
Habertürk mensubu gazeteci Yiğit Bulut’un bir süre evvel köşe yazılarıyla alevlendirdiği evrim tartışması geçtiğimiz haftalarda Habertürk ekranlarında yayınlanan programlarla devam etti. Önce Adnan Oktar ve taraftarları; ardından bilimadamları, evrim taraftarları.
1991 senesinde Biyoloji bölümüne giren ve halen bir taksonomist olarak çalışan beni kahredip, düşündüren Adnan Oktar ve taraftarlarının lafları değildi. Farzedelim Darwin’in “Evrim Teorisi” Onun o eşsiz zekasının kendisine oynadığı bir oyun, bir hayal, bir safsata, devasa bir yanılgı. Charles Darwin gibi ömrünü bilime ve aydınlanmaya adamış; günümüzde Biyoloji içerisinde yer bulabilen onlarca yeni bilim dalı ve teoriyi (nedense ülkemizde Darwin’in diğer teorilerinden hiç bahsedilmez. Biyoloji bölümlerinde bile) kurmuş; sayısı meçhul yeni canlı türünü insanlığa tanıtmış ve yine sayısı meçhul yeni canlı türü onuruna tanımlanmış; hâlâ saygı duyulan bir biyoloğu “şarap içen, naralar atarak gemide gezen ve kitap yazan hastalıklı kişilik” olarak tanımlayanlarla ne işim olur Allah aşkına?

Phyllotis darwini (Waterhouse, 1837)
Ergi Deniz Özsoy hoca sağ olsun, var olsun… Göğsümüzü kabarttı. Lakin bir cümlesi yaman acıttı ciğerimi, kahretti. “Türkiye’de Biyoloji Eğitiminde Büyük Sorun Var!”. Ne yazıktır bunu bir çok insan duydu. Kötü mü etti? Asla. İyi dedi. Böylelikle camiamızın kokuşmuşluğu ve acziyeti bir kez daha döküldü ortalığa.
Daldan dala olacak ama geçtiğimiz günlerde Türkiye Biyologlar Derneği başkanı sayın Alev Haliki Uztan, Biyologların TUS sınavına giriş haklarının engellenmesine dair kaleme aldığı bir e-postasında şunları diyordu. “62 Biyoloji ve 4 Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölüm Başkanlarına hem e-posta hem de mektup ile sorunlarımızı ve mezunlarımızın geleceklerine sahip çıkmaları ve gerekliliğini içeren yazılarımızı hazırladık ve gönderiyoruz.”
Allah aşkına sayın Uztan, mezunlarının sorunları ve gelecekleri zerre kadar umurlarında olsa 62 Biyoloji bölüm başkanının, Türkiye’de 62 tane Biyoloji bölümü olur muydu? İkinci eğitimler olur muydu? 4 tane Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü açılır mıydı? Kasapların, pazarcıların bile mesleki odaları olduğu Türkiye’de, Biyologlar öksüz kalır mıydı? Bir meslektaşımız televizyona çıkıp “Türkiye’de Biyoloji Eğitiminde Büyük Sorun Var!” der miydi? Diyebilir miydi?
Esasında önce TUS sorunları, sonra Biyoloji eğitiminin sıkıntılarının dillendiği şu günlerde, Biyolog derneklerinin önderliğinde Ankara’da bir çalıştay düzenlense. Bu 62 bölüm başkanı toplansalar Ankara’da. Meslektaşlar, öğrenciler, emekli hocalarımız. Basın açıklamaları, yürüyüşler yapılsa. Geçerli mazeret beyan etmeden katılmayan mı oldu? Afişe edilse tüm camiaya. Ne güzel olur ama….
