Bir Alanya Masalı

Bir kaç gün evvel; Figen’le birlikte Afgan yazar Khaled Hosseini nin aynı adlı romanından uyarlanan “The Kite Runner-Uçurtma Avcısı” filmini izledik. Film hakkında sinema eleştirmenlerinin dedikleri umurumda değil; benim ömrüm boyunca izlediğim en güzel filmlerden birisiydi.

Uçurtma, ne güzel bir oyuncaktır. Çocuk yüreklerin, kuş olup uçmak özentisidir; meleklere ulaşma çabasıdır. Biz uçurtmaya, uçurtma demezdik çocukluğumuzun Alanya’sında. Uçurtmaya, Kargılı derdik. Buna sebep, o gökyüzü sevdamızı en sağlam, en düz, rüzgara asla boyun eğmeyen, eğilen ancak kırılmayan kargılardan imal edişimizdi. Çıta bulmak zordu. Zaten çıta, kargı kadar sağlam da değildi.

Kargılar, babalarımızdan sakladığımız çakılarla kesilir; düzleştirilip, eşitlenirdi. Ardından üçü çatılıp, ortadan bağlanır ve muz ipi ile düzgün bir altıgen elde edilirdi. Bu altıgen daha sonra muz kağıdı ile kaplanır, denge noktası tespit edilip istenilen uzunlukta bir makaraya bağlanırdı. Kuyruğu ve arzuya göre kargılının zülüfleri en son takılır ve uygun rüzgarı bulmak ümidi ile trataya (Damlataş mağarası civarı) doğru yollanılırdı. Hasılı kelâm kargılı, masal diyarı Alanya’nın hafızamda yer alan en güzel, en anlamlı çocuk masalıydı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir