<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Doğa Tarihi &#187; Araknoloji</title>
	<atom:link href="http://www.dogatarihi.net/category/araknoloji/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.dogatarihi.net</link>
	<description>Kadir Boğaç Kunt'un doğa tarihi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Sep 2010 02:42:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>İnsan Yüzlü Örümcek Gerçeği</title>
		<link>http://www.dogatarihi.net/insan-yuzlu-orumcek-gercegi/</link>
		<comments>http://www.dogatarihi.net/insan-yuzlu-orumcek-gercegi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Jul 2010 01:24:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Boğaç Kunt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Araknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Biyoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dogatarihi.net/?p=3461</guid>
		<description><![CDATA[Dün gece geç saatlerde, ülkemin önde gelen portallarından bir tanesinde, bir haber dikkatimi çekti. Haberin başlığı şöyleydi: İnsan Yüzlü Örümcek Şaşırttı. Meraklanıp, haberi okudum. Özetle şunlar yazıyordu: Bodrum&#8217;da bir hanım, evinin bahçesinde bir örümcek buluyor. Örümceği inceleyince vücudunda bir bölgenin insan suratına benzediğini görüyor. Hatta eşi &#8220;uzaylı bu&#8221; tespitinde bulunuyor. Hanımın evi ziyaretçi akınına uğruyor. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Dün gece geç saatlerde, ülkemin önde gelen portallarından bir tanesinde, bir haber dikkatimi çekti. Haberin başlığı şöyleydi: İnsan Yüzlü Örümcek Şaşırttı. Meraklanıp, haberi okudum. Özetle şunlar yazıyordu: Bodrum&#8217;da bir hanım, evinin bahçesinde bir örümcek buluyor. Örümceği inceleyince vücudunda bir bölgenin insan suratına benzediğini görüyor. Hatta eşi &#8220;uzaylı bu&#8221; tespitinde bulunuyor. Hanımın evi ziyaretçi akınına uğruyor. Hanımefendi yaptığı araştırmalar sonrasında, sakladıkları örümceğin bir benzerine daha evvel Malatya ve Manisa&#8217;da rastlanıldığını öğreniyor ve &#8220;üçüncüsünü bulduklarına&#8221; hükmediyor. Ayrıca hanımefendi örümceğe yemesi için maydonoz veriyor ve örümcek maydonozu yiyor. Sonrasında örümceğin rengi yeşile dönüşüyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span id="more-3461"></span>Elbette ilk başta habere itibar etmedim. Zira itibar edilecek bir tarafı yoktu. Lakin daha sonra aynı haberin ulusal basında yer aldığını görünce (haberi yapan anladığım kadarıyla DHA&#8217;dan bir muhabir) çıldırdım. Hürriyet gibi [<a href="http://www.dogatarihi.net/images/insan_yuzlu_orumcek_hurriyet.jpg" target="_blank">bakınız 1</a>; <a href="http://www.dogatarihi.net/images/insan_yuzlu_orumcek_hurriyet_2.jpg" target="_blank">bakınız 2</a>] Türkiye&#8217;nin yüksek tirajlı gazetelerinden bir tanesinin ağ sayfasında böylesi saçma ve abartı bir haber ilk sayfadan nasıl yer bulabilirdi? Haberi yapan hiç mi araştırmamıştı? Bu gazetelerin editörleri yok muydu? Bu muhabirlere gazeteciliğin 5N1K kaidesi öğretilmiyor muydu? Sonra aklıma o manidar atalar sözümüz geldi; Deveye sormuşlar boynun neden eğri&#8230;..</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><img class="aligncenter size-full wp-image-3468" title="İnsan Yüzlü Örümcek" src="http://www.dogatarihi.net/wp-content/uploads//2010/07/DSC006791.jpg" alt="" width="346" height="259" /></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Halkımıza &#8220;İnsan Yüzlü Örümcek&#8221; adı ile satılmak istenen örümcek (-ki Türkiye&#8217;nin en yaygın örümceklerindendir), Thomisidae (Yengeç Örümceğigiller) ailesinden, <em>Thomisus</em> cinsine ait bir tür (dişi). Familyanın uzmanı olmadığım ve fotoğraf üzerinden örümceklerin tür teşhisi yapılamayacağı için, örümceğin türü hakkında ahkam kesmeyeceğim. Bu cinsin ülkemizden kaydedilen iki türü bulunuyor; <em>Thomisus citrinellus</em> ve <em>Thomisus onustus</em>. Üstelik bunlardan <em>T. onustus</em> türüne ait ilk kayıt, 1876 senesinde İstanbul&#8217;dan İtalyan araştırmacı &#8220;Pietro Pavesi&#8221; tarafından veriliyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Maydonoz yiyince örümceğin renginin yeşile dönüşmesi olayına gelince (tam bir facia). Bu konuyu herhangi bir Biyoloji bölümü 1. sınıf öğrencisine danışsalardı rahatlıkla aydınlanabilirlerdi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><strong>1.</strong> Örümcekler kesinlikle otçul değillerdir. Bazı istisnai örümcek türlerinin -zaman zaman- doğal menülerinde çiçek polenine rastlanılsa da örümcekler maydonoz yemezler.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><strong>2.</strong> Maydonozu yiyince örümceğin renginin yeşile dönüşmesi&#8230; Bu olay tıpkı Bukalemunlarda olduğu gibi ortamın rengine uyum ile alakalıdır. Thomisidae ailesi mensupları avcı örümceklerdir. Gün boyu bitkilerin üzerinde av beklerler. Bu nedenle ortam rengine uyum sağlamak (kamuflaj) hususunda son derece başarılıdırlar. Lütfen aşağıdaki resme bakınız&#8230;</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><img class="aligncenter size-full wp-image-3474" src="http://www.dogatarihi.net/wp-content/uploads//2010/07/orumcek_11.jpg" alt="" width="346" height="260" /></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Haberde &#8220;İnsan Yüzlü Örümcek&#8221; olarak anılan örümceğimiz bir Hatmi çiçeğinin üzerinde avlanmaktadır. Rengi ise Hatmi çiçeğinin rengindedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><strong>3. </strong>İlk bakışta &#8220;İnsan Yüzlü&#8221; hissi uyandıran desenlerin nedeni ise, biz araknologların abdomen olarak telaffuz ettiğimiz karın kısmının sırt tarafında yer alan girinti ve çıkıntılardır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Hanımefendi haber metninde &#8220;Örümceği ne yapacağım?&#8221; diye soruyordu. Bırakın hanımefendi, Allah aşkına doğaya serbest bırakın. Abartılı haberi yapan muhabir arkadaş&#8230; İlla ki insan sıfatlı örümcek arıyorsanız buyrun <a href="http://nature.berkeley.edu/~gillespi/research.htm" target="_blank">buradan</a> yakın.</span></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dogatarihi.net/insan-yuzlu-orumcek-gercegi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye Faunasına Katkılar</title>
		<link>http://www.dogatarihi.net/turkiye-faunasina-katkilar/</link>
		<comments>http://www.dogatarihi.net/turkiye-faunasina-katkilar/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Mar 2010 21:27:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Boğaç Kunt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Araknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Biyoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dogatarihi.net/?p=3323</guid>
		<description><![CDATA[Üç beş gün evvel günümüzün seçkin zooloji dergilerinden Zootaxa’nın ağ sayfasına göz atarken, Deniz Şirin, Otto von Helversen ve Battal Çıplak imzalı bir makale dikkatimi çekti. Bu makalelerinde araştırmacılar Chorthippus antecessor ve Chorthippus relicticus adında iki yeni çekirge türünü Türkiye’den dünya için yeni olarak tanımlamışlardı. Yazarlardan Deniz Şirin, Akdeniz Üniversitesi Biyoloji Bölümünde araştırma görevlisi ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="postentry">
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><img class="size-medium wp-image-3517  aligncenter" title="Artanes bucaensis &amp; Thanatus niditus" src="http://www.dogatarihi.net/wp-content/uploads//2010/03/artanes-300x226.jpg" alt="" width="300" height="226" /></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Üç beş gün evvel günümüzün seçkin zooloji dergilerinden Zootaxa’nın ağ sayfasına göz atarken, Deniz Şirin, Otto von Helversen ve Battal Çıplak imzalı bir makale dikkatimi çekti.  Bu makalelerinde araştırmacılar <em>Chorthippus antecessor</em> ve <em>Chorthippus relicticus</em> adında iki yeni çekirge türünü Türkiye’den dünya için yeni olarak tanımlamışlardı. Yazarlardan Deniz Şirin, Akdeniz Üniversitesi Biyoloji Bölümünde araştırma görevlisi ve anladığım kadarıyla Battal Çıplak hocanın doktorantı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span id="more-3323"></span></span><span style="color: #000000;">Ülkemde “Sistematik Zooloji” alanında güzel şeyler oluyordu. Onca olanaksızlıklara rağmen meslektaşlarımız Türkiye’yi uluslar arası ortamlarda layıkıyla temsil edebiliyorlardı. Sevindim, göğsün kabardı, iftihar ettim. Zaten uzun zamandan beri de takip ediyordum. Battal Çıplak hoca Antalya’da kaliteli bir ekip kurmuş ve merhum Tevfik Karabağ hocamızın mirasını devralmış gibi görünüyor. Ne güzel…</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Türkiye faunasına bir diğer katkı da acizane dün bizden geldi. Yıllardır süren arazi ve laboratuvar çalışmalarımız; sistematik sorunları çözme gayretimizden kaynaklanan uzun tartışmalarımızdan sonra, saygıdeğer hocam ve meslektaşım Dmitri Logunov ile birlikte kaleme aldığımız “Taxonomic-faunistic notes on the Philodromidae (Aranei) of Turkey” adlı makale dün Rusların meşhur dergisi “Arthropoda Selecta”  da yayınlandı. Bu makale içerisinde Philodromidae familyasına ait bazı türleri Türkiye için yeni kayıt olarak verirken; <em>Artanes bucaensis</em> ve <em>Thanatus niditus</em> u da dünya için yeni örümcek türleri olarak tanımladık.<em> Artanes</em> cinsine ait bu yeni türe <em>bucaensis</em> adını vermemizin nedeni, İzmir-Buca’dan toplanmış olması; <em>niditus</em> ise Latince “güzel, zarif” anlamına geliyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Değerli kardeşim ve meslektaşım Ersen Aydın Yağmur’a bu çalışmamızda göstermiş olduğu özveri ve yardımlardan dolayı bir kez daha teşekkür etmek isterim.</span></p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dogatarihi.net/turkiye-faunasina-katkilar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Taşatan Yaylası, Dysderocrates, Ersen vs…</title>
		<link>http://www.dogatarihi.net/dysderocrates/</link>
		<comments>http://www.dogatarihi.net/dysderocrates/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Mar 2010 03:34:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Boğaç Kunt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Araknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Figen'e Mektuplar]]></category>
		<category><![CDATA[Biyolog]]></category>
		<category><![CDATA[Biyoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dogatarihi.net/?p=3335</guid>
		<description><![CDATA[Taşatan Yaylası &#124; Alanya &#124; Antalya Dysderocrates, Dysderidae familyasının hepi topu altı tanecik türü olan bir cinsi. Bu cinse mensup örümcekler Akdeniz havzasında, Balkanlarda dağılım göstermektedirler. Diğer dysderid örümceklere nazaran oldukça iridirler. Türkiye’den bilinen tek türü (ben hiç görmedim) Dysderocrates regina 1988 yılında, Hollanda’lı araknolog Dr. Christa Deeleman-Reinhold tarafından tanımlanmıştır. Efendim, resimde aksakallı gözlüklü beyin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="postentry">
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><img class="aligncenter size-full wp-image-3332" title="Taşatan Yaylası | Alanya | Antalya" src="http://www.dogatarihi.net/wp-content/uploads//2010/03/tasatan.jpg" alt="" width="346" height="258" /></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;">Taşatan Yaylası | Alanya | Antalya</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><em>Dysderocrates</em>, Dysderidae familyasının hepi topu altı tanecik türü olan bir cinsi. Bu cinse mensup örümcekler Akdeniz havzasında, Balkanlarda dağılım göstermektedirler. Diğer dysderid örümceklere nazaran oldukça iridirler. Türkiye’den bilinen tek türü (ben hiç görmedim) <em>Dysderocrates regina</em> 1988 yılında, Hollanda’lı araknolog Dr. Christa Deeleman-Reinhold tarafından tanımlanmıştır.</span></p>
<p><span id="more-3335"></span><span id="more-3330"> </span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.esa2008.unibe.ch/fileadmin/esa/gallery/p5/photos/080825%20Cupiennius%20Auditory%20-%20Deeleman-Reinhold%20&amp;%20Platnick.jpg" target="_blank"><img class="size-full wp-image-3339  aligncenter" src="http://www.dogatarihi.net/wp-content/uploads//2010/03/Deeleman-Reinhold.jpg" alt="" width="346" height="230" /></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Efendim, resimde aksakallı gözlüklü beyin [-ki o tüm zamanların en iyi örümcek bilimcisi (Örümceklerin Efendisi - Lord of the Spiders) Dr. Norman Platnick'dir] karşısında oturan hanımefendi yukarıda adı zikredilen Dr. Christa Deeleman-Reinhold’un ta kendisidir. Bu arada <em>Dysderocrates regina</em> yine Hollanda’lı speleologların (mağara bilimciler) 1987′de Türkiye’de gerçekleştirdikleri arazi çalışmaları esnasında toplanıp yurtdışına götürülmüştür.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><img class="aligncenter size-full wp-image-3344" src="http://www.dogatarihi.net/wp-content/uploads//2010/03/dysderocrates.jpg" alt="" width="346" height="228" /></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Herneyse… 2010. Ocak ayının 9. günü sabahı Ersen beyin erken kalkma güçlüğünden ötürü yola koyulduğumuzda saat 11:00′e geliyordu. Taşatan yaylasına çıkacaktık. Şu günlerde hala yeni bir türünü tanımlamakla meşgul olduğumuz <em>Maimuna</em> cinsi örümcek için fazladan erkek örneğe ihtiyacımız vardı. Geçen sene bölgede yaptığımız arazi çalışmaları esnasında bahsettiğim türe ait bolca dişi örnek bulmuştum lakin erkek sayısı azdı. Ayrıca müstakbel makalemizde kullanılmak üzere kaliteli habitat fotoğrafları gerekiyordu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Alanya Otogarında, Ersen’in bilet işlerini hallettik önce. Geçen yaz Altuğ’la yana yakıla aradığımız yayla yolunun yeni çıkışını bildiğim için  bu kez zorlanmadık. Vurduk yayla yoluna. Altımızdaki araba da iyiydi. Kiralamıştık. Ersen’in emektar Toros’u İzmir’de istirahat halindeydi. Yine geçen yaz, az mı rezil etmişti bizi? Toros dağlarının kuş uçmaz kervan geçmez bir yerinde aks kırmış <span style="color: #ff0000;"><strong>↓</strong></span></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/wp-content/uploads//2010/03/tastatan_ariza.jpg" target="_blank"><img class="aligncenter size-full wp-image-3386" src="http://www.dogatarihi.net/wp-content/uploads//2010/03/tastatan_ariza.jpg" alt="" width="346" height="258" /></a></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/wp-content/uploads//2010/03/artvin_ariza.jpg" target="_blank"><img class="aligncenter size-full wp-image-3388" title="Altuğ | Artvin 2009" src="http://www.dogatarihi.net/wp-content/uploads//2010/03/artvin_ariza.jpg" alt="" width="346" height="258" /></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Artvin’de durduk yere tekerini patlatmıştı <span style="color: #ff0000;"><strong>↑</strong></span> . Buna rağmen hakkını yememek lazım Türk Zoolojisine sağladığı yararlılıklar saymakla bitmez.  Bitemez!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Taşatan yaylasının benim için ayrı bir değeri vardır. Güzelliğine güzeldir ama farklı bir çekiciliğe sahiptir aynı zamanda. Ulaşılması zordur, yolları meşakkatlidir. Adı üzerinde; Taşatan. Hafife alırsanız canınızı acıtması an meselesidir. Barındırdığı kurdu, kuşu; börtü böceği bir yana bırakacak olursak herhalde en çok babam sever Taşatan yaylasını. Yollarını tarif ederken dalar gider, heyecanlanır; çam olur dinelir, kekik olur tüter. Badem ağacına doğru akan kara bir yılandır. Uzun çok uzun yıllar evvel bir arkadaşıyla Hasan ağabeyin alabalık çiftliğinde besledikleri yengeçlere sıra geldiğinde hele… Keyfine diyecek olmaz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">İlk istasyon çalışmamız oldukça verimli geçmişti. Sevmediğimden dolayı eldiven giymemek hususunda direnmiştim. Kurumuş çam pürleri parmak uçlarımı delik deşik etmişti. Canım yanıyordu. Bununla beraber bir dünya erkek <em>Maimuna</em> toplamıştık. Ayrıca ne idüğü belirsiz o an <em>Harpactea</em> zannettiğim (şu an <em>Hygrocrates</em> cinsine ait olduklarını bildiğim) bir kaç canlı Dysderidae örneği de toplamıştım. Ersen bir çam gövdesine işemekle meşgulken, ben sevgili karımı özlediğimi farkettim. Telefon çekmiyordu, hat yoktu. Türksele sövdüm.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><img class="aligncenter size-full wp-image-3395" src="http://www.dogatarihi.net/wp-content/uploads//2010/03/cis.jpg" alt="" width="346" height="259" /></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;">Tipik Arazi Çalışması Geyiği<br />
İşeyen Türk Zooloğu</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">1000 küsür kilometreyi bir kaç örümcek toplamak için tepip, istediğinizi almışsanız şayet keyfinize diyecek olmaz. Avrupalı meslektaşlarımla sık sık yaşadığımız bir tartışma konusudur bu aynı zamanda. Elimde bir örümceğin sadece erkeği vardır, dişisi yoktur ya da tam tersi. Bazen örnek sayısı azdır. Adam misalen Hollandalıdır ya da Makedonyalı. Der ki; git topla canım ne olacak? Kendisi kıç kadar ülkede ikamet eder ve ahkam keser “git topla” diye. Düşünün Artvin’e, Kars’a, Edirne’ye  insan ha deyince nasıl gider? Üstelik Türkiye’nin ekonomik ve sosyal şartları altında.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/wp-content/uploads//2010/03/tasatan_cesme.jpg" target="_blank"><img class="aligncenter size-full wp-image-3398" src="http://www.dogatarihi.net/wp-content/uploads//2010/03/tasatan_cesme.jpg" alt="" width="346" height="271" /></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">İkinci istasyonumuz birincinin yaklaşık beş kilometre ilerisiydi. Yolda durup elimizi yüzümüzü yıkadık. Soğuk su kevgire dönen parmak uçlarıma iyi geldi.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/wp-content/uploads//2010/03/ikinci_istasyon.jpg" target="_blank"><img class="aligncenter size-full wp-image-3401" src="http://www.dogatarihi.net/wp-content/uploads//2010/03/ikinci_istasyon.jpg" alt="" width="346" height="227" /></a></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;">İkinci İstasyon</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ben çalışmaya başlamadan evvel yolun aşağısına inip (kırmızı çarpı; sarı raptiye Ersen’in çalıştığı ve gps ile koordinat aldığı nokta) bir sigara yaktım. Elim telefonuma gitti. Hâlâ hat yoktu. Bir daha sövdüm. Bu esnada Ersen’in sesini duydum. “Kadir burada öküz gibi dysderidler var” diye bağırıyordu. “De get” dedim kendi kendime. “En büyük <em>Dysdera</em>, o da bir bilemedin bir buçuk santimetre”. Sigaramı bitirip, aspiratörümü boynuma astım. Boş bir tüpe alkol koydum. Gerindim ve zeminde sürünme pozisyonumu aldım.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Şanslı günümdeydim. Kaldırdığım ilk taşın altından dişi bir <em>Chaetopelma</em> çıktı. Onunla uğraştım epeyce. Fotoğrafını çekmeye çalıştım, beceremedim. Bir sonraki taşın altında onu gördüm. Ersen’in “öküz gibi” dediği dysderid örümceği.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/wp-content/uploads//2010/03/tasatan_dysderocrates.jpg" target="_blank"><img class="aligncenter size-full wp-image-3404" title="Dysderocrates sp." src="http://www.dogatarihi.net/wp-content/uploads//2010/03/tasatan_dysderocrates.jpg" alt="" width="346" height="258" /></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Hakikaten öküz gibiydi. Birinci yürüme bacağının femoral dikenleri dikkatimi çekti. Bu özelliği bile onu benim tanıdığım diğer dysderid örümcek cinslerinden ayırmaya yeterliydi. O an emin olamasam da ilk kez bir <em>Dysderocrates</em> gördüğümü düşündüm. Aynından bir kaç örnek daha topladım. Tüm çabalarıma rağmen erkek bulamamıştım. Dua ettim, “umarım Ersen’e denk gelmiştir” diye. Oysa denk gelmemişti ne yazık ki, bunu ancak Ankara’ya dönünce anlayabildim.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><img class="aligncenter size-full wp-image-3406" title="Bendeniz | Kadir Boğaç Kunt" src="http://www.dogatarihi.net/wp-content/uploads//2010/03/kunt_tasatan.jpg" alt="" width="346" height="501" /></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">İstediğimizden fazlasını elde etmiştik. Manzaranın tadını çıkarta çıkarta dönüş yoluna koyulduk. Bir kaç yerde durup mis gibi çam havasını çektik ciğerlerimize. Ne Ersen İzmir’de bulabilirdi bu havayı, ne ben Ankara’da. Yüce Yaradana dua etmeyi de unutmadım bu arada; “bir kez daha görmeyi napis eyle Taşatanı” diye.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Bu arada bu yazıyı bugün (18 Mart 2010) kaleme almamın iki nedeni var. Birincisi, 95 yıl evvel bugün (18 Mart 1915) canlarını ortaya koyarak emperyalist güçlere geçit vermeyen kahramanlara bu güzel yurdu bize emanet ettikleri için teşekkür etmek. İkincisi ise bugün doğum günü olan sevgili dostum, kardeşim ve meslektaşım Ersen Aydın Yağmur’a yeni yaşında mutluluklar dilemek.</span></p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dogatarihi.net/dysderocrates/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bay Darwin&#8217;in Gizemli Örümceği</title>
		<link>http://www.dogatarihi.net/darwinin-gizemli-orumcegi/</link>
		<comments>http://www.dogatarihi.net/darwinin-gizemli-orumcegi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 23:13:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Boğaç Kunt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Araknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Biyoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dogatarihi.net/?p=3286</guid>
		<description><![CDATA[Leucauge decorata Tetragnathidae familyasına mensup Leucauge cinsi örümcekler (Orchard Spiders &#124; Bağ Örümcekleri) pantropikal bölgede dağılım gösterirler. Vücut ve bacak şekilleri; gümüşi, siyah ve sarı desenli bedenleri ile Leucauge dişilerini diğer örümceklerden ayırt etmek son derece kolaydır. Güzellikleri dillere destandır. Yine dördüncü yürüme bacaklarının femurları üzerindeki iki sıralı, uzun ve silindir şeklindeki tüyler cinsin karakteristiklerindendir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><img class="aligncenter" src="http://www.dogatarihi.net/images/leucauge_decorata.jpg" alt="Leucauge decorata (Blackwall, 1864)" width="300" height="200" /></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><em>Leucauge decorata</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Tetragnathidae familyasına mensup<em> Leucauge</em> cinsi örümcekler (Orchard Spiders | Bağ Örümcekleri) pantropikal bölgede dağılım gösterirler. Vücut ve bacak şekilleri; gümüşi, siyah ve sarı desenli bedenleri ile <em>Leucauge</em> dişilerini diğer örümceklerden ayırt etmek son derece kolaydır. Güzellikleri dillere destandır. Yine dördüncü yürüme bacaklarının femurları üzerindeki iki sıralı, uzun ve silindir şeklindeki tüyler cinsin karakteristiklerindendir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span id="more-3286"></span></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/4/4e/Spider_wyn2.jpg/800px-Spider_wyn2.jpg" target="_blank"><img class="aligncenter size-medium wp-image-3291" src="http://www.dogatarihi.net/wp-content/uploads//2010/03/leucauge_tesellata-300x224.jpg" alt="" width="300" height="224" /></a></span></p>
<p id="firstHeading" style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><em>Leucauge tessellata</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Dün &#8220;Zootaxa&#8221; dergisinde; Dimitar Dimitrov ve Gustavo Hormiga imzasıyla &#8220;Mr. Darwin’s mysterious spider: on the type species of the genus <em>Leucauge</em> White, 1841 (Tetragnathidae, Araneae)&#8221; başlıklı bir makale yayınlandı (2396: 19–36). Makalenin içeriği başlığından da anlaşılacağı gibi, <em>Leucauge</em> cinsinin tip türünün yeniden ele alınması üzerine. Lakin makalenin başlığında benim dikkatimi çeken kısım &#8220;Bay Darwin&#8217;in Gizemli Örümceği&#8221; ibaresiydi. Normalde familya ve cins ilgi alanım olmamasına rağmen (zira ülkemizde ne yazık ki <em>Leucauge </em>cinsi örümcekler dağılım göstermiyorlar) makaleyi değerli meslektaşım Dimitar Dimitrov&#8217;dan istedim. Sağ olsun hemen yolladı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><em>Leucauge</em> cinsi niçin Darwin&#8217;in gizemli örümceğiydi? Bu makalenin giriş kısmında açıklanıyordu. Şöyle ki; 1832 yılının Mayıs ayında Beagle seyahati esnasında Charles Darwin, Rio de Janeiro (Brezilya) kıyılarından parlak renkli, uzunca abdomenli bir örümcek yakalar. Darwin arazi günlüklerinde yakaladığı bu örümceğin ağ mimarisinden ayrıntıyla bahseder ve onun hakkında şu cümleyi kullanır; &#8220;&#8230;.. arkadan gelen ışığın eşliğinde parıldayan bir yakut gibiydi&#8230;..&#8221; Ayrıca kendisi bu örümceğin <em>Epeira</em> cinsi ile akraba olabileceğini düşünür ve ona Latince &#8220;parıltılı ışık&#8221; anlamına gelen <em>Leucauge</em> adını verir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Dişi <em>Leucauge </em>1841 yılında, o dönem British Museum&#8217;un Zooloji bölümünde asistan olan ve Darwin ile Beagle seyahatinin Avustralya ayağına da  katılan entomolog-karsinolog &#8220;Adam White&#8221; tarafından <em>Linyphia (Leucauge) argyrobapta</em> adı ile bilim dünyasına tanıtılır. Adam White&#8217;ın deskripsiyonu tek eşey (dişi) üzerindendir ve türe ait tanımlayıcı çizimleri içermemektedir. Yaşayan efsanevi araknologlardan Herbert Levi, 1980&#8242;de British Museum&#8217;da yürüttüğü çalışmalar esnasında türün Darwin tarafından toplanan tip örneğinin kayıp olduğunu rapor eder. Nitekim Dimitar Dimitrov ve Gustavo Hormiga da tip örneğini bulamazlar ve Levi&#8217;nin bu kaydını teyid ederler.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Dimitrov ve Hormiga bu tespitlerinin ardından neotip belirlemek amacıyla Rio de Janeiro&#8217;daki Ulusal Doğa Tarihi Müzesinde, Charles Darwin&#8217;in  1832&#8242;de arazi çalışması yaptığı alandan toplanmış tüm <em>Leucague</em> örneklerini incelerler. Yukarıda da belirttiğim gibi Adam White deskripsiyonunda çizim vermemiştir. Bununla birlikte Darwin&#8217;in arazi günlüklerinde canlı örnek üzerinden yaptığı türe ait tanımlamalar çok detaylıdır. Uzun incelemelerden sonra Dimitrov ve Hormiga, <em>Leucague argyrobapta</em> (White, 1841)&#8217;nın esasında Kuzey ve Güney Amerika kıtalarında çok yaygın bir tür olan <em>Leucauge venusta </em>(Walckenaer, 1841) olduğuna karar verirler. Makalenin geri kalanı teknik detaylar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Burada Darwin&#8217;in muhteşem gözlem gücüne bir kez daha dikkat çekmek istiyorum. 178 yıl evvel aldığı notlar günümüzde bir bilimsel problemi çözebilecek netlikte. Evrim Teorisine sıcak bakarsınız ya da bakmazsınız ama onu elinde içki şişesi, Beagle&#8217;ın güvertesinde naralar atan bir sarhoş olarak insanlığa tanıtmayı ibadet sayan obsesif şahsiyetlere ders olması dileğiyle.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dogatarihi.net/darwinin-gizemli-orumcegi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hersiliola turcica</title>
		<link>http://www.dogatarihi.net/hersiliola-turcica/</link>
		<comments>http://www.dogatarihi.net/hersiliola-turcica/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Feb 2010 00:54:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Boğaç Kunt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Araknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Biyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa Tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dogatarihi.net/?p=3195</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Sistematik Zooloji&#8221; çalışan her doğa bilimcinin en büyük hayali yeni bir tür tanımlayabilmektir. Bu ülkü gençler için bilhassa ilk yıllarda ulaşılması zor olarak görünse de; ustalaştıkça rutin bir hal alır. Bununla beraber araştırmacı, var olduğu günden bu yana bir canlıyı ilk kez görmenin, ona dokunmanın (imkan dahilindeyse) ve onu insanlığa tanıtmanın muhteşem heyecanını asla yitirmez. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><img class="aligncenter size-full wp-image-3198" title="Hersiliola turcica Marusik, Kunt &amp; Yağmur, 2010" src="http://www.dogatarihi.net/wp-content/uploads//2010/02/hersiliola1.jpg" alt="" width="130" height="286" /></span></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">&#8220;Sistematik Zooloji&#8221; çalışan her doğa bilimcinin en büyük hayali yeni bir tür tanımlayabilmektir. Bu ülkü gençler için bilhassa ilk yıllarda ulaşılması zor olarak görünse de; ustalaştıkça rutin bir hal alır. Bununla beraber araştırmacı, var olduğu günden bu yana bir canlıyı ilk kez görmenin, ona dokunmanın (imkan dahilindeyse) ve onu insanlığa tanıtmanın muhteşem heyecanını asla yitirmez. Her seferinde, doğumhane önünde bekleyen babalar misali heyecanlıdır. Makalesinin yayınlanacağı, keşfettiği yeni türün bilim camiasınca kabul göreceği günü bekler sabırsızlıkla. İşte dün, öylesi günlerden bir tanesiydi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span id="more-3195"></span>&#8220;A new species of <em>Hersiliola</em> Thorell, 1870 (Araneae, Hersiliidae) from Turkey&#8221; adlı makalemiz <a href="http://pensoftonline.net/zookeys/index.php/journal/index" target="_blank">Zookeys</a> dergisinde yayınlandı ve neredeyse üç yıldır kafamızı meşgul ve hatta anlatacağım nedenlerden ötürü beni mahçup da eden örümcek <em>Hersiliola turcica</em> Marusik, Kunt &amp; Yağmur, 2010 adı ile literatüre girdi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Hersiliidae; Örümcekgiller (Araneae) takımının, günümüzde 15 cins ve 167 tür ile temsil edilen nispeten küçük bir familyası. Familya üyeleri genellikle tropikal ve subtropikal bölgelerde dağılım gösterirler. Onları diğer örümcek familyalarından ayıran en önemli belirleyici özellikleri arka-yan (posterior-lateral) örü memelerinin çok uzun olmasıdır.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><img class="alignnone" src="http://farm1.static.flickr.com/221/502643651_2a6beadf56.jpg" alt="" width="321" height="268" /></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Hersiliidae familyasına ait ülkemizden ilk kayıt 1960 yılında <a href="http://www.dogatarihi.net/carl-friedrich-roewer/" target="_blank">Carl Friedrich Roewer</a> tarafından verilmiştir. Alman araknolog; 1956. Eylül ayının 29. günü, Mardin ilimizin 25 km kuzeyinden toplanan örümcek örneklerini <em>Hersiliola sp.</em> olarak kaydeder. Bununla beraber Roewer, aynı örnekleri yine <em>Hersiliola sp.</em> olarak Diyarbakır ve Hatay illerimizden de bildirir. Familyaya ait bir sonraki kayıt sevgili hocamız Prof. Dr. Abdullah Bayram&#8217;a aittir. Abdullah hoca, 1990&#8242;lı yılların başında gerçekleştirdiği bir proje kapsamında Güneydoğu Anadolu bölgesinden topladığı hersiliid örneklerini yine <em>Hersiliola sp.</em> olarak rapor etmiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Benim bu familya ile ilk karşılaşmam ise üç sene evveline tekabül eder. Bir sohbetimiz esnasında Ersen; &#8220;Güneydoğu Anadolu bölgesinde gerçekleştirdiğimiz arazi çalışmaları esnasında Alexandre Gromov, benim yakaladığım bazı örümcek örneklerinin <strong>Hersiliidae </strong>familyasından olduğunu söyledi&#8221; demişti. Beni uyandıran Ersen&#8217;in bu ikazı oldu. Hakikaten bir süre sonra Hatay örnekleri içerisinde ilk <em>Hersiliola</em> örneğini buldum. Örnekler Hatay Yayladağı&#8217;nın Güveççi köyünden toplanmıştı. Ergin üç erkek, iki dişi vardı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">O günlerde teknik imkansızlıklardan ötürü (çok kötü bir mikroskop ve varolmayan cerrahi aletler) dişi örümceklerden vulva diseksiyonu yapamıyordum. Hoş buna gerek de duymamıştım zira epijin ve palp morfolojileri <em>Hersiliola macullulata</em> (Dufour, 1831) türü ile birebir benzeşiyordu. Sadece palplerin bir tanesinde uzunca kıl benzeri bir yapı vardı. <span style="color: #000080;">Ben o yapıyı alakasız bir şeydir diye çekip atmıştım.</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">O günden sonra elimdeki mevcut hersiliid örneklerinin<em> Hersiliola macullulata</em> (Dufour, 1831) olduğuna karar verip, bulguları makaleleştirdim ve &#8220;Serket&#8221; dergisine yolladım. Makalemiz, 2008&#8242;in yanlış hatırlamıyorsam Ekim ayında  &#8220;The first record of family Hersiliidae from Turkey (Arachnida: Araneae)&#8221; başlığı ile yayınlandı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Gelgelelim zaman geçtikçe elime farklı bölgelerden toplanmış hersiliid örnekleri geçmeye başladı. Ortada büyük bir sorun vardı. Tecrübesizliğim, kendi kendimin hocası oluşum ve &#8220;özgüven ile ukalalık&#8221; kavramlarını karıştırmam beni büyük bir bilimsel yanlışa ve hatta aptallığa sevk etmişti. Tüm ergin erkek örneklerinin embolusları<span style="color: #ff0000;"><strong>*</strong></span> kıl gibi ince ve uzundu. Oysa ben bu yapıyı yabancı bir cisim zannedip  çekip almıştım. Yapı son derece narin olduğu için hemen kırılıveriyordu. Yani benim<em> H. macullulata</em> olarak teşhis ettiğim örneklerin embolusları esasında kırılmıştı. Embolus kırılınca, örneklerin palpleri birebir<em> H. macullulata</em> nın palplerine benziyordu. Lakin <em>H. macullulata</em> nın embolusları çok kısaydı. Hasılı kelam esasında bizim örneklerimiz tamamen farklı bir türe aittiler.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><img class="aligncenter size-full wp-image-3239" src="http://www.dogatarihi.net/wp-content/uploads//2010/02/hersiliola_palp.jpg" alt="" width="198" height="374" /></span></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;">Embolusu kırılmış erkek örneklere ait palp çizimi</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;">2008&#8242;deki makalemizden alınmıştır<br />
</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><img class="aligncenter size-medium wp-image-3248" src="http://www.dogatarihi.net/wp-content/uploads//2010/02/hersiliola_palp_2-243x300.jpg" alt="" width="243" height="300" /></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;">Embolusu kırılmamış hali ile palp</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Zaman içerisinde binbir güçlükle geliştirdiğimiz teknik imkanlarımız bize vulva diseksiyonu yapabilme fırsatı sağladı. Bu durum örneklerimizin farklı ve hatta yeni bir tür olduğu konusundaki düşüncemizi sağlamlaştırdı. Geçtiğimiz yaz sevgili ustam Dr. Yuri Marusik&#8217;le Ankara&#8217;da yaptığımız çalışmalardan sonra elimizdeki hersiliid örneklerinin kesinlikle yeni tür olduğuna karar verdik.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">İsimlendirme aşamasına geldiğimizde değerli hocam <a href="http://sci.ege.edu.tr/~bgocmen/anasayfa.html" target="_blank">Prof. Dr. Bayram Göçmen</a> beyefendi ve sevgili dostum <a href="http://www.akademik.adu.edu.tr/bolum/fef/biyoloji/akademik/mbilecenoglu/" target="_blank">Doç. Dr. Murat Bilecenoğlu</a> nun görüşleri bize yardımcı oldu. Makalenin yazım sürecinde değerli kardeşimiz Dr. Rahşen Kaya hanımefendi İngilizce hususunda destek verdi. Vesile ile bir kez daha kendilerine ekip arkadaşlarım ve şahsım adına teşekkür ederim.<br />
</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span style="color: #ff0000;"><strong>*</strong></span> <strong>Embolus:</strong> Erkek örümceklerde sperm transferini sağlayan, palp üzerinde konumlu yapı.</span></p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: center;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dogatarihi.net/hersiliola-turcica/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Örümcekler; Kusursuz Yaratıklar</title>
		<link>http://www.dogatarihi.net/orumcekler-kusursuz-yaratiklar/</link>
		<comments>http://www.dogatarihi.net/orumcekler-kusursuz-yaratiklar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Oct 2009 21:30:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Boğaç Kunt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Araknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Biyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Örümcek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dogatarihi.net/?p=3123</guid>
		<description><![CDATA[Aylar evvel, &#8220;Örümceklerde Ölümcül Silahlar&#8221; başlıklı bir yazı yayınlamıştım güncemde. İçerik aynen şöyleydi; Örümceklerde erkek üreme organı olan pedipalpler sadece sperm transferinde kullanılmamakta olup; bazı örümcek gruplarında erkek bireylerin üreme dönemlerindeki eş seçme ve hayatta kalma savaşlarında ölümcül bir silah olarak da işlev görmektedirler. Stalagtia thaleriana (Familya Dysderidae) türüne ait palp. 2006 senesinde Yunanistan&#8217;ın Girit [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Aylar evvel, &#8220;Örümceklerde Ölümcül Silahlar&#8221; başlıklı bir yazı yayınlamıştım güncemde. İçerik aynen şöyleydi;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #000000;">Örümceklerde erkek üreme organı olan pedipalpler sadece sperm transferinde kullanılmamakta olup; bazı örümcek gruplarında erkek bireylerin üreme dönemlerindeki eş seçme ve hayatta kalma savaşlarında ölümcül bir silah olarak da işlev görmektedirler.</span></strong></p>
<p><span id="more-3123"></span></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #000000;"><img class="aligncenter" src="http://www.dogatarihi.net/images/palp_1.JPG" alt="" width="289" height="246" /></span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #000000;"><em>Stalagtia thaleriana</em> (Familya Dysderidae) türüne ait palp. 2006 senesinde Yunanistan&#8217;ın Girit adasından Maria Chatzaki ve Miquel Arnedo tarafından tanımlanan bu örümcek, geçtiğimiz aylar içerisinde İzmir Karagöl&#8217;den Ersen Aydın Yağmur arkadaş tarafından tespit edilmiş olup, yayınlanma aşamasına gelmiştir.</span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #000000;"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/palp_2.jpg" alt="" width="289" height="279" /></span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #000000;"><em>Harpactea sanctaeinsulae </em>türüne ait palp. Bu tür Dünyada sadece Türkiye&#8217;deki bir iki mağaradan bilinmektedir.</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #000000;">Her iki resimde görünen uzun çıkıntılar palplerin embolus ları olup çiftleşme esnasında dişi üreme organına sperm transferini sağlamaktadırlar. Yapıları dikkate alındığında aynı zamanda nasıl bir silaha dönüşebileceklerini varın siz tahayyül edin.</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Böylesine ölümcül silahlarla donatılmış avcıların avları savunmasız mı kalacaklardı? Elbette hayır. İşte örneği.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><img class="aligncenter size-medium wp-image-3126" title="Oonopid örümcek" src="http://www.dogatarihi.net/wp-content/uploads//2009/10/sillhoutella_1-300x171.jpg" alt="sillhoutella_1" width="300" height="171" /></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Yukarıdaki resimde Türkiye&#8217;den ilk kez tarafımızca tespit edilen ve örümceklerin Oonopidae familyasına mensup bir tür görülmektedir. Oonopid örümcekler genellikle 0.5-1 mm arasında değişen boylara sahiptirler (ergin boyları). Bu durum onları çok nadir fark edilebilir kıldığından dolayı, yabancı literatürde genellikle &#8220;Goblin Spiders&#8221; namı ile anılmaktadırlar. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;">Şimdi lütfen yukarıdaki örümceğin karın kısmına dikkatlice bakın. Karnın üst ve alt bölgelerinin çok kalın ve sağlam bir zırh ile donatılmış olduğunu göreceksiniz. Eee ölümcül silahlara karşı, delinmesi güç kalkanlar.</span><br />
</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dogatarihi.net/orumcekler-kusursuz-yaratiklar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Leiurus abdullahbayrami</title>
		<link>http://www.dogatarihi.net/leiurus-abdullahbayrami/</link>
		<comments>http://www.dogatarihi.net/leiurus-abdullahbayrami/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 2009 00:45:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Boğaç Kunt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Araknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Biyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Akrep]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dogatarihi.net/?p=3101</guid>
		<description><![CDATA[İki yıl mı oldu? Doğrusu hatırlamıyorum. Saat sabahın üçüydü ama o e-postayı okuduğumda. Halil&#8217;den geliyordu. Kısa ve net. &#8220;Abi Ersen&#8217;i Suriye&#8217;de arazi çalışması yaparken tutuklamışlar !&#8221; Telefona sarılmıştım hemen. Halil uykudan uyanmanın sersemliği ile tüm bildiklerini anlatmıştı. Sadece sınırdan giriş yaptığı biliniyordu Ersen&#8217;in; gerisi meçhul&#8230; Halil ile konuşurken sesimin tonu nasılsa, Figen hanım fırlayıp gelmişti [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">İki yıl mı oldu? Doğrusu hatırlamıyorum. Saat sabahın üçüydü ama o e-postayı okuduğumda. Halil&#8217;den geliyordu. Kısa ve net. &#8220;Abi Ersen&#8217;i Suriye&#8217;de arazi çalışması yaparken tutuklamışlar !&#8221; Telefona sarılmıştım hemen. Halil uykudan uyanmanın sersemliği ile tüm bildiklerini anlatmıştı. Sadece sınırdan giriş yaptığı biliniyordu Ersen&#8217;in; gerisi meçhul&#8230; Halil ile konuşurken sesimin tonu nasılsa, Figen hanım fırlayıp gelmişti yatak odasından. Sabahın dördü olmuştu. Kimi arardık o saatte? Kime başvururduk? Kime dert yanardık? Karı koca bu soruları sora sora birbirimize yeni gelen günü karşılamıştık. Sonrasında asırlar gibi geçen günler. Telefon bürokrasileri, MİT, Genel Kurmay, Dış İşleri ve dualar. En nihayetinde babası Mehmet Faik abinin sınırdan Ersen&#8217;i teslim alışı. İşte böyle ivme kazanmıştı <em>Leiurus abdullahbayrami</em> nin keşif öyküsü.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span id="more-3101"></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Gecesini gündüzüne kattı Ersen. Binlerce kilometre katetti örnekleme yapmak için. Kimileri can güvenliği yok diye akademideki rahat koltuklarını terk edemezlerken, Ersen ve Halil terörün en yoğun olduğu günlerde Güneydoğu Anadolu&#8217;da çalıştılar. Halil Hakkari&#8217;ye kadar gitti. Kurşunlandı.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><img class="aligncenter size-medium wp-image-3118" title="Leiurus abdullahbayrami" src="http://www.dogatarihi.net/wp-content/uploads//2009/10/leiurus_abdullahbayrami-300x266.jpg" alt="Leiurus abdullahbayrami" width="300" height="266" /></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><em>Leiurus abdullahbayrami</em> Yağmur, Koç et Kunt, 2009</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Örnekleme çalışmaları bitince, sıra değerlendirme aşamasına gelmişti. Çalışacak laboratuvar yok! Mikroskop yok! Fotoğraf makinası yok!  Hepsinden önemlisi elimizde karşılaştırma materyali yok. Ersen&#8217;in İstanbul&#8217;daki bir ahbabından temin ettiği, kimbilir hangi petshoptan satın alınmış, İsrail&#8217;den toplandığını <strong>umduğumuz</strong> bir <em>Leiurus quinquestriatus</em> örneği. Hepsi bu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ersen türlü imkansızlıklar içerisinde makaleyi yazdı. Editöre yolladı. Son derece acımasız hakem raporları ile boğuştu. Sonra şansımız döndü. Uzun zamandır aradığımız karşılaştırma materyallerine kavuştuk. Günler haftaları, haftalar ayları kovaladı ve en nihayetinde 5 Ekim 2009 günü <em>Leiurus abdullahbayrami</em> türünü insanlığa tanıttık. Makalenin yayınlanıncaya kadar geçen tüm aşamalarında sarfedilen  emeğin büyüğü elbette Ersen ve Halil&#8217;e aittir. Ben, mavi gezegenin belkide en zehirli akrep türü olan <em>L. abdullahbayrami</em> nin keşfedilme sürecine beni de dahil ettiklerinden dolayı kendilerine çok teşekkür ediyorum. Sizinle çalışmak onurdu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Önemli not:</strong></span> İnsan zaman zaman bir makalenin yazım sürecinde, emeği geçenlerin adlarını <strong>teşekkürler</strong> kısmına yazmayı unutuyor. Çektiği birbirinden güzel fotoğraflarla makalemizin zenginleşmesine sebep olan sevgili kardeşim <strong>Mert Elverici</strong> ye arkadaşlarım ve şahsım adına çok teşekkür ederim.</span></p>
<p style="text-align: justify;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dogatarihi.net/leiurus-abdullahbayrami/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Chaetopelma concolor Çiftleşme</title>
		<link>http://www.dogatarihi.net/chaetopelma-concolor-ciftlesme/</link>
		<comments>http://www.dogatarihi.net/chaetopelma-concolor-ciftlesme/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Aug 2009 05:02:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Boğaç Kunt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Araknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Börtü Böcek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dogatarihi.net/?p=2973</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><p><a href="http://www.dogatarihi.net/chaetopelma-concolor-ciftlesme/"><em>Click here to view the embedded video.</em></a></p></p>
<p style="text-align: justify;"><span id="more-2973"></span></p>
<p style="text-align: center;"><p><a href="http://www.dogatarihi.net/chaetopelma-concolor-ciftlesme/"><em>Click here to view the embedded video.</em></a></p></p>
<p style="text-align: center;"><p><a href="http://www.dogatarihi.net/chaetopelma-concolor-ciftlesme/"><em>Click here to view the embedded video.</em></a></p></p>
<p style="text-align: center;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dogatarihi.net/chaetopelma-concolor-ciftlesme/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Galeodes caspius Çiftleşmesi</title>
		<link>http://www.dogatarihi.net/galeodes-caspius/</link>
		<comments>http://www.dogatarihi.net/galeodes-caspius/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 2009 15:18:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Boğaç Kunt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Araknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Börtü Böcek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dogatarihi.net/?p=2865</guid>
		<description><![CDATA[Galeodes caspius türü böğünün (Arachnida; Solifugae) çiftleşme görüntüleri araknolog Alexander Gromov tarafından Orta Kazakistan&#8217;da çekilmis ve Russian Arachnology grubunda paylaşılmıştır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><p><a href="http://www.dogatarihi.net/galeodes-caspius/"><em>Click here to view the embedded video.</em></a></p></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><em>Galeodes caspius</em> türü böğünün (Arachnida; Solifugae) çiftleşme görüntüleri araknolog <em>Alexander Gromov </em>tarafından Orta Kazakistan&#8217;da çekilmis ve Russian Arachnology grubunda paylaşılmıştır.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dogatarihi.net/galeodes-caspius/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akrep Sokmaları</title>
		<link>http://www.dogatarihi.net/akrep-sokmalari/</link>
		<comments>http://www.dogatarihi.net/akrep-sokmalari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 2009 09:51:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Boğaç Kunt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Araknoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dogatarihi.net/?p=2841</guid>
		<description><![CDATA[Bir evvelki yazımda da belirttiğim üzere Anadolu Ajansı Bursa bölge müdürlüğünden Emre Umurbilir beyefendi; örümcek, akrep ve böğülere dair bir haber hazırlamak istediğini belirten e-postasını göndermişti. Bunun akabinde Emre bey Anadolu’nun Örümcek Türleri başlıklı çeşitli gazete ve haber ajanslarının ağ sayfalarında yayınlanan bir haber kaleme almıştı. Bu çalışmamızın ikinci haberini &#8220;Yılda 1.2 Milyon Kişiyi Akrep [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Bir evvelki yazımda da belirttiğim üzere Anadolu Ajansı Bursa bölge müdürlüğünden <em>Emre Umurbilir</em> beyefendi; örümcek, akrep ve böğülere dair bir haber hazırlamak istediğini belirten e-postasını göndermişti. Bunun akabinde Emre bey <em>Anadolu’nun Örümcek Türleri </em>başlıklı çeşitli gazete ve haber ajanslarının ağ sayfalarında yayınlanan bir haber kaleme almıştı. Bu çalışmamızın ikinci haberini &#8220;Yılda 1.2 Milyon Kişiyi Akrep Sokuyor&#8221; başlığıyla geçenlerde arazide iken okudum.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span id="more-2841"></span></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/akrep_haberi_star_gazetesi.jpg" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/akrep_haberi_star_gazetesi.jpg" alt="" width="255" height="559" /></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Haberi okumak için yukarıdaki resmi tıklamanız yeterli olacaktır. Teşekkür ederim Emre bey&#8230;</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dogatarihi.net/akrep-sokmalari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anadolu&#8217;nun Örümcek Türleri</title>
		<link>http://www.dogatarihi.net/anadolunun-orumcek-turleri/</link>
		<comments>http://www.dogatarihi.net/anadolunun-orumcek-turleri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2009 22:35:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Boğaç Kunt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Araknoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dogatarihi.net/?p=2832</guid>
		<description><![CDATA[Bir süre evvel Anadolu Ajansı Bursa bölge müdürlüğünden Emre Umurbilir beyefendi; örümcek, akrep ve böğülere dair bir haber hazırlamak istediğini belirten e-postasını göndermişti. Akabinde talep ettiği bilgileri içeren metin ve fotoğrafları kendisine göndermiş ve olayı tamamen unutmuştum. Dün başta Hürriyet olmak üzere bir çok gazete sitesinde haberi görünce mutlu oldum. Emre bey kendisine verdiğim metne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Bir süre evvel Anadolu Ajansı Bursa bölge müdürlüğünden <em>Emre Umurbilir </em>beyefendi; örümcek, akrep ve böğülere dair bir haber hazırlamak istediğini belirten e-postasını göndermişti. Akabinde talep ettiği bilgileri içeren metin ve fotoğrafları kendisine göndermiş ve olayı tamamen unutmuştum.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span id="more-2832"></span></span><span style="color: #000000;">Dün başta Hürriyet olmak üzere bir çok gazete sitesinde haberi görünce mutlu oldum. Emre bey kendisine verdiğim metne sadık kalarak (küçücük bir hata haricinde) haber hazırlamıştı. Bu durum beni ayrıca memnun ve mutlu etti. Zira daha evvel de kimi muhabirlerle röportajımız olmuş ve kendileri haber niteliğini arttırmak maksadı ile sözlerimizi abartıp sevgili araknid dostlarımı canavar olarak göstermeyi yeğlemişlerdi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Teşekkür ederim sayın Emre Umurbilir.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/hurriyet_haber.jpg" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/hurriyet_haber.jpg" alt="" width="246" height="333" /></a><br />
</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dogatarihi.net/anadolunun-orumcek-turleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Örümceğin Peşi Sıra 4000 Kilometre</title>
		<link>http://www.dogatarihi.net/bir-orumcegin-pesi-sira/</link>
		<comments>http://www.dogatarihi.net/bir-orumcegin-pesi-sira/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 May 2009 06:38:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Boğaç Kunt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Araknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Biyoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dogatarihi.net/?p=2672</guid>
		<description><![CDATA[2008&#8242;inci Aralık ayının sekizinci günü, Türkiye saati ile akşam saat 19:49&#8242;da düşmüştü o e-posta gelen kutuma. İngiliz Tarantula Derneğinden (British Tarantula Society) sevgili &#8220;Richard Gallon&#8221;, Suriye&#8217;nin Türkiye sınırına yakın Ra’s al Basit adlı küçük bir sahil kasabasından Chaetopelma cinsine ait dördüncü tür olma ihtimali çok yüksek bir tarantulanın varlığını paylaşıyordu benimle. Chaetopelma olivaceum (sol), Ra’s [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">2008&#8242;inci Aralık ayının sekizinci günü, Türkiye saati ile akşam saat 19:49&#8242;da düşmüştü o e-posta gelen kutuma. İngiliz Tarantula Derneğinden (British Tarantula Society) sevgili &#8220;Richard Gallon&#8221;, Suriye&#8217;nin Türkiye sınırına yakın Ra’s al Basit adlı küçük bir sahil kasabasından <em>Chaetopelma</em> cinsine ait dördüncü tür olma ihtimali çok yüksek bir tarantulanın varlığını paylaşıyordu benimle.</span></p>
<p><span id="more-2672"></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/chaetopelma_suriye.jpg" alt="" width="314" height="210" /></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><em>Chaetopelma olivaceum</em> (sol), Ra’s al Basit örneği (sağ).</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Richard&#8217;ın e-postasında ifade ettiği gibi bu örnek <em>Chaetopelma</em> cinsinin bilinen üç türünden kesinlikle farklıydı. Bunu anlamak için ilkel örümcekler üzerinde uzmanlaşmış olmaya gerek yoktu. O an karar verdim. Bu türün keşfedilme anını yaşayacak ve her ne olursa olsun mavi gezegenin en gizemli örümcek cinslerinden bir tanesi olan <em>Chaetopelma </em>nın dördüncü türünü insanlığa tanıtan ekibin içerisinde yer alacaktım.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Gelişmeleri hemen sevgili ortağım Ersen Aydın Yağmur&#8217;a anlattım. O da en az benim kadar heyecanlanmıştı. Ersen&#8217;le kafa kafaya verip acilen bir çalışma planı hazırladık.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/turkey_big.jpg" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/turkey_small.jpg" alt="" width="314" height="199" /></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><em>Chaetopelma</em> nın mevcut literatür bilgilerine göre dağılım gösterdiği iller belliydi. Gerçi uzun yıllar evvel ben <em>Chaetopelma olivaceum</em> olması kuvvetle muhtemel bir örümceği Alanya-Dim Vadisinde görmüştüm; ayrıca Niğde&#8217;de bulunduğum yıllarda bir öğrenci arkadaşımız Mersin&#8217;den yine <em>C. olivaceum</em> getirmişti. Gelgelelim bunlar yayınlanmamış veriler olduklarından dolayı önem ve ciddiyet arz etmiyorlardı. Bu sebeplerden ötürü Ersen&#8217;le birlikte Antalya ve Mersin illerini de çalışma planımıza dahil etmeyi uygun gördük. Neticede ihbarlar ve gözlem verileri vardı. Bunları bilimsel bir makalede kullanabilmek için somut örneklemelerle netleştirmemiz gerekiyordu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ersen&#8217;le yaptığımız ilk arazi planını Richard&#8217;a yolladıktan yaklaşık iki ay sonra, 21 Nisan 2009 tarihine uçak biletlerini aldıklarına dair bilgilendirme e-postası geldi İngiltere&#8217;den. Türkiye arazisinde Richard&#8217;a İngiliz Tarantula Derneği ve Oxford Üniversitesi Doğa Tarihi Müzesi Zooloji Seksiyonundan Guy Tansley ve Ray Gabriel de eşlik edeceklerdi. Ray eşi Leslie ile birlikte geçtiğimiz yıl Dalyan&#8217;a gelmiş; Ersen ve ben onlara orada iki gün eşlik etmiş, kısa bir gece arazisi yapmış ve çevreyi gezdirmiştik.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/ray_dalyan.jpg" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/ray_dalyan.jpg" alt="" width="314" height="236" /></a></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;">Leslie, Ray, ben ve Ersen<br />
Fethiye, 2008</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Kısa olan zamanımız hızla akıp gidiyor, İngiliz meslektaşlarımızın Türkiye&#8217;ye geliş tarihleri yaklaşıyordu. Bu arada izleyeceğimiz güzergah da kesinlik kazanmıştı. Biz sevgili arkadaşım, dostum, sağdıcım ve meslektaşım Altuğ Kızıltuğ ile birlikte Ankara&#8217;dan hareket edip, Alanya&#8217;da İngiliz ekiple buluşacaktık. Alanya, Gazipaşa, Anamur ve Silifke yolu takip edilecek, 27 Nisan günü Antakya&#8217;da Ersen ile buluşulacaktı. Kalınacak oteller, öğretmenevleri, uğranılacak jandarma karakolları ve hatta araştırma yapılacak çam ormanlarının koordinatları bile belirlenmişti.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Bu süreç devam ederken, Nisan ayının ilk haftasında uzun zamandan beri aklımda olan biyospeleolojik bilimsel bir projeyi (Yeniden Keşif Projesi) Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Mağara Araştırma Biriminden sevgili Dr. Selim Erdoğan&#8217;a açma kararı aldım. Şu an hangi gün olduğunu hatırlamıyorum ancak güzel bir bozkır öğleninde Selim ile buluşup, hayatımda yiyeceğim en lezzetli beyti kebap ile karşılaşacağım o salaş lokantaya gittik. Beytinin nefaseti ile hepten keyiflenen ben, aklımdan geçenleri birer birer Selim ile paylaştım. Hani derler ya; &#8220;her eve lazım&#8221; diye. İşte Selim de böylesi bir insan. Biz biyologlarda çoğunlukla bulunmayan mühendis öngörüsü ve pratikliği ile kafamdan geçenlerin çözümlemesini yapıp bana cesaret ve harekete geçme isteği aşıladı. Bir başka ifade ile Selim, aylardır anneciğinin rahmini terk etmek istemeyen &#8220;Yeniden Keşif&#8221; adlı bebeğin doğumuna vesile olmuştu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Richard Gallon ve Guy Tansley meşhur birer Theraphosidae (Tarantulaların dahil oldukları örümcek familyası) uzmanı olmalarının yanında aynı zamanda çok iyi doğa fotoğrafcısıydılar (belgeleme). Ray Gabriel&#8217;in ise ne yaman bir saha biyoloğu olduğunu geçtiğimiz yıl Dalyan&#8217;da bizzat müşahade etmiştim (örnekleme). &#8220;Yeniden Keşif&#8221; projesinin araştırma kapsamına giren bazı mağaralar, İngiliz ekip ile çalışacağımız güzergahta yer alıyorlardı. Üstüne üstlük <em>Chaetopelma</em> türlerinin yaşam alanı olarak zaman zaman mağaraları tercih ettikleri bilinen bir gerçekti.<br />
Taşlar yerli yerine oturmuştu. İngilizlerle yapacağımız arazi çalışmalarında sadece <em>Chaetopelma</em> aramayacak, aynı zamanda &#8220;Yeniden Keşif&#8221; projesinin <strong>başlangıç</strong> verilerini de toplayacaktık. Bir taşla iki kuş vurulacaktı.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><strong>Yola Çıkış</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">21 Nisan gece yarısı. Figen ve Dost&#8217;un hüzünlü bakışları yüreğimi kanatıyor. Yola koyuluyoruz. Uzun çok uzun yıllar evvel yaşadığım gizemli bir sonbahar gecesini anımsıyorum. Mersin, Bozyazı&#8217;da; Murat Bilecenoğlu ile yürüdüğümüz o karanlık patika yolda hissettiğim heyecan. Bilinmeyene duyulan aşk.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Sivrihisar, Kulu, Konya, Seydişehir. Anadolu bozkırı geride kalıyor. Uzaklarda Torosların heybetli bedeni görünüyor. Kekik kokusu, dost ardıçların mütevazi duruşu, uzak çan sesleri ve yamaçlarda karademlik çayı içen keçiciler. Ve nihayet Akdeniz&#8217;in müjdecisi Aksu ırmağı.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/aksu_semaver.JPG" target="_blank"><img class="aligncenter" src="http://www.dogatarihi.net/images/aksu_semaver.JPG" alt="" width="314" height="235" /></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Gün henüz ağarmışken, Aksu ırmağı kenarında mola verip; Hamamönünden daha dün 35 TL&#8217;ye satın aldığımız semaverimiz ile çay demliyoruz. Figen hanımın kupaları öksüz doyuran cinsinden. Altuğ keyifle söyleniyor: &#8220;Tavşan mı kestin be mübarek?&#8221; diye. Kendimize geliyoruz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Yolumuzun üzeri, Avsallar. Müşterek arkadaşımız, meslektaşımız Sırrı&#8217;ya uğruyoruz. Sırrı Kısaarslan, benim üniversite yıllarında sekiz yıl boyunca aynı ev ve odayı paylaştığım arkadaşım. Avsallar&#8217;da bir kuyumcu dükkanı işletiyor.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/sirri_kisaarslan.JPG" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/sirri_kisaarslan.JPG" alt="" width="314" height="236" /></a></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><strong>Ve Alanya</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Çocukluğumda babamın arkadaşları hemen her sohbetlerinde, bir yere sıkıştırırlardı şu cümleyi; &#8220;Nazım&#8217;ın dediği gibi&#8230;&#8221; ve ardından şairin bir mısrası gelirdi. Bazı zamanlar hızlarını alamaz, tüm bir şiiri okuyuverirlerdi, bir solukta&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Cilvarda Burnu&#8217;nu gördüğüm an, dökülüverdi kelimeler ağzımdan&#8230; Nazım&#8217;ın dediği gibi&#8230; &#8220;Memleketim, memleketim, memleketim&#8230;&#8221;</span></p>
<p><span style="color: #000080;">Memleketim, memleketim, memleketim,<br />
ne kasketim kaldı senin ora işi<br />
ne yollarını taşımış ayakkabım,<br />
son mintanın da sırtımda paralandı çoktan,<br />
Şile bezindendi.<br />
Sen şimdi yalnız saçımın akında,<br />
enfarktında yüreğimin,<br />
alnımın çizgilerindesin memleketim,<br />
memleketim,<br />
memleketim&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Alanya, memleketim&#8230; Yasemin dekorlu gecelerin, en güzel kokulu nergislerin diyarı. Kara şalvarlı, ak yürekli insanların yaşadığı masal ülkesi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Hiçbir yere uğramadan, Tosmur&#8217;a babamın evine yollanıyoruz. Börek yapmış. Onu yiyor, çay içiyoruz ve kırkına merdiven dayamış bedenlerin isyanı, bizi doğrudan yatağa sürüklüyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Saat 14:00. Uyanıp, şehre iniyoruz. UV lambasının aküsünü şarja verip, çalışma izinimizi ibraz etmek için jandarmaya uğruyoruz. Esasında bu görev İl Çevre ve Orman Müdürlüğünün. Lakin Türkiye&#8217;de resmi yazışmalar genellikle ihmale uğradıkları için ben tedbiri elden bırakmak istemiyorum. Nitekim haklı da çıkıyorum zira resmi yazı jandarmaya intikal etmemiş. Jandarmadaki görevli diretiyor; &#8220;bu yazının kaymakamlıktan bize sevk edilmesi lazım&#8230;&#8221; diye.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Kaymakamlığa gidiyoruz. Kaymakam Yazı İşleri müdürüne çıkıp derdimi anlatıyorum. Efendi bir insan. İşbitirici. Kalem kağıt uzatıyor bana, kısa bir dilekçe yazdırıyor. İmzalayıp, sevk ediyor. O dilekçeyi jandarmaya götürüyorum, sorun çözülüyor ve sıra İngilizler ile buluşmaya geliyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ray&#8217;den kalede olduklarına dair mesaj geliyor. Kaleye gidiyoruz. Önce Ray&#8217;i görüyorum. Ardından da Leslei ve Guy&#8217;ı. Ray&#8217;le kucaklaşıyoruz. Gelgelelim Richard Gallon yok ortada. Guy&#8217;ın yanında çocuk suratlı birisi var ama o Richard Gallon olamaz. Zira benim, British Tarantula Society&#8217;nin ağ sayfasında resmini gördüğüm ve <em>Chaetopelma</em> cinsinin revizyonunu yapabilme ihtimali verdiğim Richard Gallon ak sakallı yaşlı bir adam. Ön yargı, kalıplarım ve British Tarantula Society&#8217;nin ağ sayfasına yanlış yerleştirilen resmin kurbanı olduğum az sonra anlaşılıyor. Richard Gallon henüz 35 yaşında ve araba ile şehre inerken yanımda oturan o şahsın bizzat kendisi.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/alanya_otel.JPG" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/alanya_otel.JPG" alt="" width="314" height="244" /></a></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;">Richard Gallon<br />
(Sağda)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ray ve Leslie Alanya&#8217;da Alaiye, Richard ve Guy ise Kahya otelde kalıyorlar. Hep birlikte Ray&#8217;in odasına çıkıp, ergin ve kısa bir süre önce çiftleşmiş iki adet dişi <em>Poecilotheria regalis</em> leri inceliyoruz. Ray benim hamamböceklerine olan ilgimi bildiği için hediye olarak çok nadir bir tür olan <em>Hormetica subcincta</em> da getirmiş. Eee çam sakızı, çoban armağanı.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/hormetica_subcincta.jpg" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/hormetica_subcincta.jpg" alt="" width="314" height="264" /></a></span></p>
<h4 style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><em>Hormetica subcincta</em></span></h4>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Evinde pet hayvanı olarak hem kedi, hem köpek besleyen bir ebeveyn olarak, hamamböceği beslemeyi de tüm ebeveynlere tavsiye ediyorum. Çocuğunuzun odasının bir köşesinde, küçük bir teraryumda dursunlar. İnanın çocuklarınız bu mucizevi hayvanların yaşantısına şahitlik ederek varoluşa dair bir çok şey öğreneceklerdir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Otelde verdiğimiz kısa bir çay, kahve molasınının ardından ilk arazi çalışmamızı yapmak üzere Dim Vadisine doğru yola çıkıyoruz.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/dim_cayi_1.JPG" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/dim_cayi_1.JPG" alt="" width="314" height="235" /></a></span></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/dim_cayi_2.JPG" target="_blank"><span style="color: #000000;"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/dim_cayi_2.JPG" alt="" width="314" height="236" /></span></a></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/dim_cayi_3.JPG" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/dim_cayi_3.JPG" alt="" width="314" height="236" /></a></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/dim_cayi_4.jpg" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/dim_cayi_4.jpg" alt="" width="314" height="234" /></a></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;">Örümcek nerede?</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/dim_cayi_5.jpg" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/dim_cayi_5.jpg" alt="" width="314" height="235" /></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Dim Çayı dönüşü saat 21:30&#8242;da buluşmak üzere ekipten ayrılıyor, bir zamanlar Alanya Lisesinin karşısında &#8220;Şık Düğme&#8221; namlı işletmenin bulunduğu mekanda açılmış olan lahmacuncuda bir şeyler yiyoruz. Gece Alanya Kalesi.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/alanya_kalesi_1.JPG" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/alanya_kalesi_1.JPG" alt="" width="314" height="237" /></a></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;">Gece arazisi hazırlıkları</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/alanya_kalesi_2.JPG" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/alanya_kalesi_2.JPG" alt="" width="314" height="235" /></a></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/alanya_kalesi_3.jpg" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/alanya_kalesi_3.jpg" alt="" width="314" height="235" /></a></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;">Kalede hemen her taşın altında mukim<br />
<em>Iurus dufoureius asiaticus</em> Birula, 1903</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/alanya_kalesi_4.jpg" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/alanya_kalesi_4.jpg" alt="" width="314" height="234" /></a></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><em>Segestria sp.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Kaleden Ersen için bir kaç <em>Iurus sp.</em> örneği alıyoruz ve gece yarısını az biraz geçerken onlar otellerine, biz evimize yollanıyoruz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ertesi sabah, Alanya&#8217;nın yaklaşık 15 km. kuzeydoğusunda, Çatak mevkinde bulunan Kadıini mağarasına doğru yola çıkıyoruz. Uzun yıllar önce, mağaranın bulunduğu yere yakın bir yerlerde ailecek piknik yapmıştık. O günden beri bilirim bu mağarayı, adını duyarım. Lakin giriş yapmak bir türlü kısmet olmamıştı. Olamayacaktı da. Zira mağaraya ulaştığımıza, girişin demir parmaklıklarla örtülü olduğunu gördük. Demir kapıya asılı kocaman asma kilit bize dikleniyordu adeta.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/kadiini_1.JPG" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/kadiini_1.JPG" alt="" width="314" height="235" /></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Hayal kırıklığı ile ne yapacağımı düşünürken, bulunduğum noktanın 100 metre aşağısında, çay kenarında balık avlamak amacıyla gezinen çocuklar dikkatimi çekti. Asma kilidin anahtarına giden yol onların iki dudağının arasındaydı, buna emindim. En hınzırını gözüme kestirip meramımı anlatmalıydım. Ve nitekim aynen öyle yaptım.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">10 dakika sonra bir elimde asma kilidin anahtarı, diğerinde pasını bir ihtimal çözebilirsiniz diyen alabalık çiftliği sahibi beyin verdiği silah yağı beton merdivenleri tırmanıyordum. Acaba açılacak mıydı asma kilit? Pas pek mi çetin çıkacaktı? Bu lanet illeti, sigarayı bırakmalıydım.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Anahtar ilk denemenin ardından kırıldı asma kilidin içerisinde. Kıracaktık, başka yolu yoktu. Sırayla başladık çalışmaya. Devreye önce Richard&#8217;ın Victorinox&#8217;unun metal eğesi girdi.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/kadiini_2.JPG" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/kadiini_2.JPG" alt="" width="314" height="418" /></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Olmadı. Direndi asma kilidin çeliği. Ardından sıra <a href="http://www.dogatarihi.net/images/kurban_usta.jpg" target="_blank">Kurban Usta</a> mamulü, çifte su verilmiş çeliği ve kızılcık sopası sapı ile Biyolog çapasına geldi. Önce Altuğ uğraştı, epey. Ben de vurdum bir kaç kez, nafile. Ray aldı eline çapayı.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/kadiini_3.JPG" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/kadiini_3.JPG" alt="" width="314" height="235" /></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Olmadı. Ne yaptıysak asma kilidi kıramadık. Belki bir levye görürdü işimizi ancak dağ başında levyeyi nereden bulacaktık ?</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Mağaranın çevresinde örnekleme yapmak için dağılıp yaklaşık 1 saat süresince çalıştık. Kayaların arasına saklanan bir yaratığı <em>Chaetopelma</em> sandım. Heyecanlandım bir an.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/tatli_su_yengeci.JPG" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/tatli_su_yengeci.JPG" alt="" width="314" height="234" /></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Gerçek yüzünü sonradan gösterdi sevimli dostum bana. Hayvanlar aleminin en bıçkını, en külhanbeyi bir tatlı su yengeci.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Bu sevimli dostu Torosların anaç kayalıklarına emanet edip ekip arkadaşlarıma katıldım. Bize mağaranın anahtarını veren Alabalık çiftliğine gidip balık yedik ve Alanya&#8217;ya doğru yola çıktık.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/kadiini_4.JPG" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/kadiini_4.JPG" alt="" width="314" height="418" /></a></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/kadiini_5.JPG" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/kadiini_5.JPG" alt="" width="314" height="418" /></a></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;">Kadıini Mağarasının bulunduğu muhteşem vadi</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/images/kadiini_6.JPG" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/kadiini_6.JPG" alt="" width="314" height="234" /></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">İngilizlerle buluşmamızın ardından iki gün geçmişti. Ne bir mağaraya girebilmiş, ne de <em>Chaetopelma</em> görebilmiştik. Bu durum ekipte ister istemez bir huzursuzluğa neden olmuştu. Ancak bu fazla uzun sürmeyecekti&#8230;</span></p>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.dogatarihi.net/excitopelma" target="_self">devamı için&#8230;</a><br />
</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dogatarihi.net/bir-orumcegin-pesi-sira/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Örümceklerde Ölümcül Silahlar</title>
		<link>http://www.dogatarihi.net/orumceklerde-olumcul-silahlar/</link>
		<comments>http://www.dogatarihi.net/orumceklerde-olumcul-silahlar/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Apr 2009 06:04:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Boğaç Kunt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Araknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Örümcek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dogatarihi.net/?p=2624</guid>
		<description><![CDATA[Örümceklerde erkek üreme organı olan pedipalpler sadece sperm transferinde kullanılmamakta olup; bazı örümcek gruplarında erkek bireylerin üreme dönemlerindeki eş seçme ve hayatta kalma savaşlarında ölümcül bir silah olarak da işlev görmektedirler. Stalagtia thaleriana (Familya Dysderidae) türüne ait palp. 2006 senesinde Yunanistan&#8217;ın Girit adasından Maria Chatzaki ve Miquel Arnedo tarafından tanımlanan bu örümcek, geçtiğimiz aylar içerisinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Örümceklerde erkek üreme organı olan pedipalpler sadece sperm transferinde kullanılmamakta olup; bazı örümcek gruplarında erkek bireylerin üreme dönemlerindeki eş seçme ve hayatta kalma savaşlarında ölümcül bir silah olarak da işlev görmektedirler.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span id="more-2624"></span></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><img class="aligncenter" src="http://www.dogatarihi.net/images/palp_1.JPG" alt="" width="289" height="246" /></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><em>Stalagtia thaleriana</em> (Familya Dysderidae) türüne ait palp. 2006 senesinde Yunanistan&#8217;ın Girit adasından Maria Chatzaki ve Miquel Arnedo tarafından tanımlanan bu örümcek, geçtiğimiz aylar içerisinde İzmir Karagöl&#8217;den Ersen Aydın Yağmur arkadaş tarafından tespit edilmiş olup, yayınlanma aşamasına gelmiştir.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><img class="alignnone" src="http://www.dogatarihi.net/images/palp_2.jpg" alt="" width="289" height="279" /></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><em>Harpactea sanctaeinsulae </em>türüne ait palp. Bu tür Dünyada sadece Türkiye&#8217;deki bir iki mağaradan bilinmektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Her iki resimde görünen uzun çıkıntılar palplerin <strong>embolus</strong> ları olup çiftleşme esnasında dişi üreme organına sperm transferini sağlamaktadırlar. Yapıları dikkate alındığında aynı zamanda nasıl bir silaha dönüşebileceklerini varın siz tahayyül edin.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dogatarihi.net/orumceklerde-olumcul-silahlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Chaetopelma Çiftleştirme Girişimleri</title>
		<link>http://www.dogatarihi.net/chaetopelma-ciftlestirme-girisimleri/</link>
		<comments>http://www.dogatarihi.net/chaetopelma-ciftlestirme-girisimleri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Jan 2009 11:54:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Boğaç Kunt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Araknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Tarantula]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dogatarihi.net/?p=2518</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><p><a href="http://www.dogatarihi.net/chaetopelma-ciftlestirme-girisimleri/"><em>Click here to view the embedded video.</em></a></p></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dogatarihi.net/chaetopelma-ciftlestirme-girisimleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yöresel Böğü (Solifugae) İsimleri</title>
		<link>http://www.dogatarihi.net/yoresel-bogu-isimleri/</link>
		<comments>http://www.dogatarihi.net/yoresel-bogu-isimleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Dec 2008 23:43:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Boğaç Kunt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Araknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Böğü]]></category>
		<category><![CDATA[Solifugae]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dogatarihi.net/?p=2468</guid>
		<description><![CDATA[Böğü Kısa da olsa, bir araknid takımı mensuplarının yerel isimleri hakkında çok değerli bir derleme. 25 Aralık 2008 günü, Kırıkkale Üniversitesi Rektörlüğü ve Araknoloji Derneği&#8217;nin ortak etkinliği olarak düzenlenen &#8220;Türkiye&#8217;de Araknoloji&#8221; adlı bilimsel toplantıda, değerli arkadaşım ve meslektaşım Dr. Halil Koç tarafından yapılan sunumdan aynen alıntı. Yaptığımız çalışmalarda halk böğülere yöresel isimler vermiştir. Bunlardan bazıları: [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><img class="aligncenter" title="Böğü" src="http://www.araknolojidernegi.org.tr/solifugae/solifugae.jpg" alt="" /></span></p>
<h4 style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;">Böğü</span><br />
</span></h4>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Kısa da olsa, bir araknid takımı mensuplarının yerel isimleri hakkında çok değerli bir derleme. 25 Aralık 2008 günü, Kırıkkale Üniversitesi Rektörlüğü ve Araknoloji Derneği&#8217;nin ortak etkinliği olarak düzenlenen &#8220;Türkiye&#8217;de Araknoloji&#8221; adlı bilimsel toplantıda, değerli arkadaşım ve meslektaşım Dr. Halil Koç tarafından yapılan sunumdan aynen alıntı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span id="more-2468"></span>Yaptığımız çalışmalarda halk böğülere yöresel isimler vermiştir. Bunlardan bazıları:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Hatay, Reyhanlı, Oğulpınar&#8217;da &#8220;Rıttayle&#8221;;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Gaziantep, İslahiye&#8217;de &#8220;Kızıl göz&#8221;;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Şanlıurfa, Çamlıdere&#8217;de &#8220;Gindır&#8221;;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Şırnak, Beytüşşebab, Başaran&#8217;da &#8220;Helpazük&#8221;;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Şırnak, İdil, Oymak&#8217;da &#8220;Ankabut&#8221;;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ağrı, Doğubeyazıt&#8217;ta &#8220;Rotto&#8221;;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Hakkari ve Van İllerinde &#8220;Paspazük&#8221;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Iğdır&#8217;da &#8220;Güve&#8221;, &#8220;Büve&#8221; ve &#8220;Mele&#8221;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><strong>Not:</strong> Dr. Halil Koç, Türkiye&#8217;de Böğü&#8217;ler (Solifugae) üzerine doktora yapan tek araknologdur. Kendisine ulaşmak için bu e-posta adresini <span style="color: #ff0000;">koc.halil {süslü a} hotmail.com</span> kullanabilirsiniz.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dogatarihi.net/yoresel-bogu-isimleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
