Kızılelma ve Cumayanı Mağaraları Çevre Felaketi


Sevgili Mağaracılar,

Zonguldak Kızılelma Mağarasını besleyen havzaya, özel işletme kömür ocaklarının maden artıklarını döktüklerini öğrendik. Geçtiğimiz cumartesi durumu merak edip bakmaya gittik. Gördüğümüz manzara gerçekten içler acısı idi.

Kızılelma Mağarası’nın ağzına yaklaşık 500 m uzaklıkta, mağarayı besleyen derenin yukarısındaki bir maden ocağından, derenin içine kaya, toprak, kömür tozlarından oluşan atık malzeme (pasa) hiç bir engelleme, set, filtre vs. olmadan dökülmekte. Mağaranın önündeki yaklaşık bir hektarlık arazi en az 5 metrelik dolgu ile kaplanmış ve yükselmiş. Daha önce tırmanılarak girilen mağara ağzı bugün direk yürüyerek girilebilir seviyede. Dolayısı ile daha önce mağara ağzından daha geride batarak mağaranın 100 metre içinde tekrar ortaya çıkan su şimdi dolgunun üzerinden akarak direk mağaranın ağzından içeri giriyor. Suyun fazla olduğu zamanlarda arazi bataklığa dönüşüyormuş. Önceden ekilmiş kavak ağaçlarının gövdeleri toprağın altında kalmış ve arazi ekilemez hale gelmiş. Yöre halkı mağdur durumda. Mağaraya gelince, bütün suyun içine aktığı sistem olarak en büyük zararı da mağara görmüş. Girişi siyah toprak ve kömür tozlarından oluşan pis kokulu bir balçıkla kaplanmış. Su simsiyah. Suyun çekildiği yerlerde kuruyan kömür tozları her tarafa yapışmış, yürüdükçe tozuyor, havalanıyor, insanın genzini yakıyor. Mağaranın içine doğru ilerledikçe nefes almak zorlaşıyor. Kısacası havzayı ve mağarayı öldürmüşler.

Kızılelma Mağarası’ndan batan sular Cumayanı Mağarası’ndan çıkıyor. Oraya gidip baktığımızda doğal olarak benzer bir manzara ile karşılaştık. Aynı koku, balçık ve kömür tozları biraz süzülmüş olarak Cumayanı’ndan çıkıyor. Burada da yöre halkıyla konuştuğumuzda, eskiden mağaranın suyunu kullandıklarını, “su bozulduğundan beri” artık kullanamadıklarını anlattılar. Mağara ağzındaki mesire yerine hizmet eden basit işletmeler terketmiş, çıkan suyu kullanan bir su değirmeni de su bozulduktan sonra çalışmayı bırakmış.

Bu çevre felafeti 1999 yılında başlamış ve o zamandan beri sessiz sedasız devam etmekte. Yöre halkının da şikayetleri ile 2003 yılında çeşitli devlet kurumlarından oluşan bir heyet bölgeyi ziyaret ederek durumu raporlamış. DSİ bu durumu engellemek için bir proje hazırlamış. İşletmeciler ise “Bu projenin maaliyeti çok yüksek, cezamız neyse kesin!” şeklinde bir tepki vermişler. Orman Bakanlığı birkaç defa ceza kesmiş fakat cezalar proje maliyetlerinden daha cazip geldiği için işletmeler bu cezaları ödeyip, çalışmaya devam etmişler. Kömür lobisi de Zonguldak’ta güçlü olduğu için siyasi nedenlerden dolayı ocak kapatma cezaları gündeme gelememiş.

Pınargözü ve Tilkiler’den sonra Türkiye’nin en uzun 3. mağarası olan 6.630 metrelik Kızılelma Mağarası, Cumayanı Mağarası ile beraber yaklaşık 10 km’lik çıkış mesafesi ile Türkiye’nin en önemli yeraltı su sistemlerinden biri ve orada muhtemelen şu anda Türkiye’de yaşanan en büyük mağara felaketi yaşanıyor. TMF’nin ilk görevlerinden biri olarak bu konuda bir eylem planı hazırlanmasını, yaşanan felaketin kamuoyuna duyurularak önlenebilmesi için elimizden geleni yapmamız gerektiğini düşünüyorum.

Fotoğraflar için buradan.

Mehmet Döker

BUMAD

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir