Biyologlar, biyologlar, biyologlar

Değerli Biyologlar,

1) Türkiye Biyologlar Derneğinin 2 dönem önce yöneticiliğini yapmış olan Atila Kaya ve ekibinden kalma bazı mahkemeleri vardır. Bunlardan ilki Biyologların eğitimi projesi kapsamında tutulan eğitim yerinin kira davasındır, diğeri ise Hazine Müsteşarlığının açmış olduğu alacak davasıdır. Ayrıca Atila Kaya ve ekibi şu an ağır cezada yargılanmaktadırlar.

2) Bu mahkemelerden ilk olan kira davası kaybedilmiştir, ikinci dava ise sürmektedir. Bu davaların Ankara Şb. ile ilişkisi olmamakla birlikte Derneğin Genel Merkezi İzmir’de olduğu için bizler Ankara’da derneğin mahkemelerini ve diğer işlerini takip etmekteyiz,

3) Kaybedilen kira davası derneğe ağır mali yük getirmiştir, diğer davanın da kaybedilme olasılığı yüksektir ve bu işler için sürekli avukat gideri başta olmak üzere masraf edilmektedir. Mahkemelerden kurtulmak ve borçu ödemek hiçbir şekilde olanaklı gözükmemektedir. Asli görevimiz olan meslektaşlarımız haklarını savunmak ve mesleki kazanımlar elde etmek yerine uzun süredir bu lüzumsuz işlerle uğraşmaktayız ve bu işler için inanılmaz efor harcadık,

4) Çözüm derneğin fesh edilmesi ve yeni bir oluşum içine girilmesidir. Konu Genel Başkan Yrd. Doç. Dr. Alev Haliki Uztan ile de konuşulmuştur, kendisi de aynı fikirdedir ancak nihai kararlarını genel merkez olarak kendileri verecektir.

5) Bu durum karışında Ankara Şb. olarak ben ve ekibim dernek yönetiminden ve üyeliğinden ayrılma kararı almış bulunuyoruz. Sizlerden katkı gelmesi durumunda en kısa sürede yeni dernek kurularak meslektaşlarımızın hizmetine sunulacaktır. Şu anda tarafımızdan finanse edilen ofisimiz de bulunmaktadır. Bu noktada yeni derneğe yeni bir isim arayışımız sürmektedir. Ayrıca yeni dernek yönetiminde yer alacak arkadaşları da aramızda görmek isteriz.

Saygılarımızla

Ank. Şb. adına

Prof. Dr. Nuri Yiğit

“Biyologlar, biyologlar, biyologlar” üzerine 2 yorum

  1. “Türkiye Biyologlar Derneğinin 2 dönem önce yöneticiliğini yapmış olan Atila Kaya ve ekibinden kalma bazı mahkemeleri vardır. Bunlardan ilki Biyologların eğitimi projesi kapsamında tutulan eğitim yerinin kira davasındır, diğeri ise Hazine Müsteşarlığının açmış olduğu alacak davasıdır. Ayrıca Atila Kaya ve ekibi şu an ağır cezada yargılanmaktadırlar”

    TBD ‘nin bugünkü mahkeme ve benzeri sorunların temelini oluşturan. Olayların çıkış kaynağı Attila Kaya’nın yönetimde olduğu dönemdeki yapılmış faaliyetlerin daha sonraki yönetimlerin ihmal ve eksiklerinden kaynaklanmıştır. Kira davası tamamen bir sonraki yönetimin dernek projesine sahip çıkmayıp bu derneğin projesi değil Attila Kaya’nın projesi diye terkedilmiş olması, elde edinilmiş olan Bir eğitim merkezi ve içeriklerinin o dönemler tarafından icra yoluyla kaybedilmesi olmuştur. Mahkemeleri yakından takip ederek objektif olarak bakmakta fayda olduğunu düşünüyorum. Eksikliklerin karşılık olarak kabul edilip bir an önce TBD ve Oda çalışmalarının hızlandırılması gerekmektedir.

    Hazine Müsteşarlığı Davasıda Kira davasında olduğu gibi sonuçlanması beklenmektedir. Çünkü yapılmış olan hiç bir işlem hukuksuz ve kuralsız yapılmamıştır.
    Derneğin proje sonrası kalan ödemelerin tamamlanabilmesi için bir miktar parada bu proje Attila Kaya’nın projesi diye gerekli proje evraklarının bir sonraki yönetimce imzalanmaması ve takiplerin yapılmaması sonucu alınamamıştır ve Hazine müsteşarlığı tarafından açılan davada bu kapsamda devam etmektedir.

    Kişisel çekişmeleri bir tarafa bırakın çünkü bunun sonuçları ortada Attila Kaya ve sonraki yönetimler bu konuların bedelini hukuk karşısında vermekteler( Şu zamana kadar A. Kaya yönetimi hukuk karşısında bir ceza almamıştır.)

    Yukarıdaki kısa bilgilendirmem sonrasında “çuvaldızı kendimize, iğneyi başkasına batırmalıyız.” Bu konuların detaylarını anlatsak her halde bir kaç kitap olur. Tüm meslektaşlarımdan ricam bu konularla uğraşmak yerine pasifize duruma getirilmiş bir deneği nasıl aktifleştiririz. Çünkü haklarımız hızlı bir şekilde elden gitmektedir. Bu konuda çalışmakta olan ve farklı isimlerle dernek kuran arkadaşlarımızla birlik olmaktır. Aynı hedefe giden farklı fikirler olsada niyet aynı…

    Tüm meslektaşlarıma başarılı, enerjik bir gün dliyorum.

    Saygılarımla,
    Uzm. Bio. Ferhat ATAK

  2. Atila Kaya ve ekibinin uğradığı korkunç karalama kampanyası sonrası yönetime gelen ekip web sayfasını bile açık tutamamış tüm zamanlarını Atila Kaya’yı mahkum edecek bir belge bulmak için harcamışlardır. Ancak buldukları gerekçeler gördüğüm için söylüyorum çok komikti ve sanıyorum mahkeme bu gerekçelere gülüp geçecektir. Atila Kaya hazinenin açtığı davadan Hazine ve AB avukatlarının da davacı olmadıklarını deklare etmeleri ile Ağır Cezada oy birliği ile beraat etmiştir. Bu dava bu yönetim için yüz karasıdır. Kendi derneklerini dünyada bir ilk olarak şikayet etmişler ve dava sonucu sanırım yüzleri hiç kızarmamıştır. Ferhat’ın yazdığı gibi Selahattin Salman ve ekibi AB’den gelecek olan 40000 Avroyu almaktan korkmuşlardır ve sadece bir üst yazıya imza atarak alacakları bu parayı korkudan almamışlardır. Ankara şube tutanakla teslim aldıkları Eğitim Birimini kira ödemedikleri için burayı Atila tuttu kirayı ödesin dedi ve borç katlandı. İçindeki ben gördüğüm için söylüyorum kaç tane bilgisayar, yazıcı, masa sandalye vb. haciz edildi. Nedense Atila Kaya’dan sonra gelen ekibin hataları ve hiçbir iş yapmamaları eleştirilmiyorda bütün suç Atila Kaya’ya atılıyor. Bu kadar objektiften yoksun değerlendirmeler için Atilanın bu derneğe verdiği hizmetler karşısında yazıklar olsun diyorum. Atila ve 1992 deki ekibi bu derneği tek merkezlilikten 12 şubesi olan ve binlerce üyeye sahip bir dernek haline getirmişti hatırlayanlar için.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir