecegiz. Pippa Bacca’nin ailesine bassagligi diliyoruz. Uluslararasi sanat ortamindan Pippa’yi koruyamadigimiz icin ozur diliyoruz.

Imzacilar: ……..

Doğru ne yazık ki biz Pippa Bacca’yı koruyamadık. Ne idüğü belirsiz bir yaratığın hasta, kapkara ruhu çörekleniverdi beyaz gelinlikli bu meleğin üzerine. Bu bizim ayıbımızdır. Utancımızdır… Belki sivrizekanın birisi çıkıp diyecektir; “yav kunt, ne işi vardı? ne ayıbı? ne utancı?” diye. Ona söyleyeceğim şu olacaktır; Pippa misafirimizdi… Anadolu topraklarına ayağını bastığı an artık misafirimizdi ve biz misafirimizi ağırlayamadık. Türk bu durumdan utanır, utanmalıdır. Hasılı ben ayıbımı biliyorum.

Şimdi gelelim yukarıdaki bildiriye. Amel elbette güzel ve taktir edilesi ancak burada beni rahatsız eden bir şey var. Yazı içerisinde tam 4 kere sanat ortamı ibaresi kullanılmış. Bu bana çok soğuk geldi. Sanat ortamı. Yani farklı ve ayrı bir ortam. İzole… Son cümlelerinde de; “Uluslararasi sanat ortamindan Pippa’yi koruyamadigimiz icin ozur diliyoruz” demişler. Oysa Pippa, sanatçı olarak insanlık ve Dünya’nın güzel bir evladıydı. Sadece sanat ortamının değil.

Bir kara haber de verdi bu akşam radyo:
Iren Jolio Küri ölmüş.
Daha gençti.
Yıllar var
bir kitap okudumdu
ölenin anası üstüne yazılmış.
Bir yerinde iki kız çocuğundan bahseder,
-satırlar gözümün önüne geldi-
sarışın iki Yunan heykeli gibi, der.
Işte bu çocuklardan biri öldü.
Bilmem ki nasıl anlatsam,
büyük bilgin, büyük adam,
ama şimdi lösemiden ölen
o sarışın kız çocuğu da.
Bu ölüm bana çok dokundu.
Iren Jolio Küri için
ağladım bu akşam.
Ne tuhaf.
Iren, deselerdi, Iren,
öldüğün zaman,
deselerdi
Istanbullu bir kadın,
hem de hiç tanımadığın,
ağlayacak arkandan,
deselerdi,
şaşardı.
Kocası geldi aklıma,
bir mektup yazsam,
başsağlığı dilesem
diye düşündüm.
Adresini bilmiyorum ama.
Paris, Frederik Jolio Küri, desem,
gider miydi?
Bir de Fıransız yazarı öldü,
gazetede okudum.
Adını bile duymamışsındır.
Çok ihtiyardı zaten,
Üstelik de egoist,
sinik,
cenabet herifin biri.
Her şeyle alay etmiş ömrü boyunca,
hiçbir şeyi, hiç kimseyi sevmemiş,
bir köpeklerle kedileri,
ama yalnız kendininkileri.
Mülakat vermiş ölmeden birkaç gün önce,
ölümü alaya alıyor aklınca,
ama belli dehşetli de korkuyor.
Resmi de var,
büyük annemizi erkek yap,
tepesine bir takke koy,
işte herif.
Korkunç bir yalnızlık içinde
sıska bir ihtiyar.
Ona da acıdım.
Belki büyük annemize benzediğinden,
belki de yalnızlığına.
Acıdım,
ama aynı acıma değil elbet,
acıyorsun Iren Küri’ye,
çocuklarını düşünüyorsun, kocasını,
ama daha çok dünyaya acıyorsun
büyük bir insan öldü diye.

Nazım, 1956

“Pippa Bacca'yı Koruyamadık” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir