Doğa Koruma için arşiv
6 Kasım 2008 , 01:28 · Kategori: Doğa Koruma

“Troya Tarihi Ulusal Milli Parkı” sınırında bulunan ve 96 kuş türünü barındıran Skamander Vadisinde (Araplar Boğazı) taşocaklarının neden olduğu giderek artan kirlilik, tarihi çevresel dokuyu tehdit ediyor. Skamander Vadisi (Araplar Boğazı) içinde, vadi yamaçları ile vadi sırtlarında sayıları 5′e ulaşan taşocağının çevreye yaydığı gürültü, titreşim ve yarattığı su kirliliği nedeniyle, Araplar Boğazı mevkiinde yaşayan 96 kuş türü ve Troya Milli Parkı ile sınırlarında yaşayan toplam 192 kuş türünün yaşam alanlarını tehdit ettiği belirtiliyor.
Yazının devamı »
4 Kasım 2008 , 02:19 · Kategori: Doğa Koruma

Türkiye’de 30 bin dolayında olan yaban keçisi nüfusunun, koruma görevlisi sayısının yetersiz kalması ve bunun sonucunda usulsüz avlanmadaki artış nedeniyle tehlike altında olduğu bildirildi. Orman Mühendisleri Odası Doğu Akdeniz Şube Başkanı Selami Tece, Türkiye’de av ve yaban hayatının geleceğinin, yaban hayatı ve doğanın özenle korunmasına bağlı olduğunu söyledi. Türkiye’nin yaban hayatı açısından birçok ülkeye oranla hala iyi konumda bulunduğunu belirten Tece, ancak son yıllarda bu özelliğini hızla yitirmeye başladığını ifade etti.
Yazının devamı »
30 Ekim 2008 , 01:04 · Kategori: Doğa Koruma

Türkiye’de orman ekosistemlerine düşen yağış suyunun (175 milyar m³) ormana ve buradan alt havzalara doğru seyri ormanın bulunduğu yerdeki iklim özellikleri, topoğrafik yapı, vejetasyon, toprak, ve arazi kullanım tiplerine göre değişik karakterler gösterir. Ormana düşen yağış suyunun ortalama olarak; % 15’inin yağış anında orman örtüsü ve toprak yüzeyinde tutularak tekrar buharlaştığını, %30’unun toprak içinde seyri esnasında bitki kökleri tarafından emilerek tekrar yaprakları ile buharlaştırdığını, geri kalan %55’inin ise bir kısmı toprak içinden hareketle toprak suyunu ve yer altı sularını, yüzeysel akışla da yerüstü su kaynaklarını beslediğini söylenebilir.
Yazının devamı »
22 Ekim 2008 , 00:09 · Kategori: Doğa Koruma

Sulak Alanlar
Sulak alanlar; sazlıklar, lagünler, tabii göller, yapay göller olmak üzere dört guruba ayrılırlar. Sahip olduğu biyolojik çeşitlilik nedeniyle dünyanın doğal zenginlik müzeleri olarak kabul edilen sulak alanlar; doğal işlevleri ve ekonomik değerleriyle yeryüzünün en önemli ekosistemleridir. Sulak alanlar, yeraltı sularını besleyerek veya boşaltarak, taban suyunu dengeleyerek, sel sularını depolayarak, taşkınları kontrol ederek, kıyılarda deniz suyunun girişini önleyerek bölgenin su rejimini düzenlerler. Bulundukları yörede nem oranını yükselterek, başta yağış ve sıcaklık olmak üzere yerel iklim elemanları üzerinde olumlu etki yaparlar. Tortu ve zehirli maddeleri alıkoyarak ya da besin maddelerini (azot, fosfor gibi) kullanarak suyu temizlerler. Tropikal ormanlarla birlikte yeryüzünün en fazla biyolojik üretim yapan ekosistemleridir. Başta balıklar ve su kuşları olmak üzere gerek ekolojik değeri, gerekse ticari değeri yüksek, zengin bitki ve hayvan çeşitliliği ile birçok türün yaşamasına olanak sağlarlar. Yüksek bir ekonomik değere sahiptirler. Balıkçılık, tarım ve hayvancılık, saz üretimi, turizm olanaklarıyla bölge ve ülke ekonomisine önemli katkı sağlarlar.
Yazının devamı »
19 Ekim 2008 , 00:00 · Kategori: Doğa Koruma

Çevre için sevindirici bir haber daha. 9 golf alanı ve 30 bin yatak kapasiteli olarak planlanan Oymapınar Kültür ve Turizm Koruma Gelişim Bölgesinin hayata geçirilmesi için planlama ve projelendirme çalışmaları tamamlanmış. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca onaylama aşamasına da gelinmiş. Yetkililerin açıklamalarına göre; doğaya zarar vermeyen, baraj göllerini kirletmeyecek, ormanı koruyacak, betona esir düşmeyecek bir proje hayal ediliyormuş.
Yazının devamı »
18 Ekim 2008 , 01:25 · Kategori: Doğa Koruma

Çevreyi Kim Kurtaracak? Güzel ve anlamlı bir soru elbette. Yukarıdaki bannerı ilk gördüğümde, bu isimde bir ağ sitesi kuranı tebrik etmek istedim kendimce. Hemen tıkladım bannerı. Flash tabanlı, şık bir ağ sitesi. Lakin karanlık bir ekran karşıladı beni. Tasarımcı, Terminatör filminden ya da Tiberian Sun oyunundan etkilenmiş olmalıydı. Hani Dünya’nın cehenneme döndüğü sahneler vardır bahsettiklerimde. İşte öyle bir görüntü.
Yazının devamı »
11 Ekim 2008 , 00:06 · Kategori: Doğa Koruma
Dün ulaşan bir e-posta: Küresel Isınmaya Karşı; Beyaz Cisim. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğretim üyelerinden, Prof. Dr. Mehmet Ali Körpınar hoca tarafından yazılıp, yollanmış. Paylaşmayı uygun gördüm. Buyrun okuyun…
Değerli arkadaşlar,
Six Degrees kitabının İngiliz yazarı Mark Lynas a göre küresel sıcaklıklar 10° artarsa Grönland’da bulunan buzullar ve buz adaları yok olacak, ortalama sıcaklıklar 30° artarsa kutuplarda hiç buzul kalmayacak, 40° artarsa okyanuslardaki su seviyesinde çok ciddi yükselmeler olacaktır. Tek bir derece daha artarsa iklim değişikliklerinin alaca karanlık kuşağı başlayacak ve 60° lik artışta ise kıyamet günü gelecekmiş.
Yazının devamı »
8 Ekim 2008 , 16:39 · Kategori: Doğa Koruma
İklim, en genel yaklaşımla ortalama hava durumu olarak ifade edilir. Bu yüzden, iklim ve hava, birbiriyle çok iç içe kavramlardır. Hava, Yeryüzünün herhangi bir yerinde, herhangi bir zamanda, gözlenen ve yaşanan atmosferik koşulların bütünüdür. İklim ise bu hava koşullarında uzun süreli (Dünya Meteoroloji Örgütü tarafından bu süre ortalama otuz yıl olarak kabul edilmektedir) gözlenen değişimlerin ortalamasıdır.
Yazının devamı »
5 Ekim 2008 , 01:55 · Kategori: Doğa Koruma

Gökova Körfezi
Ege Denizi’nin Akdeniz ile birleştiği bölgede yer alan Gökova Körfezi (36°45′N–27°l9′E), 24500 hektarı kara alanı olmak üzere toplam 52 bin hektarlık alan ile Türkiye’nin sekiz deniz koruma bölgesinden biri olarak, 1989 yılından itibaren Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmiştir.
Körfez, yüksekliği 879 m civarında olan Menteşe dağlarıyla çevrelenmiştir. Körfezin en doğu kesiminde yer alan Gökova ve Kızılkaya ovaları, alüvyon orijinli tarım alanları olarak kullanılmaktadır. Körfez civarında Bodrum ve Ören’den başka önemli yerleşim alanı bulunmamaktadır. Ören’de yapımı tamamlanmış olan termik santral henüz tam kapasiteyle çalışmaya başlamamıştır. Bu nedenlerle, Gökova ve Yeşilova halen Ege’nin en temiz körfezleri durumundadır. Körfeze hiçbir büyük akarsu girdisinin olmayışı da kirliliğin artmamasında rol oynayan önemli bir etkendir. Bununla beraber, bölgenin karasal kısmının karstik bir yapıya sahip olması nedeniyle yağmur suları, kayalardan süzülerek kıyı bölgelerinde deniz tabanından taze tatlı su ile zengin mineral girişi sağlamakta ve canlı üretkenliği arttırmaktadır.
Kaynak: Akyol ve ark. (2007). Anadolu Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Dergisi. Cilt/Vol.:8-Sayı/No: 1: 139-144.
23 Eylül 2008 , 15:19 · Kategori: Doğa Koruma
Yeni Alanya gazetesinden bir haber. Çevreci Tesislere Belge Verilecek başlığıyla yayınlanan. Her ne kadar akibeti şimdiden belli olsa bile, yine de insanın içinden umarım hakkıyla uygulanır demek geliyor. Haber metni aşağıda…
Turizm İşletmesi Belgeli Konaklama Tesislerine Çevreye Duyarlı Konaklama Tesisi Belgesi Verilmesine Dair Tebliğ, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Tebliğle; sürdürülebilir turizm kapsamında, çevrenin korunması, çevre bilincinin geliştirilmesi, turistik tesislerin çevreye olan olumlu katkılarının teşvik edilmesi ve özendirilmesi amacıyla, çevreye duyarlı konaklama tesislerinin sınıflandırılmasına ve belgelendirilmesine ilişkin usul ve esaslar düzenlendi. Simgesi yıldız olan konaklama tesislerinin plaketlerinde sınıflarını gösteren yıldızlar yeşil renkle düzenlenecek. Ayrıca plaket üzerinde Çevreye Duyarlı Tesis ibaresi yer alacak. Çevreye Duyarlı Konaklama Tesisi Belgesi sahibi işletmeler iki yılda bir yeniden sınıflandırılacak. Kültür ve Turizm Bakanlığından Çevre Dostu Kuruluş Belgesi (Çam Simgesi) almış olan konaklama tesisler de tebliğin yayımlanma tarihinden itibaren bir yıl içinde asgari puanı oluşturan standartları sağlamaları halinde, Çevreye Duyarlı Konaklama Tesisi Belgesi (Yeşil Yıldız Simgesi) ve plaketi alacak. Sınıfları için belirlenen asgari puanı sağlayamayan tesislere ait Çevre Dostu Kuruluş Belgesi (Çam Simgesi) ise iptal edilecek. Kaynak

« Önceki Yazılar ·
Sonraki Yazılar »