Ana sayfa İletişim adresi Abonelik

Figen'e Mektuplar için arşiv

Pippa Bacca’yı Koruyamadık

Pippa Bacca

Pippa Bacca

Az evvel bir e-posta düştü gelen kutuma; “Pippa’yı Koruyamadık”. E-postayı gönderen, çeşitli sivil toplum kuruluşları tarafından oluşturulmuş, bağımsız sanatçılar ve sanat çalışanları adlı bir birlik.

Yazının devamı »

Banyo Sonrası

Dost Kızım

Banyo Sonrası Dost Hanım

Triyaj

TV8′de yayınlanan ‘Hayat Deyince’ programında Sunay Akın‘ın anlattığı bir anektod.

Çanakkale’de görev yapan doktorun elinde morfin azdır. Ameliyat yapabilmek için hastaları ayırt etmek zorundadır. Umutsuzları kaldırıp ölüme terk etme zorunda, kurtarılabileceklere de morfin vererek ameliyat etmek durumundadır.

Yazının devamı »

Şiir Gibidir Alanya

Şiir Gibidir Alanya

Yeni Alanya Gazetesi‘nin bugünkü sayısında Nermin Adalı’nın yazısını okudum az evvel. Ben hayal meyal hatırlarım Nermin Hanımı. Önceleri İskele caddesindeydi dükkanı. Sonraları Damlataşa taşındı zannedersem. Yazısının sonuna bir şiir eklemiş. Bir Alanya şiiri. Çok hoşuma gitti, duygulandım. Yüzlerce kilometre öteden bir anda nergis, zinbit, yasemen kokuları doluştu odama. Alanya düştü hatırıma. Ağladım…

Yazının devamı »

Gavur Limanı, Alanya, Deniz Kabukları

Alanya

Güneş, ağır ağır yol alıyor istirahatgâhina doğru, terk ediyor Alanya’yı. Gavur limanındayım. Balık tutuyorum güya. Kovam boş.
Dostluğumuz eskilere dayanır Gavur limanıyla. Küçük bir çocukken, çoğu zaman evden kaçıp, çam kabuğundan yonttuğum sandalları onun berrak sularında yüzdürürdüm.
Çok sürmezdi denizler kurdu Kadir reisin hakimiyeti. Çabucak geçiverdi zaman. Hava kararır, anacığımın kucağı çağırırdı beni. Yol görünürdü eve.
Aradan yıllar geçti. Geçen her yıl denize olan sevdamı kat ve kat arttırdı. Öyle ki zaman içinde denize ait olan her şeyi sevdim. Ama en çok balıkları ve yürek şeklindeki deniz kabuklarını. Deniz balıkların gözyaşıydı zira. Kabuklar ise ölen denizcilerin yürekleri.
Yine karardı hava. Bir tanecik balık yakaladım. Oda minicik bir şeydi. Serbest bıraktım.

Kahramanlar

“Yüzü geriye dönük olanlar elbette rahatsızlık duyacaklardır. Hayvanına ters binmiş bir yolcu gibi bunların başı döner; geriden uzaklaştıkça eşyayı küçülmeye başlar görürler; sıkıntıdadırlar, ıstıraptadırlar ve bazan bunda samimidirler de … Yüzü istikbale dönükler, uzakta küçücük gördükleri ideallerini ona yaklaşmak için sarfettikleri emekle her zaman büyümekte görürler; onu, daima daha aydın, daha canlı bulurlar. Onun için iyimserdirler, bahtiyardırlar, hayatları daima verimli olur. Yürürler ve beraberlerinde başkalarını da yürütürler. Yeni insanlar, kendi yarattıkları tanrıların insanlarıdırlar. Bu türlü ideallerin doğduğunu duyanlaradır ki, Kahraman diyoruz. Onlar yeni hayata acıkmış yoldaşlarına göğüslerini yarıp kendi elleriyle ılık kanları dolu yüreklerini yiyecek diye verebilenlerdir. Fedakâr olmadıkça, özgeci olmadıkça bu sırra ermeye, bu mertebeye yücelmeye yol yokturCarlyle, 1943. Kahramanlar.

« Önceki Yazılar