Guillaume Antoine Olivier

Guillaume Antoine Olivier
Guillaume Antoine Olivier (1756-1814), Fransız entomolog, araknolog. Aynı zamanda Tıp eğitimi de alan Olivier, Fransızların en büyük doğa bilimcileri arasında yer alır.

Guillaume Antoine Olivier (1756-1814), Fransız entomolog, araknolog. Aynı zamanda Tıp eğitimi de alan Olivier, Fransızların en büyük doğa bilimcileri arasında yer alır.

Prof. Dr. Niyazi Lodos
1921 – 10 Ekim 1997
Entomoloji dünyasından bir yıldız kaydı. Hocaların hocası, büyük insan, dünyaca tanınmış araştıncı ve binlerce öğrenci yetiştirmiş değerli eğitmen sevgili hocamız Prof. Dr. Niyazi Lodos’u kaybetmenin acısı içindeyiz. Tüm meslek camiamıza başsağlığı dileriz.
Uzun yıllar evvel, “İnsanlığın Asil Evlatları Kendilerini Doğaya Adamışlardı” başlıklı bir makale okumuştum. Makalenin bir yerlerinde Alexander von Humbolt’un da resmi vardı. Hayranlıkla bakakalmıştım o resme. Bilinmeyeni keşfe adanmış bir hayata duyulan hayranlıktı bu. Rahatlıklardan vazgeçişe, güzellikleri aramaya; insanlık için, yurt için, evren için sarfedilen çabaya duyulan hayranlık. O gün bugündür ben; ölen doğa bilimcilerin ruhlarının hâlâ aramızda var olduklarına inanırım.

İngiltere’de sıklıkla Doğa Tarihinin babası olarak işaret edilen John Ray zamanının en önemli Doğa Bilimcisi olmasının yanında aynı zamanda çok önemli bir filozofdur. John Ray, 1627 yılının Kasım ayında İngiltere’nin Essex şehrinin Black Notley kasabasında dünyaya geldi. Babası demirci ustası, annesi bitkiler vasıtasıyla insanları iyileştiren bir hanımdı. Ray’in son derece derin olan doğa sevgisinin (bilhassa bitkiler) gelişiminde annesinin etkisi büyüktür.

Büyük Fransız doğa bilimci, zoolog, karsinolog¹. 23 Ekim 1800′de, şu an Belçika sınırları içerisinde yer alan Bruges şehrinde doğdu. Babası İngiliz Wiliam Edwards, annesi Fransız Elisabeth Vaux’du. Mevcut yönetime muhalif olan babası uzun yıllar boyunca hapis yattı. Bu tip ailevi nedenlerden ötürü ilk gençlik yıllarının büyük bir kısmını Fransa’nın çeşitli kentlerinde geçirdi. Paris’de Fizyolog olan ağabeyi William Edwards’dan Fizyoloji dersleri aldı. Napoleon Bonaparte’ın düşmesinden sonra ailecek yeniden Paris’e yerleştiler.
Avrupa’da ilk doktora yapan ve Darülfünun’da ilk jeoloji ve mineraloji muallimi (profesörü) olan Halil Ethem Eldem’in çocukluğu İstanbul’da, gençliği Avrupa’da geçmiştir. Halil Ethem orta öğrenimini babasının (İbrahim Ethem Bey) elçi olduğu Berlin’de, yüksek öğrenimini de babasının isteğine uyarak kimya ve yerbilimleri dallarında İsviçre’de Zürih Üniversitesi’nde yapmış ve sonra da Bern Üniversitesi’ne giderek kimya dalında doktor unvanı almıştır. Bu çalışma temel bilimler dalında Avrupa’da yapılan ilk Türk doktorasıdır. Bu doktoranın konusu, ayrıntısı ve belgeleri Prof. Dr. İhsan Ketin ve Prof. Dr. Erdal İnönü’nün araştırmaları ile gün ışığına çıkarılmıştır. Kimya dalında yapılan bu doktora çalışması Türkiye’de bilimsel araştırmaların başlangıcı, tarihsel gelişimi ve bilim tarihi açısından ayrı bir önem taşımaktadır.

Ulisse Aldrovandi, İtalyan doğa bilimci, filozof. Avrupa’nın ilklerinden olan, Bologna Botanik Bahçesi’nin kurucusu.

Fransız zoolog. Modern entomolojinin babası. 20 Kasım 1762′de doğdu, 6 Şubat 1833′de hayata gözlerini yumdu.

Danimarka’lı entomolog, ekonomist. 7 Ocak 1745′de Tønder şehrinde Dünya’ya geldi. 1762′de Kopenhag Üniversitesine başladı. Bir yıl sonra yakın dostu ve akrabası Johan Zoega ile birlikte Uppsala şehrine yerleşti ve burada iki yıl boyunca Carl von Linné nin danışmanlığı altında doğa bilimleri üzerine çalıştı.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Su Ürünleri Bölümü’nde öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı’nın uzmanlık alanı dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalleri. Bu balık türünün bilinçsiz avlanma sonucu sayı ve kalite açısından ekonomik değerini kaybetmesinin bölge açısından yaratacağı sorunları düşünen Prof. Dr. Mustafa Sarı, doktora tezini de bu balık üzerine yapar. Yaşanabilecek sorunların önüne geçebilmek için alternatif balıkçılık modeli geliştirir ve köy köy bu modeli anlatmak için dolaşmaya başlar. 1997’de yaptığı araştırmaya göre, gölde sadece 47 bin ton balık kalmıştır. Bunun en önemli nedeni de balıkçılık yapan köylülerin aşırı avlanmasıdır. Normalde yılda 7 bin ton balık avlanması gerekirken, örneğin 2000 yılında bu rakam 20 bin tondur.