Ormanı Ormancılardan Kim Koruyacak?

Uzun yıllar evvel; ilkokul öğrencisi olduğum o güzel yıllarda, ailecek Dimçayına giderdik. Annem, babam ve ben. Alanya o günlerde bir yeryüzü cenneti, Dimçayı ise Kevser havuzuydu sevgili Alanya’mın.

Babamın hippilik yıllarından kalma bir çadırı vardı. Lacivert. Her bir yanı delik, bozuk fermuarından dolayı kapısı asla kapanmayan. Ailecek sokulurduk içerisine; gece cır cır böcekleri, gürüldeyen su sesi, kimi zaman uzak çakal ulumalarıyla bastırırken, anneciğimin yürek sesi ninnilerin en güzeli oluverirdi. Uyurdum.

Gündüzleri babamı izlerdim bazen, Torosların doruklarını süzerdi uzun uzun… “Yağmur yağıyor tepelere” derdi. Saatler sonra, babamın yağmur tespitini doğrularcasına Dimçayının suyu hafiften bulanır, sonra geçerdi kendiliğinden.

Aradan yıllar geçti. Ben büyüdüm, Alanya büyüdü. Üniversiteye başladım. İkinci sınıfın yaz tatili, sevgili Murat’la birlikte (Doç. Dr. Murat Bilecenoğlu), yine aynı çadır, Dimçayındayız.

Kampın kaçıncı günü hatırlamıyorum, dağların dorukları bulutlandı birdenbire, karardı Toroslar. Murat’a; “Yağmur yağıyor tepelere” dedim bilgiç bir eda ile. Bir süre sonra Dimçayının berrak suları bulandı, bulandı, bulandı. Çamur akmaya başladı. Ters giden bir şeyler vardı. Anlamamıştım. Suyun eski berrak halini alması ertesi günü bulmuştu.

Ankara’ya döndüğüm zaman, çok yadırgadığım bu hadiseyi Prof. Dr. Yıldırım Akman hocamıza anlatmış ve yorumunu beklemiştim. Şöyle demişti hoca; “O bölgenin geneli eskiden yaprak döken ağaçlarla kaplıydı, istihsal için doğal orman yapısını bozup iğne yapraklı ektiler. Çam asil ağaçtır, biteceği yeri bilir. Ancak ormanı suyu tutmaz. Suların böyle erken bulanmasına neden budur…”

Mesleki deneyimlerimden ötürü Orman idaresinin işleyiş mekanizmasını, teşkilat yapısını, hatalarını, günahlarını çok iyi biliyorum. Ormancılığımızın, Milli Parklarımızın, Yaban hayatımızın içler acısı durumu hemen her biyoloğun malumudur. Burada son orman yangınlarına da değinmek istemiyorum. Zira yanan ormanlarla beraber, benim de yüreğim kavruldu. Bittim… Ancak bir haber paylaşmak istiyorum Ormancılarla ilgili. Buyrun…

Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, MHP Mersin Milletvekili Behiç Çelik’in, ‘Kültür ve Turizm Müdürü Osman Murat Süslü ve Orman Bölge Müdürü İbrahim Aydın’ın acil durum helikopteri ile Muğla’nın Ula İlçesi’ne bağlı Arıcılar Köyü muhtarının verdiği kahvaltı’ya katılmasıyla ilgili soru önergesine ilginç bir yanıt verdi.

Bakan Eroğlu ise verdiği yanıtta bakanlığı bünyesinde bulunan helikopterlerin yangın sezonu başında yangına hassas bölge müdürlüklerine gönderildiğini ve tehlike arz eden yangınları söndürme çalışmalarında havadan koordinasyonu sağladığını belirtti.

Bakanlığı bünyesinde bu amaçla 6 helikopter bulunduğunu ifade eden Eroğlu, helikopterlerin mülkiyetinin Orman Genel Müdürlüğü’ne ait olduğunu söyledi. Bu helikopterlerden 3’ünün Ankara’da bulunduğu ve üst düzey yöneticilerin, tehlike arz eden ve büyüme eğiliminde olan yangınlarda yangın yönetiminin ve organizasyonunun sağlanması amacıyla yangın mahalline intikali sağladığını kaydeden Eroğlu, Çelik’in, orman yangınlarında kullanılan helikopterle tanıtım kahvaltısına katılması konusunda işlem yapılıp yapılmayacağına ilişkin sorusuna ise şu karşılığı verdi: “Orman bölge müdürleri, görev alanlarında bulunan ormanların korunması, geliştirilmesi, işletilmesi ve yönetiminden sorumlu olmalarının yanı sıra çıkması muhtemel orman yangınlarının söndürülmesinden de sorumlu yangın amiri konumundadırlar. Yangın çıkma riskinin yüksek olduğu dönemlerde yangına erken müdahalenin önemi çok büyüktür. İdaremize ait bu tip helikopterler, iki veya dört kişilik olup yangın amirlerinin yangına bir an evvel ulaşması ve yangını yönetmesi gayesiyle, yangına hassas ve karayoluyla ulaşımının uzun zaman aldığı bölge müdürlüklerinde konuşlandırılmıştır. Bölge müdürleri bu helikopterleri orman yangınlarıyla mücadele dışındaki diğer ormancılık faaliyetlerinde de kullanmaktadırlar.”

Kaynak

Bu haber üzerine bir kez daha düşünmeden edemedim. Ormanı ormancılar koruyor iyide, ormanı ormancılardan kim koruyacak?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir