Orman Ve Su İlişkisi

Türkiye’de orman ekosistemlerine düşen yağış suyunun (175 milyar m³) ormana ve buradan alt havzalara doğru seyri ormanın bulunduğu yerdeki iklim özellikleri, topoğrafik yapı, vejetasyon, toprak, ve arazi kullanım tiplerine göre değişik karakterler gösterir. Ormana düşen yağış suyunun ortalama olarak; % 15’inin yağış anında orman örtüsü ve toprak yüzeyinde tutularak tekrar buharlaştığını, %30’unun toprak içinde seyri esnasında bitki kökleri tarafından emilerek tekrar yaprakları ile buharlaştırdığını, geri kalan %55’inin ise bir kısmı toprak içinden hareketle toprak suyunu ve yer altı sularını, yüzeysel akışla da yerüstü su kaynaklarını beslediğini söylenebilir.

Orman topraklarının organik madde açısından zengin olması, bitki köklerinin çürümesi, solucan gibi toprak hayvanlarının yolları ile oluşan delikler, borucuklar ve uzun zaman içinde oluşan özgün orman toprağı mimarisi yağışları toprağa sızdırarak(sızıntı suyu) yüzeysel akışı engellemekte bunları sızıntı suyu halinde kaynaklara ve akarsulara ulaştırmaktadır. Alternatif arazi kullanımlarına göre sızıntı suyunun hızı orman topraklarında en iyidir. Eğer orman ekosistemi tahrip olmamış ve sağlıklı ise havzanın üst kısımlarından aşağı doğru toprak içi ve toprak üstünden inen suyun debisi ormansız haldeki duruma göre daha az fakat akış süresi daha uzun olur, bunun yanında orman ekosisteminin içindeki ve daha aşağı havza kısımlarındaki tüm canlılar için su kalitesi daha yüksek olur. Orman ekosistemi bozulur ve ağaçlar çok azalırsa toprak üstü su akışı miktar ve hız olarak artarak toprak erozyonu sonucu toprak kayıplarına, sel vb. afetlere neden olur, tatlı su kaynaklarının ömrü kısa ve su kalitesi iyi olmaz, kurak mevsimlerden evvel en alt havzalara ve denize hızla akan sular dolayısıyla kurak mevsimde dereler kurur, nehirlerde akan su azalır ve susuzluk süreci erken başlar. Bu nedenle hidrolojik fonksiyon bakımından önem arz eden havzalardaki çeşitli arazi kullanım sınıflarının (tarım, orman, mera, çayırlıklar ile iskan, sanayi ve yol tesisleri vb. alanlar) hidrolojik bakımdan analizlerinin yapılması ile çevresel etkilerinin tespiti gerekir.

Ormanların Hidrolojik Fonksiyonunu, orman ekosistemlerine düşen yağışlardan oluşan suyun; toprağa, akarsu, tatlı su gölü, gölet, baraj vb. kaynaklara uygun kalite ve kantitede sürekli bir şekilde ulaşmasının sağlanması olarak ifade edebiliriz.

Bugüne kadar Türkiye’nin bazı kısımlarında sel-taşkınlar ve toprak erozyonu, bazı kısımlarında da çölleşme etkisi ve kuraklık görülmüştür, ve ayrıca küresel iklim değişikliğinin de bu olumsuzlukları arttıracağı beklenmektedir. Bu nedenle, Türkiye su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimine katkı sağlamak için hidrolojik fonksiyonu daha fazla dikkate alan orman amenajman planlama ve uygulama tekniklerini geliştirmek gerekmektedir.

Su kaynakları yönetiminde başarıya ulaşmak için su çevrim sisteminin ve onu etkileyen faktörlerin bütünsel yaklaşımla ortaya konulması gerekmektedir. Verimlilik ve sürdürülebilirlik için sadece su kaynağının sistem içindeki yeri değil, su-toprak-bitki üçgeni içindeki tüm ilişkilerin bütün olarak incelenmesi gereklidir. Yönetim aşamasında su kaynak yönetim birimi olarak havzalar ele alınmalıdır.

Kaynak: Küresel ısınmanın etkileri ve Su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi konusunda kurulan (10/1,4,5,7,9,10,11,13,14,15,16,17) Esas numaralı Meclis araştırması komisyonu  raporu (Nisan, 2008).

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir