Prof. Dr. Mithat Ali Tolunay

Zooloji Ordinaryüsü ve Ankara Üniversitesi Zooloji Enstitüsü Yöneticisi Prof. Dr. Mithat Ali Tolunay kan dolaşımı yetmezliği sonucu 19 Haziran 1962 tarihinde aniden vefat etti.

Mithat Ali Tolunay, 1906 yılında zengin bir ailenin çocuğu olarak Saraybosna’da dünyaya geldi. Orta öğreniminden sonra Halkalı Ziraat Yüksekokulunda, ziraat eğitimi gördü. Asistanı olduğu Türk Entomolog Süreya Özek tarafından Ziraat Entomolojisine yönlendirildi. 1928’de Escherich’teki Münih Üniversitesinde doktora eğitimine başladı. İlk olarak Dr. Woltereck’le daha sonra 1938’de Ziraat Entomolojisi doçentlik sınavını verdiği Ankara Ziraat Yüksekokulunun Zooloji Enstitüsünde çalıştı. 1942 yılında zooloji profesörü, 1948’de de Ankara Üniversitesi Fen Fakültesinde genel zooloji ordinaryüsü oldu. Burada ani ölümüne kadar faydalı hizmetlerde bulundu. Kücük Asya Hayvanat alemi konusunda önemli bilimsel çalışmalarda bulundu. Tolunay, belli başlı eserlerinde Türkiyenin kemirgenleri ve böcekçillerini ele aldı. Yerleşim bölgelerindeki zararlılar; Belli başlı zararlılar; son olarak Genel Zooloji ve Özel Zooloji ders kitaplarını yazdı.

Ölümü Türk Fen Bilimleri için büyük bir kayıp anlamına geliyor. Değerli meslektaşları ile anıyor, hatıralarını koruyoruz.

Not: Yukarıdaki anma yazısı, orijinali resimde de görüldüğü üzere, Prof. Dr. Mithat Ali Tolunay’ın vefatı üzerine; Ord. Prof. Dr. Erwing Schimitschek tarafından kaleme alınmış ve Journal of Pest Science (V. 35, N. 10, p. 155) dergisinde yayınlanmıştır.

Bir rica: A.Ü.F.F. Biyoloji bölümünde okurken; hocalarımız hep “Prof. Dr. Mithat Ali Tolunay” derlerdi. Oysa yazıda üstüne basa basa hocanın Ordinaryüs olduğu vurgulanıyor. Ord. Prof. Dr. ünvanı ile Ordinaryüslük farklı şeyler mi? Bu konuda beni aydınlatan olursa çok sevineceğim.

“Prof. Dr. Mithat Ali Tolunay” üzerine 6 yorum

  1. 1963 yılında Ankara Üniversitesi, Fen Fakültesi, Tabii İlimler Bölümüne öğrenci olarak girdim. Prof. Dr. Mithat Ali TOLUNAY bir yıl önce vefat etmişti. Birçok derste hocalar ve asistanlar kendisinden hep bahsederlerdi. Derslerine diğer bölüm ve fakültelerden öğrencilerin de yoğun ilgi gösterdiği hep anlatılırdı. Çünkü derslerinde hep bir bölümünü ders konusunun dışında öğrencilerinin sorularına da ayırdığı anlatılırdı. Adının bölümde bir dershaneye verilmesi dışında bölümde kendisinin anıldığını görmedim ve duymadım. Hayatını da bir almanın kendisi hakkında yazdığı ve sizin burada yayınlamanız ile ölümünden 46 yıl sonra öğrenmiş oluyorum. Yazıyı bulan ve çevirenlere teşekkür ederim.

  2. Merhaba, ben İstanbul Üniversitesi Bilim Tarihi yüksek lisans öğrencisiyim. Kıymetli hocamızın biyografisi hakkında çalışma yapıyorum. Elinde detaylı bilgi bulunan arkadaşlar yardımcı olursa sevinirim. Şimdiden teşekkürler..

  3. Şahin bey öncelikle çalışmalarınızda başarılar dilerim. Şahsen yıllarca aramış olmama rağmen (özel ilgi) merhum hocamız hakkında tek ulaşabildiğim yazılı kaynak yukarıdaki kısacık anma metni oldu. Size acizane tavsiyem hocanın öğrencileri olmuş olmaları muhtemel Prof. Dr. Nihat Şişli ve Prof. Dr. Sevinç Karol hocalarla temasa geçmeniz. Allah uzun ömürler versin ikisi de sağlar ve Ankara’da ikamet ediyorlar. Onlardan hocanın çalışmalarına dair detaylı bilgi en azından size yol gösterip tezinizi kuvvetlendirecek hatıralar edinebilirsiniz. Ayrıca Prof. Dr. Ali Demirsoy’a da danışmanızı (temasa geçmenizi) öneririm. Ali hocanın “Türk Biyoloji Tarihine” dair arşivi ve hatıraları zengindir… Ankara’ya gelirseniz sizi misafir eder, mihmandarlık yapabilirim… Kolay gelsin… Sevgiler… K.B.Kunt…

  4. Türkiye’ye Almanya’daki üniversite sisteminden aktarılan Ordinaryüslük, tıpkı Profesörlük ya da Doçentlik gibi makam adı olarak kullanılır ve bu makam sahibine Ordinaryüs (< Almanca Ordinarius) adı verilerek ünvanı da Ord. Prof. Dr. biçiminde kısaltmayla belirtilir. Türk Dil Kurumu'nun sitesindeki (www.tdk.gov.tr) sanal sözlüğe göre, Ordinaryüs, "Türk üniversitelerinde 1960 öncesinde, en az beş yıl profesörlük yapmış, bilimsel çalışmalarıyla kendini tanıtmış öğretim üyeleri arasından seçilerek bir kürsünün yönetimiyle görevlendirilen kimselere verilen unvan" olarak tanımlanmıştır. 1960 yılından sonra bu makam ve ünvan kullanımdan kalktığı için Ord. Prof. Dr. ünvanıyla anılan akademisyen sayısı oldukça azdır. Bu az sayıdaki ünvan sahiplerinden biri olan rahmetli Tolunay hocanın adı, Prof. Dr. Tevfik Karabağ (1911 – 2003) tarafından Türkiye Orthoptera faunasına ait iki çekirge türünün (Anterastes tolunayi Karabağ, 1951 ile Paranocarodes fieberi tolunayi Karabağ, 1949) binominal ve trinominal epitetinde ithafiye olarak yer almaktadır ve burada sonsuza kadar yaşam bulacaktır. Gün gelir bedenler ölse de beyinler başka beyinlerde yaşam bularak ölümsüzlüğü yakalar. Ne mutlu bu ölümsüzlüğü yakalayan bilim insanlarımıza. Ankara'nın şirin şeker tatlı hocası Prof. Dr. Ali Demirsoy hocamızdan Tolunay üzerine bilgi edinebilirsiniz, sanırım. Saygılarımla, kaleminiz hiç kırılmasın!

  5. Sabahın bu er vakti müstakbel yeni türümüz Dasumia bilge’nin bacak dikenleriyle haşır neşirken değerli isimleri andık sayenizde… Sevgili Ümüt Çınar, sağ olun… Allah rahmet eylesin, mekanı cennet, ruhu şad olsun… Tevfik hocanın cenazesine iştirak etmiştim. 2003-2011. Neredeyse 10 yıl olmuş… İşin acı yanı sağlığında kendisiyle tanışma onurunu yakalayamamamdır. 🙁

  6. Dasumia bilge! Yeni bir tür, harika! Hay o canavarın bacak dikenlerine değmiş elini öper alnıma koyarım Kadir hocam. Cennetlik olanları tavsiye eden meleklerden biri olsaydım eğer, inanın ilk tavsiye edeceğim kişi siz olurdunuz. Kendinize iyi bakın ve doğanın tehlikelerinden sakının. Vallahi ben yalnızca Demirsoy hocayı şahsen tanıdım. Diğerlerini yazdıklarından, bıraktıklarından tanımaya çalışıyorum. Lisede edebiyat yerine fen bölümünü seçseydim keşke. Bin pişmanım sorma gitsin. Vallahi ne yalan söyleyeyim sizi kıskanıyorum ve de çalışmalarınızı imrenerek izliyorum. Kaleminiz hiç kırılmasın!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir