Gelişigüzel Ağaçlandırma

Turunç

Çocukluğum Alanya’nın Turunç, Limon ve Portakal ağaçlarıyla bezeli bahçelerinde, sokaklarında, caddelerinde geçti. Akşam olunca kapatırdık dükkanımızı babamla beraber. Atlayıp mobilete önce bir iskele turu yapar, ardından Atatürk caddesine çıkardık. Çoğu zaman genzimi yakardı şehri süsleyen turunç, limon, portakal çiçeklerinin kokusu. Hele yaz akşamları, Hasbahçe’den inen serin hava beraberinde yasemin kokularını sürüklerdi. Caddenin sonu evimizdi; annem karşılardı bizi. Alanya gibiydi annem. Sıcak, kuşatıcı, turunç kokulu. Annem gibiydi Alanya; rayihası binbir çiçek özünden.

14.04.2008 tarihli Radikal gazetesinde bir haber. “Köy” tipi ağaçlar kente gitmiyor!

AA – KONYA – Dalları hızla uzayıp yayılan çam ve sedir gibi ‘köy’ tipi ağaçlar, kente zararlı çıktı! Uzmanlara göre bu ağaçlar trafikte görüşü etkilemesi, üzerinde tüneyen kuşların dışkısı nedeniyle çevre kirliliğine yol açması gibi birçok nedenden dolayı kent merkezlerine faydadan çok zarar veriyor. TEMA Konya İl Temsilcisi Namık Ceyhan, küresel ısınma, çevre kirliliği, betonlaşma gibi birçok etkenin, belediyeleri kent merkezlerini yoğun şekilde ağaçlandırmaya yönelttiğini hatırlattı. Kent merkezlerine bilinçsiz ve plansız şekilde dikilen fidanların zamanla büyüyerek ciddi bir sorun haline geldiğini ifade eden Ceyhan, “Bu fidanlar, birkaç yıl içinde geliştiğinde yollarda sürücülerin görüş mesafesini etkiliyor. Apartmanların önünü kapatıyor. Üzerindeki meyveler yollara, kaldırımlara dökülerek çevre kirliliğine neden oluyor. Bu nedenle de tekrar kesilmek zorunda kalınıyor” dedi. ‘Köy ağacı’ olarak tabir edilen iğne yapraklı ağaçların, hızlı şekilde büyüdüğünü, dallarının yaygın olduğunu belirten Ceyhan, bu ağaçların hava kirliliğine karşı da duyarlı olduğunu, bu nedenle yapraklarının kent merkezlerinde kısa süre içinde döküldüğünü söyledi. Ceyhan, dökülen yaprakların çevre, yapraksız kalan ağaçların da görüntü kirliliğine neden olduğu görüşünde:
“Dalları hızla uzayıp yayılan çam ve sedir türü ‘köy’ ağaçları, trafikte görüşü etkileyebiliyor, üzerinde tüneyen kuşların dışkı bırakması nedeniyle de çevre kirliliğine yol açabiliyor. Çam, ardıç, köknar, ladin, kızılçam, mazı gibi çeşitli türleri bulunan bu ağaçların, yaprakları hava kirliliğine bağlı olarak çabuk döküldüğü için faydası az oluyor. Bu nedenle kentlerde çınar, meşe, at kestanesi, okaliptus, manolya, cennet ağacı, orkide gibi geniş yapraklı ağaçlar dikilmeli. Bu ağaçlar hem çabuk yaprak dökmez, hem de estetik görünüm sağlarlar. Geniş yapraklı ağaçlar ayrıca toz dumanı emerek havayı temizler. Bu nedenle şehirler için en ideal ağaçlar bunlardır.”
20-30 yıl sonrası düşünülmeli
“Her zaman, her fidan her yere dikilmez” diyen Ceyhan’a göre ağaçlandırmada alt geçit, üst geçit yapımı, yol yapımı veya benzer konularda olduğu gibi planlama çok önemli. Özellikle büyük şehirlerde 20-30 yıl sonrasının planlaması yapılarak fidan dikilmesi gerekiyor. Eni 4 metreden küçük kaldırımlarda fidan dikilmesi de engelli vatandaşlar için sıkıntıya neden oluyor.

Son yıllarda Türkiye’nin hemen her yerinde, ki buna Alanya’da dahil, belediyeler tarafından şehrin doğal peyzajına, vejetasyonuna, iklimine, kültürüne hasılı hiç bir şeyine uymayan ağaçlandırma çalışmaları görmekteyim. Mesela artık Alanya sokaklarında Turunç ağaçlarına rastlayamaz oldum. Dolayısıyla yukarıdaki haberin haklılık payı çok büyük.

Lakin bence şu cümleler çok talihsizce olmuş. Keşke yazılmasaymış.

Üzerinde tüneyen kuşların dışkısı nedeniyle çevre kirliliğine yol açması…

Apartmanların önünü kapatıyor. Üzerindeki meyveler yollara, kaldırımlara dökülerek çevre kirliliğine neden oluyor…

Dünya’da çevre kirliliği oluşturan onca etken varken; bir kaç gariban kuşun, yere dökülüp karıncaların nasiplendiği bir iki meyvenin lafını etmek bana açıkcası dokundu.

“Gelişigüzel Ağaçlandırma” üzerine bir yorum

  1. haberi yapanın dünya ve çevre okunusundaki bilinç düzeyini gösteriyor kuşların dışkısını kirlilik etmeni sayması …ibreli ağaçlara ettiği garip tanımlamalar..
    gerçi şehir içi yeşillendirmelerde bazı ibrelilere göre daha ziyade geniş yapraklı türler tercih edilmeli diye düşünüyorum..ama bir fidan bir fidandır..kökü toprağa ulaşmışsa..
    iblogunuzu ilk defa rastladım..izlemeye aldım..blogumdaki bağlantılarıma da ekliyorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir