Ana sayfa İletişim adresi Abonelik

Ekim, 2008 için arşiv

Micrographia

Micrographia

İngiliz Doğa Bilimci Robert Hook’un 1664 yılında yayımladığı, mikroskopi hakkında, bilim tarihinde önemli yere sahip olan eseridir. Hook, 28 yıl boyunca kişisel mikroskobik gözlemlerini bu kitabında toplamış ve Hücre (Cell) terimini ilk defa Micrographia’da kullanmıştır.

Örümcek Sevdalılarına

Leucauge decorata (Blackwall, 1864)

Yahoo da “SpiderIndia” adında bir e-posta grubu var. Fazla e-posta gelmeyen kaliteli bir grup. Genellikle Hindistan’lı doğa fotoğrafçıları, çektikleri örümcek resimlerini bu gruba yollayıp, uzmanlarına teşhis ettiriyorlar. Yukarıdaki resim de bu gruba gelmişti bir ara.

Zaman zaman olağan üstü güzellikte örümcek resimleri geliyor. Meraklı arkadaşlara tavsiye ederim. Gruba üyelik için lütfen tıklayınız…

Orman Ve Su İlişkisi

Türkiye’de orman ekosistemlerine düşen yağış suyunun (175 milyar m³) ormana ve buradan alt havzalara doğru seyri ormanın bulunduğu yerdeki iklim özellikleri, topoğrafik yapı, vejetasyon, toprak, ve arazi kullanım tiplerine göre değişik karakterler gösterir. Ormana düşen yağış suyunun ortalama olarak; % 15’inin yağış anında orman örtüsü ve toprak yüzeyinde tutularak tekrar buharlaştığını, %30’unun toprak içinde seyri esnasında bitki kökleri tarafından emilerek tekrar yaprakları ile buharlaştırdığını, geri kalan %55’inin ise bir kısmı toprak içinden hareketle toprak suyunu ve yer altı sularını, yüzeysel akışla da yerüstü su kaynaklarını beslediğini söylenebilir.

Yazının devamı »

Mustafa Filmine Dair Turkcell’in Basın Açıklaması

Aşağıdaki metin, Mustafa Filmine Dair Turkcell’in Basın Açıklamasıdır. Dün yazdıklarımdan sonra bunu yayınlamayı uygun gördüm.

Değerli Basın Mensubu,

Bazı yayın organlarında Turkcell’in Mustafa filmine sponsor olmamasıyla ilgili çıkan haberler gerçeği yansıtmamakta ve kamuoyunu yanlış yönlendirmektedir.

Yazının devamı »

Esenyurt Katliamı

İtlaf

İstanbul Esenyurt’ta Belediye görevlileri tarafından gerçekleştirilen sokak hayvanlarına yönelik katliam çevre yaşayanlarının yanı sıra yurt çağpında da tepki uyandırdı. Hayvan Koruma örgütlerince yetersiz ve göz boyamaya yönelik bulunan 5199 sayılı “Hayvanları Koruma Yasası” sokak hayvanlarının belediyelerce kısırlaştırılıp, aşılanarak yaşadıkları bölgeye bırakılmasını emrediyor. Yasaya rağmen belediyelerin, hukuk ve yasadışı davranışlar ise sürüyor. Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) yönetim kurulu üyesi Nesrin Çıtırık; “Sokak hayvanlarını rehabilite etmeyi beceremeyen İstanbul Belediyeleri, oluşturdukları “katil itlaf ekipleri” ile öldürmeyi çok haince becermektedirler” dedi.

Yazının devamı »

Kentsel Ekoloji Ve Yaşanabilir Kent Sempozyumu

Bir yaşam alanı olarak kentler doğal ve kültürel birçok unsurun bir arada ve karşılıklı etkileşim içinde bulunduğu insan ekosistemleridir. Bir yandan hava, toprak, su, bitki gibi doğal çevre koşulları, diğer yandan da ekonomik kalkınma için sürekli geliştirilmek zorunda olan ulaşım, ticaret, sanayi, turizm gibi sosyo-ekonomik faaliyetler aynı alanda ve iç içe geçmiş durumdadır. Kent ekosistemi olarak adlandırılan bu yapının sağlıklı işleyişi, yine bu ekosistemin bileşenleri olan doğal ve kültürel unsurların birbiriyle uyumuna ve aralarındaki dengeye bağlıdır. Dünyada kentleşmenin hızlı seyri, beraberinde kent alanlarının “çevresel taşıma kapasiteleri” ve “kentlerin yaşanabilirliği” kavramlarını gündeme getirmiş ve dolayısıyla da disiplinler arası araştırmalar artmaya başlamıştır. Kentleri birer insan ekosistemi olarak inceleyen kentsel ekoloji araştırmaları da tam bu dönemin ürünü olup yer bilimleri, biyoloji, planlama, sosyoloji, ekonomi, politik bilimler gibi daha birçok disiplinin bakış açılarını birleştirmekte ve bütüncül bir yaklaşımı savunmaktadır.

Yazının devamı »

Yakışır Sana Turkcell

Turkcell Mustafa Filmine Sponsor Olmadı

Merak ve heyecanla beklediğimiz Mustafa Filmi yarın vizyona giriyor. Beraberinde dostu ve düşmanı da ortaya çıkartıyor üstelik.

Efendim, bugün Vatan gazetesinde yayınlanan, Ercan İnan imzalı habere göre, Musfata Filminin senaristi ve yönetmeni Can Dündar’a ilkin filme sponsor olmayı üstlenen Turkcell firmasından son anda menfi bir yanıt gelmiş. Gerekçe ise ibretlik adeta.

Turkcell yönetiminde filmi izledikten sonra ortaya çıkan ve sponsorluktan da geri adım atılmasına neden olan görüş (hezeyan demek daha doğru olur bence) şuymuş: “Bizim Turkcell olarak toplumun her kesiminden müşterimiz var. Böyle bir filme sponsor olarak müşterilerimizin bir kısmını karşımıza alma riskini üstlenemeyiz.” Bknz…

Böyle bir şey olabilir mi? Böyle bir gerekçe kabul edilebilir mi? Cumhuriyetin kendilerine sunduğu her türlü nimetten faydalanan bu insanlar ve bu firma, aynı cumhuriyetin kurucusunun aziz hatırasına sadece kâr amacı ile nasıl yaklaşabilir? Helal olsun sana Turkcell, yakışır sana. Çıksın bakalım aklar, karalar ortaya.

Kaç Çeşit Örümcek Vardır?

Kaç çeşit örümcek vardır? Sık sık karşılaştığım bir soru. Ancak bu sorunun doğru soruluş şekli; “Kaç tür örümcek vardır?” olmalı bence.

Yazının devamı »

Biyoterörizm

Biyoterörizm

Biyoterörizm kişiler, gruplar veya hükümetler tarafından gerek ideolojik, gerekse politik veya finansal kazanç sağlamak amacıyla hastalık yaratıcı patojenlerin (biyolojik savaş araçlarının-BSA) sivil halk üzerinde, hayvanlarda ve bitkilerde hastalık oluşturmak ve/veya ölüme neden olmak amacıyla açık veya gizli şekilde yayılması şeklinde tanımlanmaktadır.

Yazının devamı »

Kızılay’ın Kurucusu Vefayı Hakketmiyor mu?

Macarlı Miralay Dr. Abdullah Bey

Timeturk haber sitesinde, 12 Haziran 2008 tarihli bir haber. Başlığı şöyle; Kızılay’ın kurucusunun mezarı kayıp. Haberi yapan kişi, Emine K. Arslaner isimli bir hanımefendi.

Başlığın akabinde sayın Arslaner haber metnine şöyle bir girizgah yapıyor; “Dün Kızılay’ın kuruluşunun 140. yıldönümüydü. Kızılay, kurucusunu hatırlamazken, basın da onları unuttu. Kızılay’ı ve kurucusu Abdullah Bey’i, bir Avusturya gazetesi hatırladı. Uluslararası Kızılhaç yardım kuruluşuna kardeş kuruluş olarak 11 Haziran 1868 yılında Miralay Dr. Abdullah Bey’in girişimleriyle kurulan Kızılay teşkilatı halkımızın ilgisizliği ve kurum çalışanlarının kayıtsızlığı yüzünden uluslararası platformda hak ettiği itibari kazanamadı. Deprem kuşağında yer aldığı için yardım kuruluşlarına diğer birçok dünya ülkesinden daha çok ilgi ve alaka göstermesi gereken Türkiye, kendi yardım teşkilatı olan Kızılay’ı ve kurucusunu her zaman olduğu gibi 140. yıldönümünde de unuttu. Ulusal gazetelerimizin hiçbirinde adı anılmayan Kızılay, kuruluşunun 140. yıldönümünde kurucusu olan Macar’lı bilim adamı Miralay Dr. Abdullah Bey ile (doğuşunda Karl Eduard Hammerschmidt ) birlikte, bir Avusturya gazetesinde tanıtıldı. Wiener Zeitung’un “Aktüel Portre” kösesinde Hukuk ve Doğa bilimleri uzmanı olarak tanıtılan, Kızılay’ın kurucusu Dr. Abdullah Bey, “Eter Anestezi” nin de mucidi olarak gösterildi.”

Yazının devamı »

Sonraki Yazılar »