Karl-Wilhelm Verhoeff

Uzun yıllar evvel, “İnsanlığın Asil Evlatları Kendilerini Doğaya Adamışlardı” başlıklı bir makale okumuştum. Makalenin bir yerlerinde Alexander von Humbolt’un da resmi vardı. Hayranlıkla bakakalmıştım o resme. Bilinmeyeni keşfe adanmış bir hayata duyulan hayranlıktı bu. Rahatlıklardan vazgeçişe, güzellikleri aramaya; insanlık için, yurt için, evren için sarfedilen çabaya duyulan hayranlık. O gün bugündür ben; ölen doğa bilimcilerin ruhlarının hâlâ aramızda var olduklarına inanırım.

İşte bu yüzdendir her yıl mart ayının ikinci pazarı yerinde yeller esse de İncesu deresi civarında dolanmam. Hikmet hocayı görürüm, sevgili köpeği Nelli yürür ardı sıra. Gözleri mis kokan toprakta, Ankara Çiğdemi {Crocus ancyrensis} ararlar; iki yoldaş kıyasıya.

İstanbul’da, boğazda elinde bastonu, şahin bakışlı bir ihtiyar. Curt Kosswig’in bizzat kendisidir o; sohbet eder yelkovan kuşlarıyla. El eder sonra uzaklara, çok uzaklara. Selam verir adalarda Muzaffer, açıklarda Cemal ve İlham hocaya.

Hayatının baharında yitip giden bir değerdir Neşet Şimşek. Anadolu bozkırını geçerken boydan boya, serin bir söğüt gölgesinde tahnit yaparken görürüm onu. Önünde çeşit çeşit kemirgenler, insektivorlar; az ötesinde Bahtiye hanım. Şu gelen iri yarı Alman, Hans Kumerloeve mi acaba? Saymakla bitmezki güzel evlatları insanlığın. İşte onlardan bir tanesi daha.

Karl-Wilhelm Verhoeff

Karl-Wilhelm Verhoeff. Alman zoolog, myriapodolog¹, karsinolog. 1867 senesinde dünyaya geldi. Çiyanlar (Sınıf: Chilopoda, Centipedes), Kırkayaklar (Sınıf: Diplopoda, Millipedes) ve Karasal Isopodlar [Tespih  Böcekleri (Crustaceae; Oniscidea)] üzerine uzmanlaştı. Hayatı boyunca yayınladığı 671 adet bilimsel eserin büyük bir kısmını; kısa makalelerden ziyade, sayfa sayısı 2000’i aşan kitaplar oluşturuyordu. Bu çalışmaları esnasında binlerce omurgasız hayvan türünü bilim dünyası için yeni olarak kaydetti.

Verhoeff; 78 yıllık hayatı boyunca 1900 ve 1905 yılları arasında, sadece beş sene Berlin Zooloji Müzesinde (Zoological Museum of Berlin) çalışabilme imkanı bulmuştur. Özellikle 1. Dünya Savaşı sonrasında yaşadığı büyük maddi zorluklar ve yoksulluktan dolayı, zaman zaman muhteşem koleksiyonunu oluşturan örnekleri satarak, üç çocuklu ailesini geçindirebilmiştir.

1940’lı yıllarda Verhoeff’in Anadolu faunası üzerine yaptığı makaleler de ilgi çekici ve son derece önemlidir. Modern Türk Zoolojisi’nin kurucusu Curt Kosswig tarafından, Anadolu’dan toplanan kırkayak ve tesbih böcekleri bizzat Verhoeff tarafından çalışılmış ve bir çok yeni tür tanımını içeren sonuçlar farklı makaleler halinde bir kaç yıllık periyot içerisinde yayınlanmıştır.

Danimarka’lı meşhur myriapodolog Henrik Enghoff, 2007 senesinde kaleme aldığı “Türkiye’nin Kırkayakları {The millipedes of Turkey (Diplopoda)}” adlı makalesinde²; Verhoeff’in, İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi dergisinde sırasıyla 1940 ve 1941’de yayınlanan “Über Diplopoden aus der Türkei” ve “Asiatische Beiträge V-VI.” adlı makalelerine atıfta bulunarak, Türk Kırkayaklarına ait ilk kontrol listesinin 61 tür ve bir çok alt tür kaydıyla Verhoeff’e ait olduğunu vurgular.

Yine “Asyanın Zoocoğrafyası ve Hayvan Sistematiği” ve “Türkiye’nin Kara Isopod’ları Hakkında III.” adlı makalelerinde Verhoeff’in, Türkiye’nin zoocoğrafyası ile ilgili önemli tespitleri vardır. Adı geçen makalelerde; özellikle Hatay, Toros dağları ve Orta Anadolu’nun yüksek dağ sistemlerinde yaşayan bazı tesbih böceği türleri ve doğal engellere dikkat çekmiştir³.

Cylisticus anatolicus, Porcellionides istanbulensis türleri ve Turkonethes cinsi tesbih böcekleri ile Amblyiulus kosswigi, Megaphyllum adanense, Megaphyllum turcicum türü kırkayaklar; Verhoeff tarafından Anadolu’dan tanımlanan onlarca canlıdan sadece bazılarıdır.

Karl-Wilhelm Verhoeff, 6 Aralık 1945 günü intihar ederek hayatına son verir. 78 yaşında, hayatı yokluklar içerisinde geçmiş olsa da, mesleğinde çok başarılı olan bir insan niçin intihar eder?  Bu hususta ne yazık ki en ufak bir bilgiye ulaşamadım.

Bilimsel mirası, Bavyera Eyaleti Zooloji Koleksiyonu’na teslim edilir. 1962’de bu kurum tarafından hayatı ve bilime olan katkılarının anıldığı küçük bir kitapçık yayınlanır.

¹ Myriapodoloji: Zoolojinin, Kırkayak ve Çiyanları inceleyen alt bilim dalı.

² Enghoff, H. 2007. The millipedes of Turkey (Diplopoda). Steenstrupia 29 (2): 175–198.

³ Anadolu Diyagonali kavramı ilk olarak 1971 senesinde Peter Hadland Davis tarafından “Güneydoğu Asya Bitki Yaşamı Sempozyumu” nda ortaya atılmıştır (Aydın, S. 2004. Anadolu Diyagonali: Ekolojik kesinti Tarihsel-Kültürel bir Farklılığa İşaret Edebilir mi? Kebikeç. 17:117-137). Oysa bana göre Verhoeff, Davis’ten çok daha önce Anadolu Diyagonali’ne dikkat çekmiştir. Bilindiği üzere; Kosswig de coğrafik engellerden sıkça dem vurur. Acaba kim kimden etkilendi? Kim bilir?

Önemli Not: Karl-Wilhelm Verhoeff’in fotoğrafını kullanmama izin veren Kuzey Carolina Eyalet Üniversitesi’nden hocam ve meslektaşım, myriapodolog Rowland Shelley ve Henrik Enghoff’un yazıda bahsi geçen makalesini bana gönderen Bulgar myriapodolog Pavel Stoev’e teşekkürlerimi bildiririm.

Hatırlatma: Anadolu’nun Kırkayak faunası, Çiyan faunasına oranla myriapodolojik açıdan görece daha iyi çalışılmıştır. Kırkayaklar ülkemizde 135 tür ile temsil edilirlerken (Enghoff, 2007); çiyan faunamıza dair güncel bilgiler söz konusu değildir. Benim bildiğim kadarıyla Anadolu Çiyanları üzerine yapılan en önemli çalışmalar İtalyan myriapodolog Marzio Zapparoli’ye aittir. Zapparoli, 1999’da Anadolu’nun Çiyan faunasına dair bir kontrol listesi de vermiştir (Zapparoli, M. 1999. The present knowledge of the Centipede fauna of Anatolia, Biogeographia-Biogeografia dell’Anatolia, vol. XX: 105- 177).

Türk araştırmacılara gelince: konu üzerinde sadece Zahide Önal tarafından 1996’da yapılan “Eskişehir Ovası Chilopoda (Myriapoda) Faunasının İncelenmesi” başlıklı yüksek lisans tezi ve 2003’de Mete Mısırlıoğlu tarafından Turkish Journal of Zoology’de yayınlanan “Eskişehir İlinden Bazı Chilopoda (Myriapoda) Kayıtları” adlı makale mevcuttur. Karasal Tesbih Böcekleri üzerine çalışan Türk araştırmacıya ise ben şu ana kadar denk gelmedim (tatlısu ve denizel tesbih böcekleri çalışılıyor).

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir