Mart, 2008 için arşiv
10 Mart 2008 , 22:07 · Kategori: Figen'e Mektuplar
“Yüzü geriye dönük olanlar elbette rahatsızlık duyacaklardır. Hayvanına ters binmiş bir yolcu gibi bunların başı döner; geriden uzaklaştıkça eşyayı küçülmeye başlar görürler; sıkıntıdadırlar, ıstıraptadırlar ve bazan bunda samimidirler de … Yüzü istikbale dönükler, uzakta küçücük gördükleri ideallerini ona yaklaşmak için sarfettikleri emekle her zaman büyümekte görürler; onu, daima daha aydın, daha canlı bulurlar. Onun için iyimserdirler, bahtiyardırlar, hayatları daima verimli olur. Yürürler ve beraberlerinde başkalarını da yürütürler. Yeni insanlar, kendi yarattıkları tanrıların insanlarıdırlar. Bu türlü ideallerin doğduğunu duyanlaradır ki, Kahraman diyoruz. Onlar yeni hayata acıkmış yoldaşlarına göğüslerini yarıp kendi elleriyle ılık kanları dolu yüreklerini yiyecek diye verebilenlerdir. Fedakâr olmadıkça, özgeci olmadıkça bu sırra ermeye, bu mertebeye yücelmeye yol yoktur” Carlyle, 1943. Kahramanlar.
10 Mart 2008 , 21:39 · Kategori: Tanımlar

“Ağaç” boyu en az beş metre, gövde çapı da on santimetreden aşağı olmayan, dal, sürgün ve yaprakların oluşturduğu tepe tacını tek bir gövde ile taşıyan, her yıl çap artımı yaparak kalınlaşan, boy büyümesi yaparak boylanan ve dokularındaki hücrelerin büyük bölümü odunlaşmış olan uzun ömürlü odunsu bitkilerdir.
Faik Yaltırık
8 Mart 2008 , 03:06 · Kategori: Hezeyanlar
Ne vakit önünden geçsem “A. Ü. Biyoteknoloji Enstitüsü Merkez Laboratuvarı” nın, bir kenarda mahzun oturan Hikmet Birand hocayı görürüm. İçin için gözyaşı döker hoca, bu şekilsiz binanın temellerine kurban edilen arap sümbüllerinin, kardelenlerin ardından.
Merak ederim… Acep Dünya’nın hangi üniversitesinde görülmüştür, yeni bir bina dikmek maksadıyla mevcut botanik bahçesinin heba edildiği?
6 Mart 2008 , 09:53 · Kategori: Araknoloji, Hezeyanlar
Ankara Fen Biyoloji’de öğrenci olduğum yıllarda, “Genetik” dersine Prof. Dr. Ahmet Kadıkıran girerdi. Ondan ders alanlar gayet iyi bilirler; Ahmet hoca nevi şahsına münhasır bir insandır. Öğrencileri onu ya çok sevip, takdir ederler ya da ondan nefret ederler. Şahsen ben şu ana kadar ortasına rastlayamadım. Ahmet hocanın dersleri de genelde hep renkli geçerdi. Sigara, çay, kahve içmek serbestti mesela. Ayrıca Hoca sadece genetik anlatmazdı derslerinde; zaman zaman hayata dair ipuçları da verirdi. Değer ölçülerimizin neye göre şekillenmesi gerektiğininden dem vururdu. İşte onlardan, aradan bunca yıl geçmesine rağmen aklımda kalan ve bugün “Evet, evet Kadıkıran haklıymış” dedirten bir tanesi.
Yazının devamı »
5 Mart 2008 , 09:23 · Kategori: Hezeyanlar
Gerek daha evvel yayınladığım blog yazılarımda, gerekse internet ortamındaki e-posta listelerinde dile getirdiğim üzere, uzun zaman öncesinde “Türkiye Biyologlar Derneği” nden ümidimi kesmiştim. Hatta yaklaşık iki yıl evvel, yakın bir arkadaşımla yaptığımız sohbet esnasında, “Niçin biz yeni bir mesleki oluşuma gitmiyoruz?” önerisini bile ortaya atmıştım. Ancak araya zaman, korkular, çekinceler v.s. girdi. Ve bu öneri unutuldu, üzerine gidilmedi…
Yazının devamı »
4 Mart 2008 , 09:26 · Kategori: Araknoloji, Hezeyanlar
Omurgasız Hayvan Sistematiğiyle uğraşan zoologlar iyi bilirler… Genelde omurgasız canlıları tür seviyesinde teşhis etmek son derece zordur. Karmaşık sistematik karakterleri, ufak vücut boyları, benzer dış morfolojileri v.s. uzmanlarını çoğu zaman zorlar. Oysa geçmişte karşılaştığım bir çok uzman (?) kendilerine danıştığım bir tür hakkında ilk bakışta fikir beyan etmekten asla kaçınmamışlardır. Bu durum zannedersem; Bilim adamı = Tevazu denkleminin ülkemizde layıkıyla idrak edilememesinden kaynaklanıyor.
Yazının devamı »
3 Mart 2008 , 03:50 · Kategori: Hezeyanlar
İyiden iyiye çocuklaştım.
Her şey keyif veriyor bana.
Ve her şey, olabildiğince geçmişe götürüyor beni.
Az önce kütükler ve tahta parçaları yüzüyordu satıhta. Yani, yalloslar.
Yazının devamı »
3 Mart 2008 , 00:49 · Kategori: Doğa Koruma

Badem artık yok
« Önceki Yazılar