Ana sayfa İletişim adresi Abonelik

Hezeyanlar için arşiv

Yakışır Sana Turkcell

Turkcell Mustafa Filmine Sponsor Olmadı

Merak ve heyecanla beklediğimiz Mustafa Filmi yarın vizyona giriyor. Beraberinde dostu ve düşmanı da ortaya çıkartıyor üstelik.

Efendim, bugün Vatan gazetesinde yayınlanan, Ercan İnan imzalı habere göre, Musfata Filminin senaristi ve yönetmeni Can Dündar’a ilkin filme sponsor olmayı üstlenen Turkcell firmasından son anda menfi bir yanıt gelmiş. Gerekçe ise ibretlik adeta.

Turkcell yönetiminde filmi izledikten sonra ortaya çıkan ve sponsorluktan da geri adım atılmasına neden olan görüş (hezeyan demek daha doğru olur bence) şuymuş: “Bizim Turkcell olarak toplumun her kesiminden müşterimiz var. Böyle bir filme sponsor olarak müşterilerimizin bir kısmını karşımıza alma riskini üstlenemeyiz.” Bknz…

Böyle bir şey olabilir mi? Böyle bir gerekçe kabul edilebilir mi? Cumhuriyetin kendilerine sunduğu her türlü nimetten faydalanan bu insanlar ve bu firma, aynı cumhuriyetin kurucusunun aziz hatırasına sadece kâr amacı ile nasıl yaklaşabilir? Helal olsun sana Turkcell, yakışır sana. Çıksın bakalım aklar, karalar ortaya.

Kızılay’ın Kurucusu Vefayı Hakketmiyor mu?

Macarlı Miralay Dr. Abdullah Bey

Timeturk haber sitesinde, 12 Haziran 2008 tarihli bir haber. Başlığı şöyle; Kızılay’ın kurucusunun mezarı kayıp. Haberi yapan kişi, Emine K. Arslaner isimli bir hanımefendi.

Başlığın akabinde sayın Arslaner haber metnine şöyle bir girizgah yapıyor; “Dün Kızılay’ın kuruluşunun 140. yıldönümüydü. Kızılay, kurucusunu hatırlamazken, basın da onları unuttu. Kızılay’ı ve kurucusu Abdullah Bey’i, bir Avusturya gazetesi hatırladı. Uluslararası Kızılhaç yardım kuruluşuna kardeş kuruluş olarak 11 Haziran 1868 yılında Miralay Dr. Abdullah Bey’in girişimleriyle kurulan Kızılay teşkilatı halkımızın ilgisizliği ve kurum çalışanlarının kayıtsızlığı yüzünden uluslararası platformda hak ettiği itibari kazanamadı. Deprem kuşağında yer aldığı için yardım kuruluşlarına diğer birçok dünya ülkesinden daha çok ilgi ve alaka göstermesi gereken Türkiye, kendi yardım teşkilatı olan Kızılay’ı ve kurucusunu her zaman olduğu gibi 140. yıldönümünde de unuttu. Ulusal gazetelerimizin hiçbirinde adı anılmayan Kızılay, kuruluşunun 140. yıldönümünde kurucusu olan Macar’lı bilim adamı Miralay Dr. Abdullah Bey ile (doğuşunda Karl Eduard Hammerschmidt ) birlikte, bir Avusturya gazetesinde tanıtıldı. Wiener Zeitung’un “Aktüel Portre” kösesinde Hukuk ve Doğa bilimleri uzmanı olarak tanıtılan, Kızılay’ın kurucusu Dr. Abdullah Bey, “Eter Anestezi” nin de mucidi olarak gösterildi.”

Yazının devamı »

Blogger Kapatıldı

Blogger Kapatıldı

Sıra Blogger a gelmiş olmalı. O da kapatıldı. Bu bir terördür, komedidir! Dünya’ya rezil oluyoruz. Şu an blogger.com adresine girmek isteyenler, karşılarında mahkeme kararı ile engellendiği mesajını görüyor.

The Thin Red Line

The Thin Red Line

“Doğanın kalbindeki bu savaş nedir?” sorgusu ile başlayan, The Thin Red Line 2. Dünya Savaşı sırasında Guadalcanal’da savaşan bir grup Amerikalı askerin yaşadığı içsel deneyimleri konu alıyor. Filmin öyküsü ise, Güney Pasifik Adalarında Japonların ilerlemelerini durduran ve savaşta anahtar görevi görmüş çatışmalardan birini anlatmakta.

Yazının devamı »

Vatan Gazetesi Web Sitesi Engellendi

Vatan Gazetesi web sitesi de engellendi. Bakalım sıra ne zaman bize gelecek? Birilerinin bu teröre dur demesi gerekiyor artık.

Vatan Gazetesi web sitesinin engellenmesine, gazetede çıkan bir habere dair yapılan okuyucu yorumu neden olmuş. Bu haber metnini görüntülemek için lütfen tıklayınız.

Biyologların Güncel Sorunları

Gaziantep Üniversitesi haber merkezinin ağ sayfasında 28 Ağustos 2008 tarihinde çıkan bir habere göre; Türkiye Biyologlar Derneği Genel Başkanı ve Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Alev Haliki Uzatan, biyologların çağdaş evrensel değerlere sahip, bilime ve gelişmelere açık, doğru bilimsel bilgilerle donanmış kişiler olması gerektiğini söylemiş.

Yazının devamı »

Bir Abbas Güçlü Yazısı

Abbas Güçlü

Sayın Abbas Güçlü nün, 23 Eylül 2008 Salı günü, Milliyet gazetesindeki köşesinde yayınladığı, Türk Üniversitelerine Dışarıdan Bakış adlı köşe yazısı. Takip eden günlerde aynı adlı yazının 2 ve 3′üncüsü de kaleme alındı yazar tarafından. Bu konuların dile getirilmesi, basına yansıması ve tartışılması gayet yerinde. Bence artık Türk Üniversitelerinin bağırsaklarını boşaltmanın vakti geldi, geçiyor hatta.

Türk Üniversitelerine Dışarıdan Bakış

Doç. Dr. F.A.A., Türkiye’de çeşitli üniversitelerde uzun süre görev yaptıktan sonra ABD’ye giden bilim adamlarımızdan biri. Enteresan tespitleri var. İçindeyken pek çoğumuzun göremediği ayrıntıları, dışarıdan gözlemleyerek bizimle paylaştı. Eminim ciddi tartışmaları da beraberinde getirecek. İddiaların üzerine bir örtü çekmek için “Kesinlikle doğru değil” diye karşı çıkanlar kadar, “Ooo daha neler var?” diye destekleyenler de çok olacaktır. İşte mektup:

Yazının devamı »

Prof. Dr. Alper Demirbaş

Prof. Dr. Alper Demirbaş

Yıllar evvel Antalya’da medikal bir firmada çalışıyorum. Cep telefonum çalışıyor. Telefonun diğer ucundaki ses kaygılı, telaşlı.

“İyi günler. Ben Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesinden arıyorum. Dr. Alper Demirbaş

“Buyrun Hocam”

Yazının devamı »

Türkiye Biyologlar Derneği

Uzun zaman oldu ziyaretine gitmeyeli. Öğrencilik yıllarımda; Prof. Dr. Barbaros Çetin’in, Ankara  Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümündeki odasının kapısında aynen şöyle yazardı.

Barbaros Çetin
Biyolog

Az evvel ağda gezinirken, aklıma geldi. Bir bakayım dedim. Şu bizim, Türkiye Biyologlar Derneği neler yapmış, geçen aylar içerisinde?

Yazının devamı »

Alanya Vaizi

Cuma vaazında, Allah’ın bikiniyi savunanları ahirette sorguya çekeceğini belirten Vaiz, “Bikini ile çarşıda dolaşmayı savunmak Allah’a en büyük isyandır” diye konuşarak şaşırttı. Alanya Müftülüğü’nde görev yapan Nazif Fethi Yalçınkaya,  bikini yasağı ile ilgili Cuma vaazında yaptığı konuşmada, “Günahı savunursak ebedi hayatımızı mahvederiz. Doğruyu söylemediğimiz zaman Allah bizi sorguya çeker” dedi. Alanya’da Belediye Meclis Üyesi Hilmi Arıkan’ın çarşı, pazar ve alışveriş merkezlerinde mayo yasağı istemesi, yurt işi ve yurt dışında büyük ses getirdi. Cuma Namazı sırasında konuya değinen Vaiz Nazif Fethi Yalçınkaya, “Bu konuda bazı yorumlar okuyorum. Yorumlarda “Burası turizm kenti, ne var bunda” deniliyor. Bikini ile çarşıda dolaşmayı savunmak Allah’a en büyük isyandır” dedi. Vaaz sırasında turistlerin bikini ve mayo ile dolaşmalarına destek olanlara sert çıkan Yalçınkaya, “Günahı savunmak daha büyük günahtır. Günahı savunursak ebedi hayatımızı mahvederiz” şeklinde konuştu. Kaynak: Alanya Haber 07

Yorum: Alanya’nın son kaymakamı sayın Hulusi Doğan’ın çalışmalarını uzun zamandan beri takip ediyorum. Anlaşılan kendileri Alanya Dünya Ormanı Projesi ile çok meşgul. Zira aylardır buradan (Ankara) göründüğü kadarıyla sayın Doğan’ın gündeminde sadece bu proje var. Oysa Alanya, taciz ve mayo olaylarıyla ulusal basında çok sık anıldı bu sıralar. İlçenin mülki amiri olarak acaba ne zaman el atacak bu gidişe?  Alanya’nın  ulusal ve uluslararası ölçekte itibar kaybettiğinin farkında değil mi acaba? Merak ediyorum.

« Önceki Yazılar · Sonraki Yazılar »