Alanya Bu Hale Nasıl Geldi?

Alanya Bu Olmamalıydı

12 Ağustos günü, Alanya’nın yerel basınında bir haber;

Utanmazlar
Alanya’da turistlere sözle ve elle tacizde bulunan gençler, Alanya Belediyesi‘nin güvenlik kameralarına yansıdı.
Görüntülerde, İskele Caddesi üzerinde bulunan Barlar Sokağı’nda yürüyen turist kızlara sözlü ve elle tacizde bulunan gençler yer alıyor. Diskolardan çıkan turist kızları hedef seçen gençler, bir süre sonra şikayet üzerine polis tarafından yakalandılar. Gençler, kimlik kontrolünün ardından bölgeden uzaklaştırıldılar. Kaynak

Bu utanç verici olay ertesi gün ulusal basına da yansıdı. Hatta Show haber, bu b…u yiyen kepazelerin sabah saatlerinde serbet bırakıldıklarını, kamera görüntülerini basına servis eden belediye sorumlusu hakkında ise soruşturma açıldığını bildirdi.

Yıllardır gurbette olan bir Alanya’lı olarak, ne zaman bu tip haberlere denk gelsem üzülürüm. 90’lı yıllarda Kuş Yuvası Cinayetleri. Kavgalar, dövüşler, rant uğruna adam öldürmeler. Yat faciaları v.s.

Benim güzel Alanyam ne hale geldi?

1980’lerin başı. Alanya. Ben henüz bir ilkokul öğrenciyim. Yaşım 11-12. Şimdiki Belediye Çay Bahçesinin bulunduğu yerler aile gazinoları. Sanatçılar program yaparlardı. Yaz akşamları annem, komşular, tatile gelen akrabalar… Kah portakal bahçelerinin içerisinden, kah ıssız tarlalardan yürür neşe içinde türküler, şarkılar söyleyerek ulaşırdık yazlık gazinolara. Cüce gazozu, o sıralar her Alanya’lı çocuğun favori içeceğiydi. Dibi görünmesin diye dualar eder, sahnedeki sanatçıların sesine karışan dalga sesleriyle mest olur, hafif hafif bastıran uykuya teslim olmamak için sahile inip ay ışığında şavkıyan kefal alaylarını izlerdim.

Gece geç vakit, yine aynı neşe ve gönül ferahlığıyla evimize dönerdik. Ne rahatsız eden olurdu, ne yan bakan. Sokakları kirliydi belki o zamanlar Alanya’nın. Bahçelerinden lağımlar akardı; kaldırımları, binaları şimdiki gibi fiyakalı değildi ama insanları temizdi. Sadece en iyisinden muz, portakal, limon yetişmezdi Alanya’da; güzel insanlar bereketli toprağında, narin bir tohum misali kök salarlardı.

Sonra turizm geldi. Hani şu bacasız fabrika dedikleri. Zengin oldu Alanya’lı turizmden. Ama neyin karşılığında? Ben yerlisi olarak, 21. yüzyılın Alanya’sında eşimi koluma takıp gezemeyeceksem. Yanımda annem, kardeşim, dostlarım; güvenle yürüyemeyeceksem Anılgan’a doğru. İskele turu yapamayacaksam huzur içerisinde. Neye yarar zenginlik, neye yarar Alanya’da yaşamak?

Ekmeğini yiyip semirenler Alanya’nın. Doymayanlar. Eski ve yeni yöneticileri. Mülki amirleri. İşte sizin yarattığınız Alanya bu. Tecavüzcülerle, katillerle, ırz düşmanlarıyla, rant uğruna insan yaşamını hiçe sayanlarla anılır olduysa memleketim; bu sizin eserinizdir. Övünün. Ve geri verin bana nergis tarlalarımı, iskelemi, yasemin kokularını, çaldığınız tüm güzellikleri…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir