Ana sayfa İletişim adresi Abonelik

Figen'e Mektuplar için arşiv

Aktütün Baskını

Hakkari’nin Şemdinli İlçesi’nin Irak sınırındaki Aktütün Jandarma Sınır Karakolu’na düzenlenen saldırıda 15 askerimiz şehit oldu. Ulusumuzun başı sağ olsun. Şehit olan askerlerimizin ailelerine sabır dilemekten başka elimden bir şey gelmiyor ne yazık ki.

Uyandığımdan beri haber bültenlerini dinliyorum. Devlet büyükleri yapacağız, edeceğiz, yanlarına bırakmayacağız diyorlar. Hep diyorlar. Hep diyorlar. Hep diyorlar. Biz bunları çok dinledik. Çok dinledik.

Örümcek Desenli Pullar

Geçtiğimiz günlerde, Amerika Birleşik Devletleri’nden derneğimize gelen bir mektuba yapıştırılmış posta pulu çok ilgimi çekti. Yukarıda da görüldüğü üzere, posta pulunun üzerini kocaman bir Sıçrayan Örümcek deseni süslüyordu.

Yazının devamı »

Mustafa

Mustafa

İlk nefesinden, son nefesine ulu önderin hayatını anlatan ve Onun insani özelliklerini vurgulaması beklenen Mustafa Filmi, 29 Ekim 2008 tarihinde gösterime girecek. Filmin yönetmeni Can Dündar, müzikleri ise bir başka ustaya ait; Goran Bregović e.

Böylesi bir film, çok büyük bir eksiklikti. Umarım mevcut boşluğu doldurur ve hak ettiği ilgiyi görür halk tarafından. Şahsen ben heyecanla bekliyorum…

Mustafa Filminin Resmi Ağ Sitesi

Alanya, Mayo Yasağı Ve Kaybedilen Değerler

Benim güzel Alanyam bu seferde, mayo yasağı ile gündemde. Gerçi olup biten, alınan bir karar yok şu ana kadar, sadece (beğenelim ya da beğenmeyelim) bir fikir beyan edilmiş.

Efendim hadise kısaca şu; DP’li Belediye Meclis Üyesi Hilmi Arıkan, son aylarda Alanya’da ahlâki bir erozyon yaşandığını, vatandaşların da bu durumdan son derece rahatsız olduğunu, Ramazan ayında turistlerin mayolarla sokakta dolaşmasının vatandaşları rahatsız ettiğini söylüyor ve devam ediyor, “Turistler neredeyse vücudunun tamamını açıkta bırakan kıyafetlerle cadde, sokak, ana yol, çarşı ve pazarda pervasızca dolaşmaktadır. Turistler uyarılabilir. Bilindiği gibi belediyelerin, halkın huzur ve refahını temin etme konusunda önemli görevleri vardır”

Yazının devamı »

Türkiye Cumhuriyeti Sosyal Bir Devlet mi?

Bir insan bencileyin çocukluk ve gençliğinin önemli bir kısmını Bursa ve Alanya gibi, iki büyük imparatorluğa başkentlik etmiş şehirlerde geçirecek olursa; han, hamam ve kervansaray tarzı yapıların toplumsal anlamını sindire sindire büyür, yetişir.

Alanya Lisesinde, ortaokul tahsilimi yaparken; Tarih derslerimize Ali Rıza Gönüllü hocamız girerdi. Allah selâmet versin, kendisini saygı ve hürmetle anıyorum. Hoca o yıllarda yüksek lisans yapmaktaydı. Sonrasında takip ettiğim kadarıyla bilhassa Alanya Tarihi üzerine çok değerli bilimsel çalışmalara, tez ve makalelere imza attı. Bir dersinde Ali Rıza Gönüllü hoca; Selçuklu  İmparatorluğunun Sosyal Devlet olduğunu, buna ispat arayacak olursak etrafımızdaki Selçuklu döneminden kalma kervansaray, han, hamam ve yollara bakmamız gerektiğini söylemişti. Selçuklu döneminde Alanya’dan yola çıkan bir yolcu, barınma, yemek ve sağlık hizmetlerinin tamamını devlet imkanlarından ücretsiz tedarik edip, imparatorluğun en uzak köşesine seyahat edebilmekteydi.

Yazının devamı »

Elikesik’li İlyas Şehit Oldu

Şair Sunay Akın “Makiler” şiirinde ne güzel dile getirir;

Bir an önce görülsün diye Akdeniz, Toroslarda ağaçlar hep çocuk kalır…

İşte Alanya’nın, Elikesik köyü ağaçların hep çocuk kaldığı, Torosların güney yamaçlarına kurulu, kekik kokulu bir köydür. Ve bir gün Elikesik’li çocuk İlyas, köyünün kendi gibi çocuk ağaçlarını özler. Oynamaya gelir onlarla, allar içinde, eller üstünde.

Yazının devamı »

Mihail Saakaşvili

Mihail Saakaşvili

Neticede bir ülkenin, bir ulusun lideridir düşüncesiyle Gürcistan devlet başkanı sayın Mihail Saakaşvili’nin kravatını somururkenki fotoğrafını kullanmaya imtina ettim sayfamda.

Yazının devamı »

Manavgat’ı Kim Yaktı?

Dünya’da ya da uhrada, bir kişi yakama yapışıp sorarsa ; “bir hayırlı şey söyle ulan hayatın boyunca yapabildiğin?” diye. Göğsümü gere gere veririm cevabını bu sorunun.

“Ben bir orman yangınını söndürdüm.”

Yazının devamı »

Sevgili

Üç kez seni seviyorum diye uyandım
Tuttum sonra çiçeklerin suyunu değiştirdim
Bir bulut almış başını gidiyordu görüyordum

Sabahın bir yerinden düşmüş gibiydi yüzün

Sokağı balkonları yarım kalmış bir şiiri teptim
Sıkıldım yemekler yaptım kendime otlar kuruttum
Taflanım! diyordu bir ses duyuyordum

Cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün

Kalktım sonra bir aşağı bir yukarı dolaştım
Şiirler okudum şiirlerdeki yaşa geldim
Karanfil sakız kokan soluğunu üstümde duydum

Eskitiyorum eskitiyorum kalıyor ne kadar güzel olduğun

İlhan Berk (Üç Kez Seni Seviyorum Diye Uyandım)

Atatürk’ün Ardından Ne Dediler?

Arkadaşlar, yüzyıllar nadir olarak dahi yetiştirir. Şu talihsizliğimize bakın ki o büyük dahi çağımızda Türk Milleti’ne nasip oldu. Mustafa Kemâl’in dehasına karşı elden ne gelirdi. (D. Lloyd George, İngiltere Başbakanı, 1922)

Bir ulusun hayatında bu kadar az sürede bu denli kökten değişiklik pek seyrek gerçekleşir… Bu olağanüstü işleri yapanlar, hiç kuşkusuz kelimenin tam anlamıyla büyük adam niteliğine hak kazanmışlardır. Ve bundan dolayı Türkiye övünebilir. (Eleftherios Venizelos, Yunanistan Başbakanı, 1933)

Bir insana ölümünden sonra bu derece sevgi ve yas gösterileri yapılması milletler tarihinde az görülen şeylerdendir. (ATHİNAİKA, Atina, 12 Kasım 1938)

Yazının devamı »

Sonraki Yazılar »