Manavgat’ı Kim Yaktı?
Dünya’da ya da uhrada, bir kişi yakama yapışıp sorarsa ; “bir hayırlı şey söyle ulan hayatın boyunca yapabildiğin?” diye. Göğsümü gere gere veririm cevabını bu sorunun.
“Ben bir orman yangınını söndürdüm.”
Dünya’da ya da uhrada, bir kişi yakama yapışıp sorarsa ; “bir hayırlı şey söyle ulan hayatın boyunca yapabildiğin?” diye. Göğsümü gere gere veririm cevabını bu sorunun.
“Ben bir orman yangınını söndürdüm.”

Üç kez seni seviyorum diye uyandım
Tuttum sonra çiçeklerin suyunu değiştirdim
Bir bulut almış başını gidiyordu görüyordum
Sabahın bir yerinden düşmüş gibiydi yüzün
Sokağı balkonları yarım kalmış bir şiiri teptim
Sıkıldım yemekler yaptım kendime otlar kuruttum
Taflanım! diyordu bir ses duyuyordum
Cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün
Kalktım sonra bir aşağı bir yukarı dolaştım
Şiirler okudum şiirlerdeki yaşa geldim
Karanfil sakız kokan soluğunu üstümde duydum
Eskitiyorum eskitiyorum kalıyor ne kadar güzel olduğun
İlhan Berk (Üç Kez Seni Seviyorum Diye Uyandım)
Arkadaşlar, yüzyıllar nadir olarak dahi yetiştirir. Şu talihsizliğimize bakın ki o büyük dahi çağımızda Türk Milleti’ne nasip oldu. Mustafa Kemâl’in dehasına karşı elden ne gelirdi. (D. Lloyd George, İngiltere Başbakanı, 1922)
Bir ulusun hayatında bu kadar az sürede bu denli kökten değişiklik pek seyrek gerçekleşir… Bu olağanüstü işleri yapanlar, hiç kuşkusuz kelimenin tam anlamıyla büyük adam niteliğine hak kazanmışlardır. Ve bundan dolayı Türkiye övünebilir. (Eleftherios Venizelos, Yunanistan Başbakanı, 1933)
Bir insana ölümünden sonra bu derece sevgi ve yas gösterileri yapılması milletler tarihinde az görülen şeylerdendir. (ATHİNAİKA, Atina, 12 Kasım 1938)

Haber esasında eski. Dünya üzerinde, yüzbinlerce insana ücretsiz web alanı sağlayan ve Yahoo’nun uzantısı olan Geocities aylardır kapalı. Geocities üzerine kurulmuş herhangi bir siteye giriş yaptığınız zaman, yukarıda görüldüğü üzere şu yazı ile karşılaşıyorsunuz.
19. Ulusal Biyoloji Kongresi; 23-27 Haziran 2008 tarihleri arasında yapıldı. Kongreye, sevgili eşim ve yol arkadaşım Figen’in maddi ve manevi desteğiyle, Araknoloji derneği olarak iki, şahsım adına dört sunumla katıldım.
Kongre katılım ücreti 100 Euro, yani yaklaşık 200 YTL’ye tekabül ediyordu. Bir şekilde bulup, buluşturduk ve yatırdık. Poster çıktılarını da sevgili ortağım Ersen Aydın Yağmur üstlendi, sağ olsun. Bu sunumların vücuda gelebilmesi için yapılan masrafları saymıyorum zaten. Arazi çalışmaları, kargo ücreti, harcanan mesai de cabası. Hal böyle olunca Trabzon’a gidip, kongreye iştirak etmek hayal oldu. Orada arkadaşlar gıyabımda sunum yaptılar.
Kongreye kaç araştırmacı katıldı henüz bilmiyorum. Ancak kongre internet sayfasının destek bölümüne baktığım zaman; TÜBİTAK‘ın toplam 31 araştırmacıya 100 YTL yol ve günde 10 YTL konaklama/yemek desteği vereceğini ve katılım ücreti alınmayacağının yazılı olduğunu gördüm.
200 (Katılım ücreti)+100 (Yol) +50 (5×10) (Konaklama/Yemek)= 350 YTL ve toplam sadece 31 kişi. İşin en komik tarafı günde 10 YTL olan konaklama/yemek yardımı. Sadaka verir gibi.
Destekmiş… Gülerim ben böyle desteğe.
Bugün tarihli bir haber;
Konya’da emekli bir imam, bahçesindeki ağaçtan kayısı çalan 11 yaşındaki çocuğa havalı tüfekle ateş ederek yaraladı. Yaralanan çocuğun sırtından bir adet havalı tüfek saçması çıkartılırken, gözaltına alınan yaşlı adam, “Sürekli bahçeme geliyordu, plastik boncuklu ateş ettim” diyerek kendini savundu. Olay, merkez Karatay ilçesi Emir Gazi Mahallesi’nde meyve ağaçlarının bulunduğu bahçede meydana geldi. İddiaya göre, 59 yaşındaki emekli imam İ.K, sürekli bahçesindeki ağaçlara çıkarak kayısı çaldığını iddia ettiği 11 yaşındaki K.C’ye ağaçtayken, kuşları avlamakta kullandığı havalı tüfekle ateş etti.
Çocukluğumun Alanya’sı; bağlık, bahçelik, yemyeşil. Portakal, mandalina, limon, muz bahçeleri, her köşede adeta. Çocuğuz, canımız çekerdi… Çalmazdık ancak… Gerek yoktu buna. Zaten her bahçe sahibi, göz hakkıdır diye, bahçe duvarına bırakırdı, sepet sepet yeni dünya, portakal, muz, mandalina…
Ülkemde son dönemde biyoloji ve biyologlar adına güzel şeyler oluyor. Bunlar sevinç ve onur verici gelişmeler. KTÜ. Biyoloji kökenli bir grup genç meslektaş tarafından hayata geçirilen Biyoloji.org | Sözlük adlı site de bu gelişmelerden bir tanesi.
Sitenin temel prensiplerini şu şekilde açıklamış gençler;
Başarılar, kolaylıklar, güzellikler sizinle olsun.

Çocukluğum Alanya’nın Turunç, Limon ve Portakal ağaçlarıyla bezeli bahçelerinde, sokaklarında, caddelerinde geçti. Akşam olunca kapatırdık dükkanımızı babamla beraber. Atlayıp mobilete önce bir iskele turu yapar, ardından Atatürk caddesine çıkardık. Çoğu zaman genzimi yakardı şehri süsleyen turunç, limon, portakal çiçeklerinin kokusu. Hele yaz akşamları, Hasbahçe’den inen serin hava beraberinde yasemin kokularını sürüklerdi. Caddenin sonu evimizdi; annem karşılardı bizi. Alanya gibiydi annem. Sıcak, kuşatıcı, turunç kokulu. Annem gibiydi Alanya; rayihası binbir çiçek özünden.

Az evvel bir e-posta düştü gelen kutuma; “Pippa’yı Koruyamadık”. E-postayı gönderen, çeşitli sivil toplum kuruluşları tarafından oluşturulmuş, bağımsız sanatçılar ve sanat çalışanları adlı bir birlik.