Sayın Recep AKDAĞ
T.C. Sağlık Bakanı
ANKARA
03. 08. 2009
Sayın Bakanım,
Halen başkanlığını yürütmekte olduğum Türkiye Biyologlar Derneği olarak, ülkemizde her yıl yaklaşık 5000 mezun veren ve 657 SK hükümleri uyarınca Sağlık Hizmetleri Sınıfında istihdam edilen biyologlar adına, maruz kaldığımız ciddi bir haksızlığı üst seviyede dile getirebilmek için size başvurmam bir zorunluluk halini almıştır.
Sayın Bakanım, yüksek malûmları olduğu üzere 1219 SK hükümlerine dayanılarak 5.4.1973 tarih ve 7/6229 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca 18.4.1973 tarih ve 14511 no.lu Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Tababet Uzmanlık Tüzüğünün 6ncı maddesi B bendinde tıpta uzmanlık eğitiminde asistanlığa atanabilmek için belirlenen koşullar sayılmakta ve B bendi 2,3,5 ve 6 6 ncı ayrımlarda “…fen fakültesi biyoloji bölümü mezunu olmak… gerekir” ibaresi bulunmaktadır.
14/5/2002 tarih ve 2002/4198 sayılı; 19/6/2002 tarih ve 24790 no.lu Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Tıpta Uzmanlık Tüzüğünün Geçici 5inci Maddesi ise, “11/4/1928 günlü ve 992 sayılı Kanun ile 5/4/1973 tarih ve 7/6229 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Tababet Uzmanlık Tüzüğünün 6ncı maddesi hükümlerine göre uzman olma hakkı tanınanlar için kendi alanlarına ilişkin düzenleme yapılıncaya kadar bu Tüzük hükümleri uygulanır.” şeklindedir.
Bu ifadeye dayanılarak ve ülkemizdeki biyologlarla ne yazık ki hiçbir biçimde görüşülmeden, meslek kuruluşlarımızla bağlantı kurulmadan, üniversitelerimizden ve biyoloji bölümlerinden görüş alınmadan yapıldığı anlaşılan düzenlemeler uzantısında çıkartılan ve 18/07/2009 tarih ve 27292 no.lu Resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2009/15153 sayılı Tıpta Ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinde veteriner, eczacı ve kimyagerler için düzenlenen Geçici Madde 4; “19/3/1927 tarihli ve 992 sayılı Kanun hükümlerine göre veteriner, eczacı ve kimyager olanlar, kendi alanlarına ilişkin düzenleme yapılıncaya kadar tıbbi biyokimya ve tıbbi mikrobiyoloji alanlarında TUS’ta başarılı olmaları kaydıyla uzmanlık eğitimi yapabilir.” ifadesini içermektedir.
Görüldüğü üzere, 2009 tarihli yönetmelikte daha önceki düzenlemelerde bulunan “…fen fakültesi biyoloji bölümü mezunu olmak…” ibaresi bulunmamakta ve bu durum mezunlarımız açısından gerçekten çok yönlü ve büyük bir mağduriyet oluşturmaktadır.
Şöyle ki, mezunlarımızın istihdamı inanılmayacak ölçüde yetersizken, aldıkları eğitimi çok çeşitli kaynaklar kullanarak geliştiren ve sınava yıllarca hazırlanan mezunlarımızın, sırf mezun oldukları bölüm nedeniyle sınava alınamayacak olmalarının öğrenilmesi, öncelikle Biyoloji Bölümü öğretim üyesi, ikincil olarak da dernek başkanı olarak bende ve tüm öğretim üyelerimizle dernek üyelerimizde, ve elbette ki tüm öğrencilerimizde çok büyük bir hayal kırıklığı ve haksızlığa uğramış olma duygusu yaratmıştır.
Bu durum, aynı fakültenin kimya bölümü mezunlarına halen hak tanınmasıyla birleştirildiğinde, meslek adına gerçekten de son derece yaralayıcı olmaktadır. Sayın Bakanım, tüm öğrenim hayatları süresince sadece bir yarıyıl genel biyoloji okuyan, hiçbir mikrobiyoloji formasyonu doğal olarak bulunmayan kimya bölümü mezunları tıbbi biyokimya ve tıbbi mikrobiyoloji alanlarında tıpta uzmanlık eğitimi almaya aday olabilirlerken, öğretim yaşamlarında temel olarak anatomi, histoloji, sitoloji, fizyoloji, genetik, moleküler biyoloji, organik kimya, biyokimya, genel mikrobiyoloji, laboratuar teknikleri gibi temel dersleri uzantısında embriyoloji, endokrinoloji, hücre ve doku kültürü, enzimoloji, immünoloji, parazitoloji, mikoloji, bakteriyoloji, viroloji, protozooloji, mikrobiyal genetik, epidemiyoloji, hijyen ve sanitasyon, kalıtsal hastalıklar, tıbbi bitkiler, ekotoksikoloji ve çevre sağlığı, biyoinformatik gibi çağımız gereklerine göre düzenlenmiş çok özel başka dersler de görerek mezun olan biyologlardan bu hakkın esirgenmesinin mantığını anlamakta gerçekten çok zorlanıyoruz. Kaldı ki, sözkonusu yönetmeliğin fen fakültesi biyokimya bölümü (%40 oranında biyoloji, %60 oranında kimya ağırlıklı eğitim gören) mezunlarını da kapsam dışı bırakarak sadece kimya mezunlarını düzenlemeye alması son derece ilginçtir.
Bu durum muvacehesinde ve almış oldukları eğitim doğrultusunda biyoloji bölümü mezunlarına haklarının teslim edilmesi son derece büyük önem arz etmektedir. TUS uygulamalarında belli bir kontenjan dahilinde biyologlara mutlaka yer verilmesi, temel bilimler ve uygulamalı bilimler arasında kesinlikle olması gereken köprünün kurulmasını sağlayacaktır. Sayın Bakanım, yüksek malûmlarınız olduğu üzere, Nobel Tıp Ödülü alan araştırmacılar arasında çok sayıda biyolog bulunmakta, çok önemli tedavi yöntemlerini araştıran uygulama merkezlerinde de kesinlikle multidisipliner çalışmalar yapılmaktadır, zaten çağdaş bilim dünyasında aksi de düşünülemez.
Ayrıca, yıllarını TUS’a hazırlanarak geçiren ve yabancı dil aşamasını geçerek sınava tekrar girecek olan mezunlarımızın maddi ve manevi mağduriyetlerinin had safhada olduğu aşikârdır. Bu durumdaki mezunlarımızdan büyük bir kısmı yasal yollara giderek yürütmenin durdurulması ve işlemin iptali davası açmışlardır. Söz konusu yönetmelik çerçevesinde hazırlanmakta olan sınav başvuru kılavuzunda öncelikle bu durumdaki adaylar için kazanılmış hakların korunması yoluna gidilmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Bu yola gidilerek idare mahkemelerinin meşgul edilmesi de büyük ölçüde engellenmiş olacaktır.
Sayın Bakanım, dünyamızın biyoloji çağını yaşadığı bir dönemde, biyologlar için istikrarlı bir düzenleme yapılması gerektiği açıktır. Gelecek kaygısı içindeki genç nesiller adına istirhamımın kabulünü diler, gereğini saygılarımla müsaadelerinize arz ederim.
Dr. Alev Haliki UZTAN
Türkiye Biyologlar Derneği Genel Başkanı

