Doğa Koruma için arşiv
11 Ekim 2008 , 00:06 · Kategori: Doğa Koruma
Dün ulaşan bir e-posta: Küresel Isınmaya Karşı; Beyaz Cisim. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğretim üyelerinden, Prof. Dr. Mehmet Ali Körpınar hoca tarafından yazılıp, yollanmış. Paylaşmayı uygun gördüm. Buyrun okuyun…
Değerli arkadaşlar,
Six Degrees kitabının İngiliz yazarı Mark Lynas a göre küresel sıcaklıklar 10° artarsa Grönland’da bulunan buzullar ve buz adaları yok olacak, ortalama sıcaklıklar 30° artarsa kutuplarda hiç buzul kalmayacak, 40° artarsa okyanuslardaki su seviyesinde çok ciddi yükselmeler olacaktır. Tek bir derece daha artarsa iklim değişikliklerinin alaca karanlık kuşağı başlayacak ve 60° lik artışta ise kıyamet günü gelecekmiş.
Yazının devamı »
8 Ekim 2008 , 16:39 · Kategori: Doğa Koruma
İklim, en genel yaklaşımla ortalama hava durumu olarak ifade edilir. Bu yüzden, iklim ve hava, birbiriyle çok iç içe kavramlardır. Hava, Yeryüzünün herhangi bir yerinde, herhangi bir zamanda, gözlenen ve yaşanan atmosferik koşulların bütünüdür. İklim ise bu hava koşullarında uzun süreli (Dünya Meteoroloji Örgütü tarafından bu süre ortalama otuz yıl olarak kabul edilmektedir) gözlenen değişimlerin ortalamasıdır.
Yazının devamı »
5 Ekim 2008 , 01:55 · Kategori: Doğa Koruma

Gökova Körfezi
Ege Denizi’nin Akdeniz ile birleştiği bölgede yer alan Gökova Körfezi (36°45′N–27°l9′E), 24500 hektarı kara alanı olmak üzere toplam 52 bin hektarlık alan ile Türkiye’nin sekiz deniz koruma bölgesinden biri olarak, 1989 yılından itibaren Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmiştir.
Körfez, yüksekliği 879 m civarında olan Menteşe dağlarıyla çevrelenmiştir. Körfezin en doğu kesiminde yer alan Gökova ve Kızılkaya ovaları, alüvyon orijinli tarım alanları olarak kullanılmaktadır. Körfez civarında Bodrum ve Ören’den başka önemli yerleşim alanı bulunmamaktadır. Ören’de yapımı tamamlanmış olan termik santral henüz tam kapasiteyle çalışmaya başlamamıştır. Bu nedenlerle, Gökova ve Yeşilova halen Ege’nin en temiz körfezleri durumundadır. Körfeze hiçbir büyük akarsu girdisinin olmayışı da kirliliğin artmamasında rol oynayan önemli bir etkendir. Bununla beraber, bölgenin karasal kısmının karstik bir yapıya sahip olması nedeniyle yağmur suları, kayalardan süzülerek kıyı bölgelerinde deniz tabanından taze tatlı su ile zengin mineral girişi sağlamakta ve canlı üretkenliği arttırmaktadır.
Kaynak: Akyol ve ark. (2007). Anadolu Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Dergisi. Cilt/Vol.:8-Sayı/No: 1: 139-144.
23 Eylül 2008 , 15:19 · Kategori: Doğa Koruma
Yeni Alanya gazetesinden bir haber. Çevreci Tesislere Belge Verilecek başlığıyla yayınlanan. Her ne kadar akibeti şimdiden belli olsa bile, yine de insanın içinden umarım hakkıyla uygulanır demek geliyor. Haber metni aşağıda…
Turizm İşletmesi Belgeli Konaklama Tesislerine Çevreye Duyarlı Konaklama Tesisi Belgesi Verilmesine Dair Tebliğ, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Tebliğle; sürdürülebilir turizm kapsamında, çevrenin korunması, çevre bilincinin geliştirilmesi, turistik tesislerin çevreye olan olumlu katkılarının teşvik edilmesi ve özendirilmesi amacıyla, çevreye duyarlı konaklama tesislerinin sınıflandırılmasına ve belgelendirilmesine ilişkin usul ve esaslar düzenlendi. Simgesi yıldız olan konaklama tesislerinin plaketlerinde sınıflarını gösteren yıldızlar yeşil renkle düzenlenecek. Ayrıca plaket üzerinde Çevreye Duyarlı Tesis ibaresi yer alacak. Çevreye Duyarlı Konaklama Tesisi Belgesi sahibi işletmeler iki yılda bir yeniden sınıflandırılacak. Kültür ve Turizm Bakanlığından Çevre Dostu Kuruluş Belgesi (Çam Simgesi) almış olan konaklama tesisler de tebliğin yayımlanma tarihinden itibaren bir yıl içinde asgari puanı oluşturan standartları sağlamaları halinde, Çevreye Duyarlı Konaklama Tesisi Belgesi (Yeşil Yıldız Simgesi) ve plaketi alacak. Sınıfları için belirlenen asgari puanı sağlayamayan tesislere ait Çevre Dostu Kuruluş Belgesi (Çam Simgesi) ise iptal edilecek. Kaynak
8 Eylül 2008 , 16:37 · Kategori: Doğa Koruma
Bugün gelen e-postalar içerisinde bir tanesi vardı ki, olur ya vesileyle bir kişiye daha ulaşır düşüncesiyle siteme taşımaktan alıkoyamadım kendimi. Şahika Ertan ve Asaf Ertan tarafından çaresizlikle yoğurulup, bilgi ile kaleme alınan bu metin aynen şöyle;
Yazının devamı »
19 Ağustos 2008 , 05:43 · Kategori: Araknoloji, Börtü Böcek, Doğa Koruma

Böğü
Dün derneğimize gelen bir e-posta. Gönderenin isim ve adresini sansürleyip aynen yayınlıyorum.
Yazının devamı »
10 Ağustos 2008 , 17:51 · Kategori: Doğa Koruma

BTC Boru Hattı Yanıyor
Tarih, 21/07/2006. Doğa Derneği yetkilisi Güven Eken bir açıklama yapıyor. “BTC Boru Hattı, kalkınmanın ve çevrenin birbirine zıt kavramlar olmadığını gösterdi. Türkiye’nin en büyük yatırım projelerinden biri olmasına rağmen doğa üzerinde en az etki bırakacak şekilde uygulandı ve proje pek çok canlı türünün yaşam alanına zarar vermeden tamamlandı. Doğa Derneği, enerji ve inşaat sektörleri başta olmak üzere Türkiye’de yatırım yapan tüm şirketleri BTC’nin yükselttiği çevre standartlarına uymaya davet ediyor. BTC Boru Hattı bitti, ne mutlu ki, doğa yaşamaya devam ediyor”. Kaynak…
Yazının devamı »
9 Ağustos 2008 , 04:29 · Kategori: Doğa Koruma
Haberler.com sitesinde Oylat Mağarası ile ilgili bir haber;
Türkiye’nin En Büyük 3′üncü Mağarası Olan Oylat Mağarası, Turizme Kazanılmasının İkinci Yılında Yeterli İlgiyi Görmüyor. 665 Metrelik Bölümünde Yürüyüş Yolları ve Gerekli Aydınlatmaların Yapıldığı Mağaran, 30 Yıllığına Yap -İşlet -Devret Modeliyle Esperi Firması Tarafından İşletiliyor.
Türkiye’nin en büyük 3′üncü mağarası olan Oylat Mağarası, turizme kazanılmasının ikinci yılında yeterli ilgiyi görmüyor. 665 metrelik bölümünde yürüyüş yolları ve gerekli aydınlatmaların yapıldığı mağaran, 30 yıllığına yap-işlet-devret modeliyle Esperi firması tarafından işletiliyor.
Hilmiye Köyü Muhtarı Mustafa Şen, mağaranın içerisindeki su göletlerinin tamamlandığını, 200 metrelik bölümünün daha ziyarete açılacağını söyledi. Oylat Mağarası’nın Türkiye genelinde işletmeye açılan 17 mağara arasında büyüklük bakımından 3′üncü olduğuna dikkat çeken Şen, 200 metrelik bölümün de açılmasıyla Türkiye’nin 2. büyük mağarası olacağını kaydetti.
Haberin devamı için tıklayınız…
Mağaranın turizme açılma sürecini çok iyi hatırlıyorum. Mağara Araştırma Derneğinden (MAD) Baturay Altınok, Emrah Sınmaz ve şu an ismini hatırlayamadığım bir çok arkadaş cansiperane bir şekilde, kahramanca mücadele etmişlerdi, bu doğa harikasının katledilmemesi için. Ancak mücadeleler sonuç vermedi ve mağara turizme açıldı.
Bu habere üzüldüm dersem yalan söylemiş olurum…
7 Ağustos 2008 , 04:03 · Kategori: Doğa Koruma
Az evvel nette gezinirken, gözüme bir yazı ilişti… Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Gezi ve Mağara Komitesi Başkanı Engin Zaman beyefendi tarafından, 10 Ocak 2007 Çarşamba günü Anadolu ajansına verilen bir demeç.
Benim kıytırık bloğumu takip edenler yakından tanırlar TÜRSAB’ı. IV. Ulusal Speleoloji Sempozyumuna sponsor olmayı taahhüt edip, sempozyumdan bir gün evvel verdiği sözden cayan prensip sahibi kuruluş. Bknz…
Bakalım Sayın Zaman ne demiş?
Yazının devamı »
4 Ağustos 2008 , 00:16 · Kategori: Doğa Koruma, Hezeyanlar
Uzun yıllar evvel; ilkokul öğrencisi olduğum o güzel yıllarda, ailecek Dimçayına giderdik. Annem, babam ve ben. Alanya o günlerde bir yeryüzü cenneti, Dimçayı ise Kevser havuzuydu sevgili Alanya’mın.
Babamın hippilik yıllarından kalma bir çadırı vardı. Lacivert. Her bir yanı delik, bozuk fermuarından dolayı kapısı asla kapanmayan. Ailecek sokulurduk içerisine; gece cır cır böcekleri, gürüldeyen su sesi, kimi zaman uzak çakal ulumalarıyla bastırırken, anneciğimin yürek sesi ninnilerin en güzeli oluverirdi. Uyurdum.
Gündüzleri babamı izlerdim bazen, Torosların doruklarını süzerdi uzun uzun… “Yağmur yağıyor tepelere” derdi. Saatler sonra, babamın yağmur tespitini doğrularcasına Dimçayının suyu hafiften bulanır, sonra geçerdi kendiliğinden.
Yazının devamı »
« Önceki Yazılar ·
Sonraki Yazılar »